İngiltere'de yardımlı ölüm (assisted dying) yasallaştırma çabaları yeniden Parlamento gündemine taşındı. İşçi Partisi Milletvekili Kim Leadbeater, daha önce Avam Kamarası'ndan geçen ancak Lordlar Kamarası'nda tıkanan yasa tasarısının birebir aynısını yeniden sundu. Leadbeater, üst kamaranın "işi bitirmesini" istediğini söyledi. Tasarı, ölümcül hastalığı olan ve altı ay içinde yaşamını yitirmesi beklenen yetişkinlere, sıkı güvenlik önlemleri altında yardımlı ölüm hakkı tanımayı amaçlıyor. Yeni oylama, konunun Birleşik Krallık'ta yıllardır süren tartışmasını bir kez daha alevlendirdi.
Yasa Tasarısının Geçmişi ve Tıkanma Noktası
Yardımlı ölüm, Birleşik Krallık'ta on yıllardır tartışılan ancak bir türlü yasalaşamayan bir konu. 2024 yılında Kim Leadbeater tarafından sunulan ve Avam Kamarası'nda 330'a karşı 275 oyla kabul edilen tasarı, büyük bir siyasi zafer olarak görülmüştü. Ancak tasarı Lordlar Kamarası'nda beklenmedik bir dirençle karşılaştı. Lordlar, tasarının ayrıntılarında ciddi eksiklikler olduğunu savunarak metni defalarca değiştirdi ve sonunda tasarıyı askıya aldı. Leadbeater, bu kez aynı metni yeniden sunarak Lordlar Kamarası'nın önüne getirdi. Amacı, üst kamaranın "işi bitirmesini" sağlamak. Leadbeater, "Lordlar Kamarası'ndaki meslektaşlarımızın bu tarihi fırsatı kaçırmaması gerektiğine inanıyorum" dedi. Tasarının yasalaşması için her iki kamaradan da geçmesi gerekiyor.
Yardımlı ölüm yanlıları, hastaların onurlu bir ölüm hakkı olduğunu savunuyor. Karşıtlar ise savunmasız kişilerin baskı altında kalabileceğini, yasanın kötüye kullanılabileceğini ve palyatif bakımın yetersiz olduğunu öne sürüyor. İngiltere ve Galler'de şu anda yardımlı ölüm yasa dışı; ancak İskoçya'da farklı bir yasa tasarısı gündemde. Ayrıca Man Adası'nda da benzer bir düzenleme tartışılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yardımlı ölüm, sadece Birleşik Krallık'ta değil, dünya genelinde yükselen bir tartışma. Kanada, Hollanda, Belçika, İsviçre ve bazı Avustralya eyaletlerinde farklı düzeylerde yasallaşmış durumda. ABD'de ise Oregon, Washington ve Kaliforniya gibi eyaletlerde sınırlı modeller uygulanıyor. İngiltere'deki bu yeni girişim, küresel bir trendin parçası olarak görülebilir. Ancak Birleşik Krallık'ta kamuoyu ikiye bölünmüş durumda. Son anketler, halkın yaklaşık %70'inin belirli koşullar altında yardımlı ölümü desteklediğini gösteriyor. Buna karşın dini gruplar, engelli hakları savunucuları ve bazı tıp kuruluşları yasaya şiddetle karşı çıkıyor. Tasarının Lordlar Kamarası'ndan geçmesi halinde, Kraliyet onayı ile yasalaşması bekleniyor. Ancak Lordlar'ın tutumu belirsizliğini koruyor. Muhafazakâr Parti içinde de derin görüş ayrılıkları var. Başbakan Keir Starmer, konunun vicdani bir mesele olduğunu ve parti politikası olmadığını belirtti.
Yeni oylama, İngiltere'de siyasi gündemi de etkileyecek. İşçi Partisi hükümeti, sağlık ve sosyal bakım reformlarına odaklanmışken, yardımlı ölüm tartışması hükümetin enerjisini dağıtabilir. Ayrıca tasarının geçmesi durumunda, İngiltere'nin sağlık sistemi NHS üzerinde önemli etkileri olacak. Hekimlerin vicdani ret hakkı, kayıt tutma yükümlülükleri ve denetim mekanizmaları gibi konular halen belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki yardımlı ölüm tartışması, doğrudan Türkiye'yi bağlamasa da küresel bir etik ve hukuk tartışmasının parçası. Türkiye'de yardımlı ölüm yasa dışı ve kamuoyunda geniş bir destek yok. Ancak Avrupa'da yaygınlaşan bu tür yasalar, Türkiye'nin sağlık turizmi ve uluslararası hastalarla ilişkilerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Örneğin, İngiltere'den Türkiye'ye tedavi için gelen hastaların tercihleri değişebilir. Ayrıca Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde etik normların uyumlaştırılması gündeme gelebilir. Konu, Türkiye'nin kendi iç hukukunda da ileride tartışılabilir; ancak şu an için öncelikli bir gündem maddesi değil.