İngiltere merkezli enerji ekipmanı tedarikçisi AVK-SEG (AVK), veri merkezlerine kendini “sürdürülebilir güç çözümü” olarak pazarlarken, hükümete doğal gazla çalışan yapay zeka (AI) sistemlerini “kusurlu” karbon yakalama teknolojisiyle desteklemesi için baskı yapmakla suçlanıyor. DeSmog'un haberine göre şirket, veri merkezlerine gazla çalışan jeneratörler satarak fosil yakıt endüstrisine adeta can simidi uzatıyor. AVK, kendisini “en büyük ve en hızlı büyüyen tedarikçi” olarak tanımlıyor.
Gelişmenin Arka Planı
AVK-SEG, Birleşik Krallık'ta veri merkezlerine yönelik enerji çözümleri sunan bir şirket. DeSmog'un araştırması, şirketin veri merkezlerine yönelik pazarlamasında “sürdürülebilir güç” vurgusu yaptığını, ancak gerçekte doğal gazla çalışan sistemleri öne çıkardığını ortaya koyuyor. Şirket, hükümet nezdinde yaptığı lobi faaliyetlerinde, yapay zeka veri merkezlerinin enerji ihtiyacının gazla karşılanması gerektiğini savunuyor ve karbon yakalama ve depolama (CCS) teknolojisini gerekçe gösteriyor. Ancak uzmanlar, CCS teknolojisinin henüz ticari ölçekte yaygın ve etkin olmadığını, bu nedenle “kusurlu” olarak nitelendirildiğini belirtiyor.
DeSmog'un haberine göre AVK, hükümete yaptığı baskıda, veri merkezlerinin enerji talebinin hızla arttığını ve bunun ancak gazla karşılanabileceğini öne sürüyor. Şirket, aynı zamanda kendisini “sürdürülebilir güç çözümü” olarak tanıtırken, fosil yakıt endüstrisine bağımlılığı artıran bir politika izlemekle eleştiriliyor. Çevre örgütleri, veri merkezlerinin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklarla karşılanması gerektiğini vurgularken, AVK'nın tutumunun iklim hedefleriyle çeliştiğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Veri merkezlerinin enerji tüketimi, yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte küresel ölçekte hızla artıyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) verilerine göre, veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2026 yılına kadar iki katına çıkabilir. Bu durum, özellikle fosil yakıt şirketleri için yeni bir pazar yaratırken, ülkelerin iklim taahhütleriyle çelişki oluşturuyor. İngiltere, 2050'ye kadar net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda fosil yakıt kullanımını azaltmayı planlıyor. Ancak enerji güvenliği ve ekonomik büyüme kaygıları, hükümetleri zor bir dengeye itiyor. AVK'nın savunduğu gazla çalışan yapay zeka sistemleri, karbon yakalama teknolojisine aşırı güvenilmesi halinde, fosil yakıt altyapısının ömrünü uzatarak iklim hedeflerini riske atabilir. Benzer tartışmalar ABD ve AB'de de yaşanıyor; bazı ülkeler veri merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamak için doğal gaz santrallerine onay verirken, çevre örgütleri bu kararlara karşı çıkıyor.
Uzmanlar, karbon yakalama teknolojisinin yaygınlaşmasının zaman alacağını ve maliyetli olduğunu belirtiyor. Ayrıca, CCS'nin fosil yakıt endüstrisi için bir “yeşil aklama” aracı olarak kullanılabileceği endişesi dile getiriliyor. DeSmog'un haberi, enerji şirketlerinin iklim politikalarını nasıl etkilediğine dair önemli bir örnek sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, veri merkezi yatırımlarında hızlı bir artış yaşayan ülkeler arasında. Enerji ihtiyacının önemli bir kısmını doğal gaz ve kömürden karşılayan Türkiye için, veri merkezlerinin enerji talebinin nasıl karşılanacağı kritik bir soru. AVK benzeri şirketlerin Türkiye'de de gazla çalışan çözümler önermesi, ülkenin yenilenebilir enerji hedefleri ve iklim taahhütleriyle çelişebilir. Öte yandan, Türkiye'nin karbon yakalama teknolojilerine yatırım yapması, fosil yakıt bağımlılığını sürdürme riski taşıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin enerji politikasında veri merkezlerinin rolünü ve yenilenebilir enerjiye geçiş hızını yeniden düşünmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, küresel veri merkezi şirketlerinin enerji tercihleri, Türkiye'nin elektrik piyasası ve emisyon ticareti üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir.