İngiltere'de çevre gözlemcisi, hükümetin 2023 ve 2024 yıllarında çiftçilere arıları öldürdüğü kanıtlanmış bir pestisit için acil durum izni vermesinin çevre yasalarını ihlal ettiğine hükmetti. Çevre Koruma Ofisi (OEP) tarafından yayımlanan raporda, Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı'nın (Defra) neonikotinoid içeren bir pestisit için üç kez acil durum izni verirken yasal gereklilikleri yerine getirmediği belirtildi. OEP, bu izinlerin 'arılar için kabul edilemez risk' oluşturduğunu ve bakanlığın karar alma sürecinde şeffaflık ve bilimsel kanıt eksikliği olduğunu vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Neonikotinoidler, 2018'de AB tarafından arı popülasyonlarına verdiği zarar nedeniyle yasaklanmıştı. İngiltere, Brexit sonrası bu yasağı ulusal mevzuatına taşımıştı. Buna rağmen Defra, 2023'te şeker pancarı üreticilerine neonikotinoid içeren Cruiser SB tohum ilacı için acil durum izni verdi. İzin, yaprak bitlerinin neden olduğu virüs hastalığıyla mücadele gerekçesiyle çıkarıldı. OEP, bakanlığın bu kararında 'virüs riskinin abartıldığını' ve 'arılar için alternatif risk yönetimi seçeneklerinin yeterince değerlendirilmediğini' söyledi. Raporda ayrıca, izinlerin 'şeffaf olmayan' bir süreçle ve 'bağımsız bilimsel danışmanlık alınmadan' verildiği kaydedildi.
OEP'nin bulgularına göre, Defra 2023'te iki, 2024'te bir olmak üzere toplam üç acil durum izninde yasayı ihlal etti. İzinler, yaklaşık 60.000 hektarlık alanda kullanıldı. Çevre örgütleri, kararın arı kolonilerinde ciddi kayıplara yol açtığını ve İngiltere'nin biyolojik çeşitlilik hedeflerine zarar verdiğini belirtiyor. OEP raporu, hükümetin gelecekte benzer izinler vermeden önce mevzuatı gözden geçirmesi ve 'arı koruma önlemlerini' güçlendirmesi çağrısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'deki bu gelişme, küresel çapta neonikotinoidlerin kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. AB, 2023'te Fransa ve Belçika gibi üyelerin acil durum izinleri vermesiyle bu kimyasalların yasaklanmasında zorluk yaşamıştı. ABD'de ise Çevre Koruma Ajansı (EPA) neonikotinoidlerin arılar üzerindeki etkisini incelemeye devam ediyor. Öte yandan, tarımsal üretim baskısı altındaki birçok ülke, mahsul kayıplarını önlemek için bu pestisitleri kullanmakta ısrar ediyor. Uzmanlar, arı popülasyonlarındaki düşüşün gıda güvenliği ve ekosistem dengesi üzerinde uzun vadeli etkileri olabileceği konusunda uyarıyor. İngiltere'deki dava, hükümetlerin çevre koruma taahhütleri ile tarımsal çıkarlar arasında sıkıştığında bağımsız denetim mekanizmalarının önemini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, arıcılık sektöründe dünyada önemli bir konuma sahipken neonikotinoid kullanımı konusunda benzer tartışmalar yaşanmaktadır. Türkiye, AB'ye uyum sürecinde pestisit yasaklarını takip etse de ulusal mevzuatında acil durum izinlerine ilişkin boşluklar bulunmaktadır. İngiltere'deki bu dava, Türkiye'deki çevre örgütleri ve arıcı birlikleri için emsal teşkil edebilir. Ayrıca Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde çevre standartlarının uyumu açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Küresel ticarette arı sağlığına duyarlı üretim giderek önem kazanırken, Türk çiftçilerinin neonikotinoid alternatiflerine yönlendirilmesi stratejik bir öncelik haline gelmiştir.