İngiltere'de hükümet, sosyal hareketlilik alanında faaliyet gösteren bağımsız denetim kurumu Sosyal Hareketlilik ve Çocuk Yoksulluğu Komisyonu’nun (SMC) geleceğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme başlattı. The Guardian’ın özel haberine göre, bakanlar kurumun ya tamamen kapatılması ya da yetkilerinin artırılarak daha etkin hale getirilmesi seçenekleri üzerinde çalışıyor. İşçi Partisi milletvekilleri, mevcut haliyle komisyonun etkisiz olduğunu ve sosyal hareketlilik çalışmalarının hükümetin temel işlevlerinden biri haline getirilmesi gerektiğini savunuyor.
Gelişmenin arka planı
2010 yılında dönemin Başbakanı David Cameron tarafından kurulan SMC, İngiltere'de sosyal hareketliliği izlemek, araştırmak ve hükümete tavsiyelerde bulunmakla görevliydi. Ancak kurum, kurulduğu günden bu yana yeterli bütçeye ve siyasi desteğe sahip olamadığı gerekçesiyle sık sık eleştiriliyor. Özellikle son yıllarda, yoksulluk ve fırsat eşitsizliği konularında hazırladığı raporların hükümet tarafından dikkate alınmadığı yönünde şikayetler artıyor.
İşçi Partisi’nin sosyal hareketlilikten sorumlu gölge bakanı ve partinin önde gelen isimlerinden biri olan Pat McFadden, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Sosyal hareketlilik, bir ülkenin geleceğini belirleyen en önemli meselelerden biridir. Ancak mevcut yapı, bu konuda gerçek bir değişim yaratmaktan uzak. Bu nedenle hükümetin, sosyal hareketliliği merkeze alan yeni bir yaklaşım benimsemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. McFadden, SMC'nin kapatılması durumunda bu görevin doğrudan Kabine Ofisi'ne bağlı bir birim tarafından yürütülmesini önerdiklerini de sözlerine ekledi.
Hükümet kaynakları ise konuya ilişkin çalışmaların henüz erken aşamada olduğunu ve kesin bir karar verilmediğini belirtiyor. Bir bakan yardımcısının, "Alternatifler masada. Komisyonun kapatılması da yetkilerinin genişletilmesi de değerlendiriliyor. Önemli olan, sosyal hareketlilik konusunda en etkili sonucu alabilecek yapıyı oluşturmak" dediği öğrenildi.
Bölgesel veya küresel boyut
Sosyal hareketlilik, yalnızca İngiltere'nin değil, tüm gelişmiş ülkelerin gündeminde üst sıralarda yer alıyor. Özellikle son yıllarda artan gelir eşitsizliği, eğitimde fırsat eşitsizliği ve kuşaklar arası yoksulluk, birçok ülkede hükümetlerin öncelikli politikaları arasına girdi. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verileri, sosyal hareketliliğin düşük olduğu ülkelerde toplumsal huzursuzluğun ve siyasi kutuplaşmanın arttığına işaret ediyor.
İngiltere'de SMC'nin kapatılması ya da yeniden yapılandırılması, diğer ülkelerdeki benzer kurumlar için de örnek teşkil edebilir. Uzmanlar, sosyal hareketliliğin izlenmesi ve teşvik edilmesi konusunda bağımsız kurumların önemine dikkat çekerken, bu kurumların yetkilerinin artırılmasının gerekliliğini vurguluyor. Bu bağlamda, İngiltere'deki gelişmeler, Avrupa Birliği ülkeleri ve diğer OECD üyeleri tarafından yakından takip ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, sosyal hareketlilik konusundaki uluslararası tartışmalar Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de gelir adaletsizliği ve eğitimde fırsat eşitliği konuları sıkça gündeme geliyor. İngiltere'de SMC'nin etkisiz bulunarak kapatılması veya yeniden yapılandırılması, bu tür kurumların ne ölçüde bağımsız ve etkili olabileceği sorusunu akla getiriyor. Türkiye'de sosyal politikaların uygulanmasında benzer kurumların rolü tartışılırken, bu örnek, kurumsal yapıların siyasi iradeyle uyumlu ve güçlü yetkilerle donatılması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, sosyal hareketlilik konusundaki küresel farkındalığın artması, Türkiye'nin de bu alandaki politikalarını gözden geçirmesi için bir fırsat olabilir.