İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Keir Starmer'ın, aylardır süren düşük popülarite ve parti içinden gelen artan baskılar sonucunda bugün istifasını açıklaması bekleniyor. Downing Street'ten yapılan resmi açıklamada, Starmer'ın TSİ 18.00'de ulusa sesleniş konuşması yapacağı duyuruldu. Siyasi kulislerde, 62 yaşındaki liderin bu konuşmada hem başbakanlık hem de parti liderliğinden ayrılacağını ilan edeceği konuşuluyor. Starmer’ın istifası, Temmuz 2024 genel seçimlerinde ezici bir zafer kazanarak iktidara gelmesinden sadece dokuz ay sonra gerçekleşiyor.
İstifanın Arka Planı: Popülarite Kaybı ve Parti İçi Çatlaklar
Keir Starmer, 2024 seçimlerinde Muhafazakâr Parti’yi ağır bir yenilgiye uğratarak 14 yıllık muhalefet dönemini sonlandırmıştı. Ancak seçim zaferinin ardından geçen dokuz ayda hükümetin icraatları beklentileri karşılamadı. Özellikle ekonomik durgunluk, kamu hizmetlerindeki aksaklıklar ve sağlık sistemindeki kriz, Starmer yönetiminin en zayıf karneleri oldu. Anketlere göre Başbakan'ın onay oranı, göreve başladığındaki %48’den %29’a geriledi. Parti içinde ise Starmer’ın kararsız ve zayıf liderlik sergilediği eleştirileri yükseliyordu. Geçtiğimiz hafta, İşçi Partisi’nin sol kanadından milletvekilleri, Starmer’ı “seçim vaatlerini yerine getirmemekle” suçlayan bir bildiri yayımlamıştı.
İstifa kararının tetikleyicisinin, geçen hafta yayımlanan bir iç parti anketi olduğu belirtiliyor. Ankete göre parti üyelerinin %62’si Starmer’ın görevden ayrılması gerektiğini düşünüyor. Ayrıca, hükümetin vergi artışları ve Brexit sonrası düzenlemeler konusunda net bir politika belirleyememesi de liderliğe olan güveni sarsmıştı. Starmer, son haftalarda yaptığı konuşmalarda “birlik ve beraberlik” vurgusu yapmış ama krizi önleyememişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa ve Ötesindeki Yansımalar
Starmer’ın istifası, yalnızca İngiltere için değil, tüm Avrupa ve Batı dünyası için önemli bir siyasi deprem anlamı taşıyor. İşçi Partisi’nin seçim zaferi, Avrupa’da sosyal demokrat partilerin yükselişinin bir işareti olarak görülmüştü. Ancak Starmer’ın hızlı çöküşü, Avrupa’daki merkez sol partiler için bir uyarı niteliği taşıyor. İngiltere’de siyasi istikrarsızlık, Brexit sonrası Avrupa Birliği ile ilişkilerin normalleşmesi sürecini de sekteye uğratabilir. Yeni başbakanın AB ile ticaret ve güvenlik anlaşmalarını hangi yönde şekillendireceği merak konusu.
Küresel ölçekte ise İngiltere, Ukrayna’ya askeri ve mali destek sağlayan öncü ülkelerden biri. Starmer yönetiminin istifa sürecinde Ukrayna yardım paketlerinin onaylanması gecikmişti. Yeni liderin Rusya-Ukrayna savaşına yaklaşımı, NATO ittifakının güçlü kalması açısından kritik. Ayrıca, ABD’de Donald Trump’ın yeniden başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte Batı ittifakında yaşanan gerilimler, İngiltere’nin yeni liderinin transatlantik ilişkileri nasıl yöneteceği sorusunu gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Starmer’ın istifası, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde kısa vadede bir belirsizlik yaratabilir. Özellikle ticaret anlaşmaları ve savunma sanayi işbirliği, yeni hükümetin öncelikleri arasında yer alacak. İngiltere, Türkiye’nin en büyük beşinci ticaret ortağı konumunda. Brexit sonrası imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın genişletilmesi, Starmer döneminde masadaydı ancak süreç tamamlanamamıştı. Ayrıca, İngiltere’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları konusunda Türkiye karşıtı bir duruş sergilemesi, iki ülke arasında zaman zaman gerginliğe yol açmıştı. Yeni başbakanın bu konudaki tutumu yakından takip edilecek. Küresel düzeyde ise İngiltere’deki istikrarsızlık, NATO içinde Türkiye’nin pozisyonunu dolaylı olarak etkileyebilir; Ankara, ittifak içinde güçlü bir İngiltere’nin varlığına önem veriyor.