İngiltere’de yüksek enerji fiyatları, sanayi sektörünü çöküşün eşiğine getirdi. Ülkenin önde gelen imalat sanayi kuruluşu Make UK tarafından yayımlanan bir anket, artan enerji maliyetlerinin binlerce şirketi iflasın eşiğine sürüklediğini ortaya koydu. Ankete katılan firmaların büyük bir kısmı, önümüzdeki yıl içinde iflas edebilecekleri uyarısında bulunurken, sektör temsilcileri hükümeti acil önlem almaya çağırıyor. Make UK’nun raporuna göre, enerji fiyatlarındaki yükseliş, özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmaları vurdu. Çelik, kimya, kağıt ve seramik gibi sektörler, üretim maliyetlerinin kontrol edilemez hale gelmesiyle üretimi durdurma noktasına geldi.
Sanayi çöküşün eşiğinde
Make UK, söz konusu anketin imalat sanayindeki 300’den fazla firmanın katılımıyla gerçekleştirildiğini duyurdu. Anket sonuçlarına göre, firmaların yüzde 40’ı enerji fiyatlarının işlerini sürdürülemez hale getirdiğini belirtiyor. Aynı orandaki firma, önümüzdeki 12 ay içinde iflas riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade ediyor. Raporda, enerji maliyetlerinin pandemi öncesi döneme göre yüzde 150’nin üzerinde arttığı vurgulanıyor. Make UK CEO’su Stephen Phipson, yaptığı açıklamada, “Bu durum İngiltere’de sanayisizleşme anlamına geliyor” diyerek uyarıda bulundu. Phipson, hükümetin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini vurgulayarak, aksi takdirde binlerce iş yerinin kapanacağı ve yüz binlerce kişinin işsiz kalacağı uyarısını yaptı.
Rapora göre, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) enerji fiyatlarındaki artıştan en çok etkilenen kesim oldu. Birçok KOBİ, enerji faturalarını karşılayamadığı için üretimini azaltmak veya tamamen durdurmak zorunda kalıyor. Uzmanlar, bu durumun İngiltere’nin sanayi tabanını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtiyor. İngiltere Merkez Bankası’nın faiz oranlarını artırması ve enflasyonla mücadele politikaları, enerji şirketlerinin mali yükünü daha da artırmış durumda.
Küresel boyut ve Avrupa’ya yansımaları
İngiltere’de yaşanan enerji krizi, Avrupa genelinde de benzer bir tabloyu ortaya koyuyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji fiyatlarının küresel çapta artması, Avrupa Birliği ülkeleri dahil birçok gelişmiş ekonomiyi olumsuz etkiledi. Ancak İngiltere, Brexit sonrası enerji politikasında AB’den ayrışması ve artan doğalgaz bağımlılığı nedeniyle özellikle kırılgan bir durumda. Uzmanlar, İngiltere’nin enerji fiyatlarına kalıcı bir çözüm bulamaması halinde, üretim tesislerinin başta Asya ülkeleri olmak üzere daha düşük enerji maliyetine sahip bölgelere kayabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, sadece İngiltere için değil, Avrupa ekonomisi için de ciddi bir risk oluşturuyor. Make UK, hükümete enerji maliyetlerini düşürmek için sübvansiyonlar, vergi indirimleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması gibi acil önlemler alması çağrısında bulunuyor.
Özellikle çelik sektörü, enerji yoğun üretim süreçleri nedeniyle krizden en çok etkilenen sektörlerin başında geliyor. İngiltere Çelik Birliği yetkilileri, bazı fabrikaların geçici olarak kapatıldığını ve üretimin durma noktasına geldiğini açıkladı. Aynı şekilde kimya sektörü de benzer sıkıntılarla karşı karşıya. Sektör temsilcileri, hükümetin acil destek paketi açıklamasını bekliyor. Ancak İngiltere Maliye Bakanı Jeremy Hunt, şu ana kadar sektöre yönelik özel bir destek açıklaması yapmadı. Yalnızca genel enflasyonla mücadele politikalarının sürdürüleceğini belirtti. Muhalefet partileri ise hükümeti, sanayiyi korumakta yetersiz kalmakla suçluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’de yaşanan sanayi çöküşü riski, Türkiye açısından da yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, özellikle enerji yoğun sektörlerde benzer sıkıntılar yaşıyor ve enerji ithalatına bağımlılık Türkiye’nin cari açığını artıran en önemli faktörlerden biri. İngiltere’nin uygulayacağı politikalar, küresel enerji piyasalarına ve Avrupa ekonomisine yön verebilir. Ayrıca İngiltere, Türkiye’nin önemli ticaret ortaklarından biri; bu nedenle İngiltere’deki bir sanayi daralması, iki ülke arasındaki ticareti de olumsuz etkileyebilir. Türkiye, kendi enerji verimliliği politikalarını hızlandırarak ve yenilenebilir enerji yatırımlarını artırarak bu tür krizlere karşı direncini güçlendirebilir.