İngiltere ve Fransa hükümetleri, aralarındaki 'bir giren, bir çıkan' (one in, one out) anlaşmasını yeniden düzenlemek zorunda kaldı. Bunun nedeni, anlaşma kapsamında Fransa'ya sınır dışı edilen göçmenlerin, insan kaçakçılarının yardımıyla kamyonlar aracılığıyla yeniden İngiltere'ye dönmesinin önüne geçilememesi. İki ülke yetkilileri, anlaşmanın etkinliğini artırmak ve sınır güvenliğini sağlamak için ortak çalışma yürütüyor.
Anlaşmanın arka planı ve sorunlar
İngiltere ile Fransa arasında 2018'de imzalanan 'bir giren, bir çıkan' anlaşması, Manş Denizi üzerinden düzensiz göçü azaltmayı hedefliyordu. Anlaşmaya göre, İngiltere'ye geçmeyi başaran her göçmen karşılığında, Fransa’da kalan bir göçmen İngiltere’ye kabul ediliyordu. Ancak uygulamada, sınır dışı edilen göçmenlerin Fransa’dan yeniden İngiltere’ye geçmeye çalıştığı tespit edildi. İnsan kaçakçıları, özellikle kamyonların dorse bölümlerini kullanarak bu geçişleri organize ediyor.
İngiltere İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında sınır dışı edilen göçmenlerin yaklaşık %15’inin bir yıl içinde yeniden ülkeye giriş yaptığı belirlendi. Bu durum, anlaşmanın caydırıcılığını sorgulatırken, iki ülke arasında yeni bir mutabakat zorunluluğu doğurdu. Fransa İçişleri Bakanı Gérald Darmanin, yaptığı açıklamada, “Anlaşmayı ihlal edenlere karşı daha sert önlemler alacağız. Geri dönüşleri engellemek için ortak devriyeleri artırıyor ve istihbarat paylaşımını güçlendiriyoruz” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Göçmen krizi, sadece İngiltere ve Fransa’nın değil, tüm Avrupa’nın ortak sorunu haline gelmiş durumda. Özellikle Brexit sonrası İngiltere’nin göç politikaları, AB ülkeleriyle işbirliğini zorunlu kılıyor. Manş Denizi’ndeki düzensiz geçişler, 2023’te 45 binden fazla kişiyle rekor kırdı. Bu durum, insan kaçakçılığı şebekelerinin gelirlerini artırırken, Avrupa’da göçmen karşıtı söylemleri de güçlendiriyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Göçmen kaçakçılığı organize suçtur ve bununla mücadele uluslararası işbirliği gerektiriyor” ifadelerini kullandı. Göçmenlerin yeniden girişini önlemek için sınır kontrollerinin teknolojik altyapısının güçlendirilmesi ve ortak veri tabanlarının oluşturulması planlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere-Fransa anlaşmasındaki bu güncelleme, Türkiye’nin AB ile yürüttüğü göç mutabakatına benzer zorlukları akla getiriyor. Türkiye de benzer şekilde, sınır dışı edilen göçmenlerin yeniden ülkeye girişi sorunuyla karşı karşıya. Bu gelişme, uluslararası göç yönetiminde etkin mekanizmaların kurulmasının ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin, hem kendi sınır güvenliği hem de AB ile ilişkileri bağlamında, bu tür anlaşmaların uygulanabilirliğini ve caydırıcılığını dikkate alması gerekiyor. Ayrıca, insan kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası işbirliğinin artırılması, Türkiye’nin de dahil olduğu bölgesel güvenlik dinamiklerini etkileyebilir.