Birleşik Krallık'ın son başbakanı Keir Starmer, göreve başladıktan yalnızca 21 ay sonra istifa ettiğini açıkladı. Starmer, İşçi Partisi'nin 2024 genel seçimlerinde kazandığı zaferin ardından başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Ancak partisindeki iç çekişmeler, ekonomik kriz ve sağlık sistemindeki çöküş, Starmer'ın görev süresini kısalttı. Bu gelişme, İngiltere'de son altı yılda görev yapan beşinci başbakanın istifası anlamına geliyor. David Cameron, Theresa May, Boris Johnson, Liz Truss ve nihayet Keir Starmer — siyasi istikrarsızlık, Britanya siyasetinin yeni normali haline geldi. Peki, bu kısa vadeli başbakanlıkların ardında yatan nedenler neler?
Siyasi İstikrarsızlığın Kökenleri
Birleşik Krallık'ta başbakanların görev süreleri, 20. yüzyılda ortalama dört ila beş yıl arasında değişiyordu. Ancak 2016 Brexit referandumuyla başlayan süreçte bu tablo tamamen değişti. Cameron, referandum sonrası istifa etti; yerine gelen May, Brexit anlaşmasını geçiremeyince koltuğunu bıraktı; Johnson, partisi içindeki isyanlar sonucu çekildi; Truss, bütçe kriziyle sadece 49 gün görev yapabildi. Starmer ise, ekonomik durgunluk ve Ulusal Sağlık Sistemi'nin (NHS) çöküşü karşısında çözüm üretemediği için istifa etmek zorunda kaldı.
İngiltere'deki siyasi sistem, başbakanların partileri tarafından kolayca görevden alınmasına olanak tanıyor. Avam Kamarası'nda çoğunluğu kaybetmek veya parti içi güven oylamasında yenilmek, bir başbakanın kaderini belirliyor. Son yıllarda, Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi'ndeki fraksiyonlar arasındaki derin ayrılıklar, başbakanların manevra alanını daralttı. Ayrıca, medyanın yoğun baskısı ve kamuoyunun beklentilerinin artması, liderlerin hata yapma lüksünü ortadan kaldırdı.
Küresel ve Bölgesel Boyut
İngiltere'deki bu istikrarsızlık, Avrupa Birliği ile ilişkilerde belirsizliği derinleştiriyor. Brexit sonrası ticaret anlaşmalarının uygulanması, Kuzey İrlanda protokolü ve ekonomik işbirliği gibi konularda ilerleme sağlanamıyor. AB, bu durumdan rahatsız; çünkü istikrarlı bir muhatap bulamıyor. Ayrıca, NATO içinde İngiltere'nin savunma politikaları sık sık değişiyor. Starmer'ın istifası, Londra'nın uluslararası arenada güvenilir bir ortak imajını zedeledi.
Küresel ölçekte, İngiltere'nin istikrarsızlığı, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer Batılı müttefikler arasında endişe yaratıyor. Ukrayna savaşı, enerji krizi ve Çin'in yükselişi gibi konularda İngiltere'nin net bir tutum sergileyememesi, Batı bloğunun birlikteliğini olumsuz etkiliyor. İngiltere, eski sömürge ülkeleriyle ilişkilerinde de zorlanıyor; ticaret anlaşmaları gecikiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki siyasi istikrarsızlık, Türkiye için doğrudan olumsuz bir etki yaratmasa da, dolaylı sonuçları dikkate alınmalıdır. Türkiye, Brexit sonrası İngiltere ile ticaret hacmini artırmayı hedeflemişti; ancak Londra'daki sık hükümet değişiklikleri, bu süreci yavaşlatıyor. Ayrıca, savunma sanayiinde işbirliği yapılan İngiltere'nin karar alma mekanizmalarındaki belirsizlik, ortak projeleri etkileyebilir. Türkiye, Birleşik Krallık'ın istikrarlı bir ortak olmasını bekler; bu nedenle Ankara, yeni başbakanla ilişkileri hızla normalleştirme çabasına girecektir.