İngiltere'nin, Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik tarife uygulamaya hazırlandığı bildirildi. The Times gazetesinin haberine göre, hükümetin bu adımı, Avrupa Birliği'nin (AB) geçtiğimiz yıl Çin yapımı elektrikli araçlara getirdiği ek gümrük vergilerine paralel bir hamle olarak değerlendiriliyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmadı, ancak İngiltere'nin kendi otomotiv sektörünü korumak ve Çin'in devlet destekli üretim fazlasının yol açtığı haksız rekabeti engellemek amacıyla bu yola başvurduğu öne sürülüyor. Kararın, İngiltere'nin ticaret politikasında Çin'e karşı daha sert bir duruş sergileyeceği yönünde sinyal olarak yorumlanıyor.
Tarife Planının Arka Planı
İngiltere, 2020'de AB'den ayrıldıktan sonra bağımsız bir ticaret politikası izliyor. Ancak AB'nin Çin elektrikli araçlarına yönelik soruşturması ve ardından getirdiği ek vergiler, İngiltere üzerinde de baskı oluşturdu. AB, Çin'in elektrikli araç sektörüne sağladığı sübvansiyonların haksız rekabete yol açtığını tespit ederek, geçici olarak yüzde 17 ila 38 arasında değişen ek tarifeler uygulamaya başlamıştı. İngiltere'nin de benzer bir adım atması durumunda, Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yüzde 10 civarında bir tarife uygulanabileceği konuşuluyor. Halihazırda İngiltere, Çin'den gelen elektrikli araçlara yalnızca yüzde 10 oranında standart gümrük vergisi uyguluyor. Bu oranın artırılması, Çinli üreticilerin İngiltere pazarındaki rekabet gücünü önemli ölçüde azaltabilir.
İngiliz otomotiv sektörü, özellikle yerli üreticiler ve tedarik zinciri, uzun süredir Çinli elektrikli araç markalarının agresif fiyatlandırma politikalarından şikayetçi. Çinli üreticiler, devlet destekli düşük maliyetli üretim sayesinde Avrupa pazarında hızla pay kazanıyor. İngiltere'de de MG, BYD ve Ora gibi markaların satışları son yıllarda dikkat çekici şekilde arttı. İngiliz hükümeti, bu durumun yerli üretimi ve istihdamı tehdit ettiği görüşünde. Ayrıca, İngiltere'nin 2030'a kadar benzinli ve dizel araç satışını yasaklama hedefi doğrultusunda elektrikli araç pazarının büyümesi kritik önem taşıyor; ancak bu büyümenin adil rekabet koşullarında gerçekleşmesi isteniyor.
Öte yandan, İngiltere'nin bu hamlesi, Çin ile ticaret savaşlarını tırmandırabilir. Çin, daha önce AB'nin tarifelerine misilleme olarak Avrupa'dan ithal edilen bazı ürünlere (örneğin domuz eti ve brendi) ek vergiler getirmişti. İngiltere'nin de benzer bir misillemeyle karşılaşması muhtemel. Çin, İngiltere'nin önemli bir ticaret ortağı; 2023'te iki ülke arasındaki ticaret hacmi 100 milyar doları aştı. Tarife kararı, İngiltere'nin Çin ile ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir.
Küresel ve Bölgesel Boyut
İngiltere'nin tarife planı, küresel elektrikli araç pazarındaki rekabetin ne denli kızıştığını gösteriyor. ABD, geçtiğimiz yıl Çin yapımı elektrikli araçlara yüzde 100'e varan gümrük vergisi getirmişti. AB ise yüzde 38'e kadar ek tarife uygulama kararı almıştı. Şimdi İngiltere'nin de bu cepheye katılması, Batılı ülkelerin Çin'in elektrikli araç ihracatına karşı ortak bir duruş sergilediği izlenimini güçlendiriyor. Ancak bu duruş, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları çerçevesinde tartışmalı; Çin, söz konusu tarifelerin ayrımcı olduğunu savunuyor ve DTÖ'ye şikayette bulunmuş durumda.
Küresel otomotiv endüstrisi, elektrikli araçlara geçiş sürecinde büyük bir dönüşüm yaşıyor. Çin, bu dönüşümün lideri konumunda; dünya elektrikli araç üretiminin yarısından fazlasını gerçekleştiriyor ve batarya teknolojisinde önemli bir üstünlüğe sahip. Batılı ülkeler ise hem kendi üretimlerini artırmaya hem de Çin'e olan bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. İngiltere'nin tarife kararı, bu çabaların bir parçası olarak görülüyor. Ancak İngiltere'nin kendi elektrikli araç üretimi sınırlı; ülkedeki büyük otomobil fabrikaları çoğunlukla yabancı sermayeye ait (Nissan, BMW, Stellantis gibi) ve bu tesisler de Çin'den gelen parçalara bağımlı. Dolayısıyla tarifeler, İngiliz otomotiv sektörünün maliyetlerini artırabilir ve tüketici fiyatlarını yükseltebilir.
Avrupa Birliği, İngiltere'nin kararını dikkatle izliyor. İngiltere'nin AB'den ayrılmasına rağmen, ticaret politikalarında AB ile paralel hareket etmesi, Brüksel için olumlu bir gelişme. Ancak İngiltere'nin tek başına hareket etmesi, AB'nin Çin'e karşı ortak cephe oluşturma çabalarını zayıflatabilir. Öte yandan, İngiltere'nin tarife uygulaması, Kuzey İrlanda Protokolü kapsamında bazı sorunlara yol açabilir; çünkü Kuzey İrlanda, AB gümrük kurallarına tabi ve İngiltere anakarasından farklı tarifeler uygulanması durumunda ada içinde ticaret akışı bozulabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin Çin elektrikli araçlarına tarife hazırlığı, Türk otomotiv sektörü için hem fırsat hem risk barındırıyor. Türkiye, İngiltere'ye önemli miktarda otomobil ve parça ihraç ediyor; tarifeler nedeniyle Çinli üreticilerin İngiltere pazarında zorlanması, Türk üreticilerin rekabet gücünü artırabilir. Öte yandan, Türkiye'nin kendi elektrikli araç hamlesi (Togg) ve Çin ile artan ticari ilişkileri göz önüne alındığında, Ankara'nın benzer bir tarife kararını dengelemesi gerekebilir. Çin, Türkiye'nin en büyük ithalat partnerlerinden biri; olası bir misilleme, ekonomik ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, küresel tedarik zincirindeki kırılmalar, Türkiye'nin otomotiv ihracatını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, DTÖ kuralları çerçevesinde kendi ticaret politikasını şekillendirirken, hem Batı hem Çin ile dengeli ilişkiler sürdürmek zorunda.