İngiltere'de Filistin yanlısı gruplar, yeni Başbakan Andy Burnham'a Gazze'de işlenen soykırım nedeniyle İsrail'in hesap vermesi çağrısında bulunan 55 binden fazla kişinin imzaladığı bir dilekçeyi teslim etti. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, ABD merkezli sosyal medya platformu X'te paylaşılan video görüntülerinde, dilekçenin başkan yardımcılarından Ryvka Barnard'ın, İngiltere'nin kuzeyindeki Manchester kentinde düzenlenen bir törenle dilekçeyi başbakana ilettiği görülüyor. Bu gelişme, uluslararası toplumun Gazze'deki insani krize ilişkin artan duyarlılığını ve İngiltere'nin yeni yönetiminin bu konudaki tutumunun yakından takip edildiğini gösteriyor.
Dilekçe ve Kampanya Detayları
Filistin Dayanışma Kampanyası (PSC) ve diğer sivil toplum örgütleri tarafından başlatılan imza kampanyası, İngiltere genelinde geniş bir destek topladı. 55 binin üzerindeki imza, halkın İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını soykırım olarak nitelendirdiğini ve İngiltere hükümetinin bu konuda daha kararlı bir tutum almasını beklediğini ortaya koyuyor. Dilekçeyi teslim alan Başbakan Andy Burnham, konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmış değil; ancak kaynaklar, Burnham'ın özellikle insan hakları konularında duyarlı bir isim olduğunu ve konuyu parlamentoya taşıyabileceğini belirtiyor. Kampanya organizatörleri, imza sayısının artarak devam ettiğini ve dilekçenin yanı sıra başbakanlık önünde gösteriler düzenlendiğini ifade ediyor.
Öte yandan, bu dilekçe sadece bir imza toplama faaliyeti olmanın ötesinde, İngiliz toplumunun farklı kesimlerinden insanların Gazze'deki durumu bir insan hakları ihlali olarak gördüğünü ve hükümetlerinin İsrail'e yönelik politikalarını yeniden gözden geçirmesini istediğini gösteriyor. Dilekçede ayrıca, Birleşik Krallık'ın İsrail'e yaptığı silah satışlarının durdurulması ve Uluslararası Adalet Divanı'ndaki (UAD) soykırım davasına resmi olarak müdahil olunması gibi somut talepler de yer alıyor. UAD'nin geçen yıl aldığı ihtiyati tedbir kararlarına rağmen İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sürdürmesi, uluslararası hukukun işlevsizliğini tartışmaya açarken, bu tür sivil toplum girişimleri hükümetlere baskı oluşturmayı hedefliyor.
Dünyadan Tepkiler ve İngiltere'nin Rolü
Gazze'deki savaş, dünya genelinde büyük tepkilere yol açmış ve birçok ülkede Filistin'e destek gösterileri düzenlenmişti. İngiltere, geleneksel olarak İsrail'in yakın müttefiklerinden biri olarak biliniyor; ancak son dönemde kamuoyunda ve siyasi çevrelerde İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığı gözleniyor. Manchester'daki bu dilekçe teslimi, İngiltere'nin özellikle işçi partisi kökenli yeni başbakanının, ülkenin Orta Doğu politikasını değiştirip değiştirmeyeceği sorusunu da akıllara getiriyor. Uluslararası ilişkiler uzmanları, İngiltere'nin bu konudaki tutumunun, Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD'nin politikalarıyla da etkileşim içinde olduğunu vurguluyor.
Diğer yandan, İsrail hükümeti bu tür suçlamaları reddediyor ve kendini savunma hakkına vurgu yapıyor. Ancak Birleşmiş Milletler raportörleri ve insan hakları örgütleri, Gazze'de sivil halkın ağırlıklı olarak hedef alındığını belgeleyen raporlar yayımlıyor. Bu raporların ışığında, uluslararası toplumun İsrail'e yönelik yaptırım çağrıları giderek güçleniyor. İngiltere'nin bu küresel baskıya ne ölçüde uyum sağlayacağı merak konusu. Özellikle, Birleşik Krallık'ın silah ihracatı politikaları ve İsrail'le olan istihbarat iş birliği, insan hakları savunucuları tarafından eleştiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek açısından önemli bir diplomatik zemin oluşturuyor. Türkiye, Gazze'deki saldırıları soykırım olarak nitelendiren ve İsrail'i uluslararası mahkemelerde yargılamak için girişimlerde bulunan ülkelerin başında geliyor. İngiltere'deki bu sivil toplum hareketi, Türk hükümetinin tezlerini uluslararası kamuoyunda güçlendirebilir ve iki ülke arasında bu konuda iş birliği olasılığını artırabilir. Ayrıca, İngiltere'nin tutumunu değiştirmesi, Avrupa Birliği ülkeleri üzerinde de baskı oluşturabilir; bu da Türkiye'nin İsrail karşıtı politikalarına dolaylı destek sağlayabilir. Türkiye, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası platformlarda Gazze'ye yönelik insani yardımların artırılması ve ateşkes sağlanması için aktif bir diplomasi yürütüyor. İngiltere'deki bu gelişmeler, Ankara'nın bu çabalarına yeni bir ivme kazandırabilir.