Birleşik Krallık, Brexit sonrası kimlik bunalımıyla boğuşurken, akademisyenler ve okurlar ülkenin kendini iyileştirebilmesi için Avrupa Birliği'nden neden ayrıldığı gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini vurguluyor. Manchester Metropolitan Üniversitesi'nden Profesör Berthold Schoene, Britanya'nın emperyal nostalji ve kendini kandırmayla kaybolduğunu, Brexit'in getirdiği yaraların ancak dürüst bir muhasebeyle sarılabileceğini belirtiyor. Prof. Schoene ve Ian Arnott isimli okur, The Guardian gazetesine yazdıkları mektuplarda, Brexit'i savunan Michael Gove ve Boris Johnson gibi siyasetçilerin uyarıldığını ancak görmezden gelindiğini hatırlatıyor.
Brexit'in Getirdiği Kimlik Bunalımı
Prof. Schoene, Britanya'nın Brexit sürecinde kaybettiği uluslararası itibar ve iç siyasetteki kutuplaşmanın derinleştiğini ifade ediyor. Ona göre, ülke kendini hala küresel bir güç olarak görmekte ısrar ediyor ancak bu vizyon gerçeklikten kopuk. Schoene, “Britanya, imparatorluk geçmişine özlem duyarak bugünün küresel düzeninde yerini bulmaya çalışıyor. Ancak bu nostalji, ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik ve sosyal sorunları gizliyor” diyor. Özellikle İskoçya'nın bağımsızlık talepleri ve Kuzey İrlanda protokolüyle ilgili anlaşmazlıklar, Brexit'in Birleşik Krallık'ın birliğini tehdit ettiğini gösteriyor.
Ian Arnott ise, 2016 referendum öncesinde Michael Gove ve Boris Johnson'a yönelik uyarıları hatırlatıyor. Arnott, o dönemde Brexit kampanyasının vaatlerinin gerçekçi olmadığını ve ülkenin ekonomik olarak zor duruma düşeceğini söyleyenlerin haklı çıktığını belirtiyor. Bugün Britanya, tedarik zinciri sorunları, iş gücü kıtlığı ve artan enflasyonla mücadele ederken, Brexit'in maliyeti giderek daha belirgin hale geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Brexit sadece Birleşik Krallık'ı değil, Avrupa ve küresel dengeleri de etkiledi. AB'nin en büyük ikinci ekonomisinin ayrılması, bloğun içinde daha fazla entegrasyon çağrılarını güçlendirdi. Aynı zamanda ABD ve Çin gibi küresel aktörler, Brexit sonrası Britanya ile ticaret anlaşmaları yapmak için çaba sarf ediyor. Ancak Britanya'nın bu anlaşmalardan beklediği faydayı elde edip edemediği tartışmalı.
Ukrayna savaşı, Britanya'nın AB ile ilişkilerinde yeni bir dinamik yarattı. Savunma ve güvenlik alanında işbirliği artarken, ticari ilişkilerdeki pürüzler devam ediyor. Britanya'nın AB'den ayrıldıktan sonra kendine yeni bir rol arayışı, hem iç politikada hem de dış politikada belirsizliklere yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık'ın Brexit sonrası yaşadığı sancılar, Türkiye-AB ilişkileri açısından önemli dersler içeriyor. AB'den ayrılmanın ekonomik maliyeti ve siyasi istikrarsızlık yaratma potansiyeli, benzer tartışmaların Türkiye'de de gündeme gelmesi halinde dikkate alınmalı. Ayrıca, Brexit sonrası Britanya'nın uluslararası arenada etkisini kaybetmesi, küresel güç dengesinde Türkiye'nin elini güçlendirebilecek bir faktör olabilir; ancak bu durum aynı zamanda Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde alternatif bir ortak olarak Britanya'ya yönelmesini de teşvik edebilir.