İngiltere'de Mayıs ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 2,8'de sabit kalarak beklentilerin altında kaldı. Bu gelişme, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) yakın vadede faiz artırımına gitmesi yönündeki baskıyı önemli ölçüde azalttı. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından açıklanan verilere göre, çekirdek enflasyon da yüzde 2,6 ile tahminlerin gerisinde kaldı. Ekonomistler, enflasyonun sabit kalmasının, BoE'nin para politikasında daha temkinli bir duruş sergilemesine olanak tanıyacağını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
İngiltere ekonomisi son iki yıldır yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Geçen yıl ekim ayında yüzde 11,1 ile 41 yılın zirvesini gören enflasyon, ardından kademeli olarak gerilemişti. Mayıs ayındaki sürpriz düşüş, enerji fiyatlarındaki istikrar ve gıda fiyatlarındaki yavaşlamadan kaynaklandı. ONS verilerine göre, gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Nisan ayına göre yüzde 0,1 gerilerken, ulaştırma hizmetlerinde de fiyat artışları yavaşladı. Hizmet sektörü enflasyonu ise yüzde 5,9'da kalarak yüksek seyretmeye devam etti.
İngiltere Merkez Bankası, enflasyonu yüzde 2 hedefine çekmek için faiz oranını 14 kez artırarak yüzde 5,25'e yükseltmişti. Ancak son veriler, sıkı para politikasının etkisini göstermeye başladığını işaret ediyor. Ekonomistler, BoE'nin ağustos toplantısında faizi sabit tutacağını veya sadece 25 baz puanlık bir artış yapacağını öngörüyor. Piyasalar, yıl sonuna kadar faiz indirimi beklentilerini de yeniden fiyatlamaya başladı.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin enflasyon verileri, küresel ekonomideki genel eğilimle uyumlu seyrediyor. Avro Bölgesi'nde enflasyon mayısta yüzde 2,6'ya gerilerken, ABD'de de enflasyon beklentilerin altında kaldı. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne girebileceği yönünde umutları artırıyor. Ancak İngiltere'de hizmet enflasyonunun yüksek seyretmesi, BoE'nin diğer merkez bankalarına kıyasla daha temkinli olmasını gerektiriyor. Özellikle ücret artışlarının yüksek olması, enflasyonun kalıcı olabileceği endişesini canlı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de enflasyonun beklenmedik şekilde sabit kalması ve faiz artışı baskısının azalması, küresel piyasalarda risk iştahını artırabilir. Gelişmekte olan ülkeler için bu durum, sermaye akışlarını olumlu etkileyebilir. Türkiye açısından, İngiltere'nin faiz indirimine gitmesi halinde sterlinin değer kaybetmesi, Türkiye'nin ihracat rekabetini artırabilir. Ancak Türkiye'de enflasyonun hala yüksek seyretmesi ve Merkez Bankası'nın sıkılaşma döngüsünü sürdürmesi, iki ülke arasındaki getiri farkını koruyor. Bu durum, kısa vadede Türk lirası varlıklara olan ilgiyi canlı tutabilir.