İngiltere'nin eski Başbakanı Keir Starmer, geçtiğimiz yaz iki yıllık zorlu iktidar döneminin ardından görevinden istifa etmesinin akabinde, bugün (Salı) yaptığı açıklamayla parlamentodan ayrılacağını ve kendisini 'uluslararası ilişkilere' adayacağını duyurdu. Starmer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Holborn ve St Pancras milletvekilliğinden istifa etmenin 'doğru zaman' olduğunu belirtti.
Starmer'ın Ayrılış Gerekçeleri ve Siyasi Kariyeri
2024 yılında İşçi Partisi'ni ezici bir zaferle iktidara taşıyan Keir Starmer, ülke genelinde beklenen ekonomik toparlanmayı sağlayamaması ve artan yaşam maliyeti krizi karşısında popülaritesini hızla yitirmişti. Dış politikada gösterdiği çabalar, özellikle Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlı duruşu takdir toplasa da, iç siyasetteki başarısızlıkları partisinin iç muhalefetini güçlendirdi. Starmer, Temmuz ayında başbakanlıktan istifa ederek yerini Maliye Bakanı Rachel Reeves'e bırakmıştı. Reeves, partisinin liderliğini devralırken, Starmer'ın siyasi tecrübesinden yararlanmak istediğini ancak eski liderin kararının kişisel ve geleceğe dönük olduğunu söyledi.
Starmer'ın parlamento kariyeri 2015 yılında başlamıştı. Kraliyet Savcılığı görevinden sonra siyasete giren Starmer, Brexit sürecinde İşçi Partisi'nin Avrupa yanlısı kanadının önde gelen isimlerinden olmuştu. 2020'de parti lideri seçildiğinde partiyi merkeze taşıma sözü vermiş, Jeremy Corbyn'in sol politikalarından uzak bir çizgi izlemişti. Starmer'ın İngiltere'nin savunma harcamalarını artırma kararlılığı, İskoçya'nın bağımsızlık referandumu konusundaki tutumu ve AB ile yakınlaşma çabaları, onu uluslararası arenada tanınan bir lider haline getirmişti. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik işgaline karşı verdiği güçlü destek, Batılı müttefikler nezdinde itibarını artırmıştı.
Uluslararası Rol ve Gelecek Perspektifi
Starmer'ın 'uluslararası ilişkilere odaklanma' kararı, gözleri onun muhtemel yeni rolüne çevirmiş durumda. Uzmanlar, eski başbakanın Birleşmiş Milletler veya NATO gibi uluslararası kuruluşlarda önemli bir görev üstlenebileceğini öne sürüyor. Ukrayna'ya askeri ve mali destek konusunda güçlü bir savunucusu olan Starmer, uluslararası güvenlik ve diplomatik krizlerde arabuluculuk rolü oynayabilir. Ayrıca, İngiltere'nin AB ile ilişkilerinin derinleştirilmesi konusunda gayriresmi bir elçi olarak da hizmet edebileceği belirtiliyor. Eski başbakanların genellikle anılarını yazması ve kamuoyu önünde konuşma yapması yaygınken, Starmer'ın aktif bir uluslararası rol üstlenme isteği İngiliz siyasi geleneğinde sık rastlanan bir durum değil. Kararın ardından yapılan açıklamada, Starmer'ın özellikle gelişmekte olan ülkelerde demokrasi ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi alanlarında çalışmayı planladığı ifade ediliyor.
Yerel seçimlerde İşçi Partisi'nin ağır yenilgisi sonrası artan baskılar, partinin yeni lideri altında toparlanma çabalarını hızlandırmıştı. Starmer'ın erken ayrılığı, Reeves'in liderliğini pekiştirme açısından bir fırsat olarak görülüyor. Parti kulislerinde, Starmer'ın uzun süre siyasi arenada kalmayarak yeni ekibe yol açtığı yorumları yapılıyor. Muhafazakar Parti ise Starmer'ın ayrılığını 'kaçış' olarak nitelendirirken, İşçi Partisi eski liderin uluslararası alanda ülkesini gururla temsil etmeye devam edeceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Starmer'ın parlamentodan ayrılması doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, İngiltere'nin küresel siyasetteki etkinliği açısından önemli bir değişim. Starmer'ın başbakanlığı döneminde Türkiye ile ilişkiler ticaret ve NATO işbirliği çerçevesinde olumlu seyretmişti. Yeni başbakan Reeves'in Türkiye'ye yönelik politikasının benzer bir çizgide ilerlemesi bekleniyor. Starmer'ın uluslararası arenada aktif bir rol üstlenmesi, özellikle Doğu Akdeniz ve Orta Doğu meselelerinde Türkiye ile diyalog kanallarının açık kalmasına katkı sağlayabilir. Bununla birlikte, İngiltere'nin iç siyasi istikrarı, dış politikadaki öngörülebilirliği açısından Türkiye başta olmak üzere tüm bölge ülkelerini etkiliyor. Starmer'ın Brexit sonrası AB ile yakınlaşma çabalarının İngiltere'nin küresel ticaret anlaşmalarına etkisi, Türk ihracatçıları açısından da izlenmesi gereken bir konu.