Londra, 4 Ekim - İngiltere Yeşiller Partisi, Pazar günü yapılan oylamada Siyonizm'i bir ırkçılık biçimi olarak sınıflandırma kararı aldı. Karar, İngiliz Yahudi toplumu ve İsrail hükümeti tarafından eleştiriyle karşılandı. İsrail hükümeti, partiyi artık "terörizme meşruiyet kazandıran bir yapı" olarak gördüğünü açıkladı.
Kararın Arka Planı ve Parti İçi Tartışmalar
Yeşiller Partisi'nin yıllık kongresinde alınan karar, partinin Filistin yanlısı kanadının uzun süredir devam eden çabalarının bir sonucu. Önerge, parti üyeleri arasında hararetli tartışmalara yol açtı. Destekçiler, kararın Filistin halkına yönelik insan hakları ihlallerine dikkat çekmek ve İsrail'in apartheid politikalarını kınamak için gerekli olduğunu savundu. Karşı çıkanlar ise bunun antisemitizmle mücadelede bir geri adım olduğunu ve partinin İngiliz Yahudi toplumuyla ilişkilerini zedeleyeceğini belirtti.
Parti sözcüsü, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, "Bu karar, Filistin halkının maruz kaldığı sistematik ayrımcılığı tanımak ve uluslararası hukuka saygı çağrısı yapmak için alınmıştır" dedi. Ancak karar, partinin daha geniş siyasi yelpazedeki konumunu da etkileyecek gibi görünüyor. Yeşiller, son yıllarda iklim krizi ve sosyal adalet konularında yükselen bir oy oranına sahipken, bu tür bir karar, partinin dış politika duruşunu daha da netleştiriyor.
İngiliz Yahudi temsilcilikleri, kararı kınadı. Board of Deputies of British Jews ve Jewish Leadership Council gibi kuruluşlar, Siyonizm'in ırkçılıkla eşitlenmesinin Yahudi halkının kendi kaderini tayin hakkını inkâr ettiğini ve antisemitizmi körükleyeceğini ifade etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı yazılı açıklamada, "Yeşiller Partisi'nin bu kararı, terörizmi destekleyen unsurlara meşruiyet kazandırmaktadır. İsrail, bu partiyi artık terörizme meşruiyet kazandıran bir yapı olarak görmektedir" ifadelerine yer verdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, Avrupa'da sol ve çevreci partiler arasında İsrail-Filistin çatışmasına dair artan kutuplaşmanın bir yansıması. Son yıllarda birçok Avrupa ülkesinde benzer önergeler yerel meclislerde kabul edilmiş, ancak ulusal düzeyde bir partinin resmi politikası haline gelmesi nadir. İngiltere'de ana muhalefet partisi İşçi Partisi'nin de geçmişte antisemitizm iddialarıyla sarsıldığı düşünülürse, Yeşiller'in bu adımı, ülkedeki siyasi tartışmayı daha da alevlendirebilir.
Uluslararası alanda, İsrail karşıtı söylemlerin yükselişi, özellikle Batı Avrupa'da Filistin yanlısı hareketlerin güçlenmesiyle paralellik gösteriyor. Ancak bu tür bir karar, Avrupa Birliği'nin resmi pozisyonuyla çelişiyor. AB, Siyonizm'i ırkçılık olarak tanımlamamakta ve İsrail ile ilişkilerini normalleştirme çabalarını sürdürmekte. Yine de sivil toplum ve bazı siyasi partilerin baskısı, AB kurumlarını da zorlayabilir.
Öte yandan, karar, İngiltere'nin Orta Doğu politikasını doğrudan etkilemeyecek olsa da, kamuoyu algısını şekillendirecek. Yeşiller Partisi, iktidar alternatifi olmasa da, genç seçmen ve çevre hareketleri üzerinde etkili. Bu karar, partinin tabanını konsolide ederken, merkez seçmen nezdinde kayıplara yol açabilir. İsrail yanlısı gruplar, karara karşı kampanya başlatabilir.
Tarihsel olarak, Siyonizm'in ırkçılık olarak tanımlanması ilk kez 1975'te BM Genel Kurulu'nda kabul edilen 3379 sayılı kararla gündeme gelmiş, ancak 1991'de yürürlükten kaldırılmıştı. Bu tür girişimler, uluslararası hukukta bağlayıcılığı olmasa da sembolik öneme sahip. Yeşiller'in kararı, bu tartışmayı yeniden alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun süredir destekleyen ve İsrail'in politikalarını eleştiren bir ülke olarak, bu kararı yakından takip edecektir. Karar, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistin lehine yürüttüğü diplomasiye dolaylı bir destek sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin Batılı müttefikleriyle ilişkilerinde denge gözetmesi gerekiyor. İngiltere ile ticari ve savunma iş birliği devam ederken, böyle bir gelişme Türkiye'nin Avrupa'daki sol partilerle diyaloğunu güçlendirebilir. Ayrıca, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi mecralarda bu tür kararların yankı bulması, Türkiye'nin bölgesel liderlik iddiasını pekiştirebilir. Yine de kararın pratik etkisi sınırlı olacak; zira İngiltere'nin dış politikası hükümet tarafından belirleniyor.