İngiltere, İran Devrim Muhafızları'nı (Islamic Revolutionary Guard Corps - IRGC) resmen terör örgütü olarak ilan etti. Adalet Bakanı Shabana Mahmood tarafından kullanılan yeni yetkiler kapsamında alınan karar, örgüte verilen desteğin, üyeliğin ve örgüt adına faaliyet göstermenin yasa dışı hale gelmesini sağlıyor. Karar, İngiltere'de yaşayan İranlı muhaliflere yönelik ölüm tehditleri ve sindirme girişimleriyle bağlantılı olarak geliyor. İngiltere İçişleri Bakanlığı, IRGC'nin 'İngiltere'deki bireylere ve gruplara karşı doğrudan tehdit oluşturduğunu' belirterek, bu adımın ülke güvenliğini artırmayı hedeflediğini vurguladı.
Kararın Arka Planı ve Nedenleri
İran Devrim Muhafızları, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İran'ın en güçlü askeri, siyasi ve ekonomik güçlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Örgüt, yurt dışında kendi güvenlik ve istihbarat ağları aracılığıyla muhaliflerine yönelik tehditlerde bulunmakla suçlanıyor. İngiliz istihbaratı, IRGC'nin Birleşik Krallık topraklarında en az 15 potansiyel hedefe karşı operasyon planladığını tespit etti. Bunlar arasında Farsça yayın yapan medya kuruluşlarının çalışanları, insan hakları aktivistleri ve muhalif siyasetçiler bulunuyor.
İngiltere, IRGC'yi terör örgütü listesine alan ilk Batılı ülke değil. ABD, 2019 yılında Trump yönetimi tarafından IRGC'yi terör listesine eklemişti. Ancak İngiltere'nin bu adımı, Avrupa'da bir ilk olma özelliği taşıyor. İngiltere hükümeti, bu kararla birlikte IRGC üyelerinin ülkeye girişinin yasaklanacağını ve örgütle bağlantılı finansal işlemlerin suç sayılacağını açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin bu kararı, İran'ın Avrupa'daki etkinliğine yönelik önemli bir darbe olarak değerlendiriliyor. IRGC, Ortadoğu'daki vekil güçler aracılığıyla da etkisini sürdürüyor. Lübnan Hizbullahı, Suriye'deki unsurlar ve Yemen'deki Husiler, IRGC'nin doğrudan veya dolaylı olarak desteklediği yapılar arasında. İngiltere'nin bu kararı, İran'la ilişkilerin daha da gerilmesine neden olabilir.
Diplomatik kaynaklara göre, İngiltere bu adımıyla ABD'nin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasına destek veriyor. Ancak kararın, nükleer müzakereler başta olmak üzere İran'la diplomatik kanalları tamamen kapatma niyetini yansıtmadığı belirtiliyor. Öte yandan, Fransa ve Almanya gibi diğer Avrupa ülkeleri de benzer adımlar atmayı değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin bu kararı, Türkiye'nin İran'la olan sınır ötesi güvenlik işbirliğini doğrudan etkileyecek bir gelişme olarak görülmemekle birlikte, bölgesel dengeler açısından önem taşıyor. Türkiye, NATO müttefiki İngiltere'yle güvenlik alanındaki istihbarat paylaşımını derinleştirirken, İran'la ise Suriye, Irak ve Kafkaslar'da farklı çıkar alanlarını yönetiyor. IRGC'nin terör listesine alınması, Türkiye'nin İran'daki nüfuzlu askeri kanatla muhtemel diyalog kanallarını sınırlayabilir. Ancak Türkiye, İran'la enerji ticareti ve sınır güvenliği gibi konularda işbirliğini sürdürmekte kararlı. Bu nedenle Ankara, kararı resmi olarak yorumlamaktan kaçınarak pragmatik bir denge politikası izleyebilir.