İngiltere'nin önde gelen perakende şirketleri, Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı (DWP) ile işbirliği yaparak, istihdamda, eğitimde veya öğretimde olmayan (Neet) 18-24 yaş arası gençler için önümüzdeki dönemde 100 bine kadar kısa süreli staj yeri oluşturmayı planlıyor. John Lewis ve Marks & Spencer (M&S) gibi büyük firmaların öncülük ettiği girişim kapsamında, gençlere iki ila dört hafta süren yerleştirmeler sunulacak. Program, genç işsizliğiyle mücadele ve perakende sektörüne nitelikli işgücü kazandırma amacı taşıyor.
Girişimin Arka Planı ve Detayları
İngiltere'de pandemi sonrası dönemde genç işsizlik oranı endişe verici boyutlara ulaştı. Özellikle 18-24 yaş grubunda Neet olarak tanımlanan gençlerin sayısı yüz binlerle ifade ediliyor. Hükümet, bu sorunu hafifletmek için özel sektörle işbirliğini artırma yoluna gitti. DWP'nin koordinasyonunda yürütülen program, perakende sektörünün lokomotif şirketlerini bir araya getiriyor. John Lewis ve M&S'nin yanı sıra birçok market zinciri, giyim mağazası ve e-ticaret platformu da girişime katılmayı değerlendiriyor.
Staj yerleri, gençlere perakende sektöründe temel beceriler kazandırmayı, iş deneyimi sağlamayı ve kalıcı istihdam için kapı aralamayı hedefliyor. Katılımcılar, mağaza operasyonları, müşteri hizmetleri, lojistik ve dijital pazarlama gibi çeşitli alanlarda görev alabilecek. Programın süresi iki ila dört hafta arasında değişiyor; bu süre zarfında gençlere asgari ücret düzeyinde ödeme yapılması planlanıyor. DWP, yerleştirmelerin ardından katılımcıların en az yüzde 30'unun kalıcı işe geçiş yapmasını bekliyor.
Hükümet yetkilileri, girişimin genç işsizliğini azaltmada önemli bir adım olduğunu vurguluyor. Perakende sektörü ise nitelikli işgücü açığını kapatmak ve uzun vadede sadık çalışanlar yetiştirmek için bu tür programlara sıcak bakıyor. İşverenler, stajyerlerin performansına göre kalıcı pozisyonlar açabileceklerini belirtiyor. Ancak bazı eleştirmenler, kısa süreli stajların gençlere istikrarlı bir kariyer sunmadığını ve sadece geçici çözüm olduğunu savunuyor. Yine de hükümet, programın uzun vadeli istihdam etkisi yaratacağı konusunda iyimser.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki bu girişim, dünya genelinde genç işsizliğiyle mücadelede özel sektör-hükümet işbirliklerinin bir örneği olarak öne çıkıyor. Pandemi sonrası birçok ülke benzer programlar başlattı; ancak İngiltere'nin modeli, perakende gibi geniş istihdam kapasitesine sahip bir sektörü harekete geçirmesiyle farklılaşıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde de genç işsizlik oranları yüksek seyrediyor; İspanya ve İtalya'da yüzde 30'u aşan genç işsizlik, sosyal huzursuzluk riskini artırıyor. İngiltere'nin bu hamlesi, diğer ülkeler için ilham kaynağı olabilir.
Küresel ekonomide yaşanan yavaşlama ve enflasyon baskıları, genç istihdamını daha da kırılgan hale getiriyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, dünya genelinde 73 milyon genç işsiz bulunuyor. İngiltere'deki perakende sektörü, toplam istihdamın yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor ve 3 milyondan fazla kişiye iş sağlıyor. Bu nedenle sektörde yaratılacak staj yerleri, genç işsizliğini doğrudan etkileyebilecek kapasitede. Programın başarısı, diğer sektörlere de yayılması halinde çarpan etkisi yaratabilir.
Öte yandan, dijitalleşme ve otomasyon perakende sektörünü dönüştürüyor. Bu dönüşümde gençlerin dijital becerilere sahip olması avantaj sağlıyor. Staj programları, gençlere bu becerileri kazandırmayı da amaçlıyor. Ancak iş garantisi olmaması, programın en zayıf noktası olarak görülüyor. Hükümet, işverenlere vergi teşvikleri sunarak kalıcı istihdamı artırmayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin perakende sektörü eliyle genç işsizliğine yönelik başlattığı bu girişim, Türkiye için de örnek teşkil edebilir. Türkiye'de genç işsizlik oranı yüzde 20'nin üzerinde seyrediyor ve Neet gençlerin sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Perakende sektörü, Türkiye'de de istihdamın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Hükümetin özel sektörle benzer işbirlikleri geliştirmesi, kısa vadeli stajlarla gençlere deneyim kazandırması ve kalıcı istihdama geçişi teşvik etmesi mümkün. Ayrıca, Avrupa'daki genç işsizlik trendleri, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde sosyal politika başlığını daha da önemli kılabilir. Türkiye, kendi genç nüfusunu ekonomik olarak aktif tutmak için yenilikçi modellere ihtiyaç duyuyor.