İngiltere'de yaz tatili, çalışan aileler için adeta bir kabusa dönüşüyor. Ülke genelinde çocuk bakım maliyetleri son on yılda enflasyonun çok üzerinde artarken, aileler giderek daha az hizmet için daha fazla ödeme yaptıklarını ifade ediyor. Özellikle başkent Londra ve çevresinde bu durum daha da belirginleşiyor. Coram Aile ve Eğitim Vakfı'nın yıllık araştırmasına göre, İngiltere'de bir çocuğun yaz tatilini kapsayan sekiz haftalık dönemde ortalama çocuk bakımı maliyeti 1.000 sterlini aşarken, bu rakam Londra'da 1.500 sterline kadar çıkabiliyor. Aileler, yaz okulları ve kreşlerin ücretlerini fahiş şekilde artırmasından şikayetçi.
Gelişmenin Arka Planı: Artan Maliyetler ve Azalan Hizmet Kalitesi
Koronavirüs pandemisinin ardından yaşanan ekonomik dalgalanmalar, enerji krizi ve yüksek enflasyon, çocuk bakım sektörünü de derinden etkiledi. PwC'nin raporuna göre, İngiltere'de çocuk bakım merkezlerinin işletme maliyetleri son üç yılda yüzde 30 arttı. Bu artışın en büyük payını personel giderleri oluşturuyor. Sektörde düşük ücretler nedeniyle yaşanan personel sıkıntısı, bakım kalitesini düşürürken, mevcut çalışanların ücretlerini artırmak isteyen işletmeler ise bu maliyeti doğrudan ailelere yansıtıyor.
Sektör temsilcileri, hükümetin sağladığı sübvansiyonların yetersiz kaldığını ve özellikle yaz döneminde uygulanan kampanyaların gerçek ihtiyacı karşılamadığını belirtiyor. 2024 yılı itibarıyla hükümetin 30 saatlik ücretsiz çocuk bakımı hakkını genişletmesi ise bazı aileler tarafından olumlu karşılanırken, bu hakkın sadece dönem içinde geçerli olduğu ve yaz tatilini kapsamadığı eleştiriliyor. Londra merkezli bir ebeveyn olan Sarah Jenkins, yaptığı açıklamada, "Devletin verdiği ücretsiz saatler sadece okul dönemi için. Yaz tatilinde çocuğumu haftalık 400 sterlin ödeyerek özel bir yaz okuluna göndermek zorundayım. Bu, neredeyse maaşımın yarısını alıp götürüyor" diyor.
Özel sektörün yanı sıra belediyelerin işlettiği yaz kamplarının sayısı da azalıyor. Yerel yönetimlerin bütçe kesintileri nedeniyle birçok belediye, yaz kamplarını kapatmak ya da ücretlerini artırmak zorunda kaldı. Bu durum, özellikle düşük gelirli ailelerin çocuklarını yaz aylarında güvenli ve eğitici etkinliklere göndermesini neredeyse imkansız hale getiriyor. Uzmanlar, bu durumun eğitimde fırsat eşitsizliğini daha da derinleştirdiğine dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yalnızca İngiltere'nin Sorunu Değil
Yaz çocuk bakımının pahalılaşması, yalnızca İngiltere'ye özgü bir sorun değil. ABD, Fransa ve Almanya gibi gelişmiş ekonomilerde de benzer bir tablo görülüyor. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine göre, üye ülkelerde çocuk bakım maliyetleri son beş yılda ortalama yüzde 25 arttı. Bu artış, kadınların iş gücüne katılımını olumsuz etkiliyor ve birçok aile, çocuk bakım maliyetleri ile çalışmanın karlılığı arasında tercih yapmak zorunda kalıyor. Özellikle Londra gibi metropollerde yaşayan aileler, alternatif çözümler aramaya başladı.
Artan maliyetler karşısında bazı aileler, büyükanne ve büyükbabalardan destek almayı ya da esnek çalışma saatleri konusunda işverenleriyle pazarlık yapmayı tercih ediyor. Diğerleri ise çocuklarını yaz tatilinde bakım yerine evde bırakmak zorunda kalıyor; bu durum, çocukların güvenliği ve eğitimi açısından yeni riskler doğuruyor. Sosyal araştırmalar, yaz aylarında çocukların eğitim kaybının özellikle düşük gelirli aile çocuklarında daha fazla olduğunu gösteriyor.
Hükümetlerin bu konuda acil adım atması gerektiğini belirten uzmanlar, ücretsiz bakım hakkının yaz tatilini de kapsayacak şekilde genişletilmesi ve sektöre mali destek sağlanması gerektiğini vurguluyor. Ancak bu tür düzenlemelerin maliyeti, birçok ülkede bütçe açıkları nedeniyle tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu tablo, Türkiye'deki çocuk bakımı sorunlarına da ışık tutuyor. Türkiye'de de benzer şekilde yaz aylarında çalışan ebeveynler için kreş ve yaz okulu ücretleri ciddi bir yük oluşturuyor. Türkiye'de özellikle büyükşehirlerde özel kreş ücretleri ortalama aylık 10 bin TL'nin üzerine çıkmış durumda. Bu durum, kadınların iş gücüne katılımını olumsuz etkileyen önemli bir faktör. Ayrıca, Türkiye'de de belediyelerin ücretsiz yaz okulları yaygınlaştırılmaya çalışılsa da, kapasite yetersizliği nedeniyle talebin karşılanması mümkün olmuyor. Hükümetin, özellikle çalışan annelere yönelik sübvansiyon politikalarını gözden geçirmesi ve yaz aylarını kapsayacak esnek düzenlemeler yapması gerektiği değerlendiriliyor. Aksi takdirde, Türkiye'de de benzer bir çocuk bakımı krizi yaşanma riski bulunuyor.