İngiltere'de satılık çiftlik sayısı, son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Artan işletme maliyetleri, azalan devlet sübvansiyonları ve yeni veraset vergisi düzenlemeleri, tarım arazilerine olan talebi önemli ölçüde düşürdü. Uzmanlar, bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam edebileceğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
İngiltere'de tarım sektörü, Brexit sonrası tarım politikalarındaki değişiklikle birlikte zorlu bir dönemden geçiyor. Avrupa Birliği'nden ayrılmanın ardından uygulamaya konulan yeni tarım sübvansiyon sistemi, birçok çiftçinin gelirini azalttı. Aynı zamanda, gübre, yem ve enerji fiyatlarındaki artış, çiftlik işletme maliyetlerini yukarı çekti.
Hükümetin veraset vergisi muafiyetlerini daraltma kararı da etkili oldu. Özellikle aile çiftlikleri, nesiller arası geçişte vergi yükü nedeniyle satışa yöneliyor. Emlak danışmanlık firması Knight Frank'e göre, 2024 yılının ilk yarısında satılık çiftlik sayısı bir önceki yıla göre yüzde 30 arttı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu durum sadece İngiltere'ye özgü değil. Avrupa genelinde de benzer eğilimler gözleniyor. Fransa, Almanya ve Hollanda'da da çiftlik sayıları azalırken, arazi fiyatları düşüş eğiliminde. Küresel ölçekte ise artan gıda fiyatlarına rağmen çiftçilerin kar marjları daralıyor.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerinin de bu tabloyu derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Kuraklık ve aşırı hava olayları, üretim maliyetlerini daha da artırıyor. İngiltere'deki çiftlik satışlarındaki bu rekor, küresel tarım sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunların bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu durum, Türkiye'deki tarım politikaları açısından önemli dersler barındırıyor. Türkiye'de de çiftçi sayısı azalırken, kırsal nüfusun yaşlanması ve maliyet baskıları benzer sorunları işaret ediyor. Özellikle veraset vergisi düzenlemeleri ve sübvansiyon sistemleri, Türkiye'nin de tarımda nesil değişimini teşvik edecek politikalar geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, Türkiye'nin tarımsal üretimde kendine yeterliliği artırma hedefini daha da önemli kılıyor.