Birleşik Krallık Meteoroloji Ofisi (Met Office) verilerine göre, İngiltere bu yıl haziran ayında kayıtlara geçen en sıcak dönemi yaşadı. Ayın son günlerinde etkili olan kavurucu sıcak hava dalgası, ülkenin birçok bölgesinde termometreleri 30 derecenin üzerine çıkardı ve ilk kez kırmızı alarm seviyesine ulaşıldı. Met Office baş bilim insanı, tehlikeli sıcak hava dalgalarının giderek daha olası hale geldiğini belirterek, bu durumun iklim değişikliğinin sonuçlarını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Sıcak hava dalgasının boyutları
Met Office tarafından yapılan açıklamaya göre, 2023 yılı haziran ayı ortalama sıcaklığı 15,8 santigrat derece olarak ölçüldü. Bu değer, 1961-1990 referans dönemi ortalamasının 2,5 derece üzerinde yer alırken, daha önceki rekor olan 1940 ve 1976 yıllarındaki 14,9 derecelik ortalamaları geride bıraktı. Özellikle ayın 9-10 ve 25-27 Haziran tarihlerinde yaşanan kısa süreli ancak yoğun sıcak hava dalgaları, sıcaklıkların 32 dereceye kadar yükselmesine neden oldu. İngiltere genelinde birçok bölgede gece sıcaklıkları da 20 derecenin altına inmedi; bu durum özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için sağlık riski oluşturdu.
Met Office Baş Bilim İnsanı Profesör Stephen Belcher, yaptığı değerlendirmede, iklim değişikliğinin etkisiyle sıcak hava dalgalarının sıklığının ve şiddetinin arttığına dikkat çekti. Belcher, “İklim değişikliği olmasaydı, bu tür bir sıcak hava dalgasının yaşanma ihtimali çok daha düşüktü. Maalesef bu tür olaylar artık normalleşmeye başlıyor” dedi. Ayrıca, 1976 yılındaki rekor sıcaklıkların benzer bir meteorolojik desenle ortaya çıktığını ancak o dönemde sera gazı seviyelerinin günümüze göre çok daha düşük olduğunu vurguladı.
Küresel iklim değişikliği bağlamı
İngiltere’deki bu rekor sıcaklıklar, dünya genelinde artan aşırı hava olaylarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verilerine göre, 2023 yılı küresel sıcaklıklar açısından şimdiden en sıcak beş yıl arasında yer alıyor. Pasifik Okyanusu'nda El Niño koşullarının gelişmesiyle birlikte, önümüzdeki aylarda sıcaklıkların daha da artması bekleniyor. Avrupa’da ise özellikle Güney Avrupa ülkelerinde sıcak hava dalgaları ve kuraklık, tarım ve su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. İngiltere’nin kuzeydeki konumuna rağmen bu denli yüksek sıcaklıklar yaşaması, iklim değişikliğinin etkilerinin artık sadece ekvator bölgeleriyle sınırlı olmadığını gösteriyor.
Uzmanlar, sera gazı emisyonlarının azaltılmaması halinde, bu tür rekor sıcaklıkların daha sık yaşanacağı konusunda uyarıyor. İklim değişikliği konusunda hükümetler arası panel (IPCC) raporlarına göre, küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyle sınırlandırılması hedefi, mevcut politikalarla aşılması muhtemel görünüyor. İngiltere’nin 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi koymasına rağmen, kısa vadeli politikaların yetersizliği eleştiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle sıcak hava dalgalarına ve kuraklığa karşı hassas bir coğrafyada bulunuyor. İngiltere’de yaşanan bu rekor sıcaklıklar, küresel iklim değişikliğinin Avrupa’nın kuzeyini bile etkisi altına aldığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede daha proaktif adımlar atması gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle tarım, su kaynakları yönetimi ve enerji sektöründe uyum politikalarının geliştirilmesi hayati önem taşıyor. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı çerçevesinde karbon sınır uygulamaları, Türkiye’nin ihracatını etkileyebileceğinden, emisyon azaltım hedeflerinin belirlenmesi ve yeşil dönüşümün hızlandırılması gerekiyor.