İngiltere Başbakanı Keir Starmer, beklenmedik bir şekilde görevinden istifa ettiğini duyurdu. Starmer’ın bu kararı ülkede siyasi dengeleri sarsarken, finans piyasalarında sınırlı bir hareketlilik gözlendi. İngiliz devlet tahvilleri (gilts) ilk işlem gününde yatay bir seyir izlerken, sterlin ABD doları karşısında değer kaybetti. Yatırımcılar, siyasi belirsizliğe rağmen daha önce satın alınmış pozisyonları korumayı tercih etti.
İstifanın Ardındaki Siyasi Süreç
Keir Starmer, 2024 yazında yapılan genel seçimlerde İşçi Partisi’ni zafere taşıdıktan sonra başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Görev süresi boyunca ekonomide toparlanma, sağlık sistemi reformu ve iklim politikaları gibi konulara ağırlık verdi. Ancak parti içi muhalefetle mücadele eden Starmer’ın istifası, sağlık sorunları ve parti disipliniyle ilgili baskılar sonucu geldi. İstifa kararı sonrası, İşçi Partisi’nin yeni lider belirleme süreci başlarken, önümüzdeki haftalarda erken seçim olasılığı gündeme geldi.
İstifanın zamanlaması, ekonomik verilerin nispeten iyimser olduğu bir döneme denk geldi. İngiltere’de enflasyon oranı %2,1’e gerilemişti ve işsizlik %4,2 seviyesinde bulunuyordu. Ancak Brexit sonrası ticaret anlaşmalarının uygulanması ve AB ile ilişkilerdeki gerginlikler, hükümetin önündeki en büyük zorluklar arasındaydı.
Piyasalar ve Sterlin Üzerindeki Etkiler
Starmer’ın istifası, sterlinin başlıca para birimleri karşısında değer kaybetmesine neden oldu. Sterlin/dolar paritesi %0,3 düşüşle 1,27 seviyesine gerilerken, euro karşısında da sınırlı bir kayıp yaşandı. Analistler, bu düşüşün siyasi belirsizliğe karşı verilen bir tepki olduğunu belirtiyor. Ancak İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz politikasına ilişkin beklentiler, sterlindeki kayıpları sınırladı. BoE’nin önümüzdeki toplantıda faiz oranını sabit tutacağı öngörülüyor.
İngiliz devlet tahvilleri ise sakin bir seyir izledi. 10 yıllık tahvil faizi %4,12 seviyesinde sabit kalırken, yatırımcılar yeni hükümetin ekonomi politikalarını beklemeye aldı. Uzmanlar, piyasanın mevcut durumda yeni bir başbakanın sinyallerini aradığını ifade ediyor. Özellikle mali disiplin ve kamu harcamaları konusunda net bir duruş, tahvil piyasasının yönünü belirleyecek faktörler arasında.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İngiltere’deki bu siyasi değişiklik, küresel piyasalar üzerinde sınırlı bir etki yarattı. Ancak AB ile ilişkilerde yeniden belirsizlik oluşabileceği endişesi, Avrupa borsalarında hafif satış baskısına yol açtı. FTSE 100 endeksi ilk işlem gününde %0,2 değer kaybederken, Alman DAX endeksi de benzer bir düşüş gösterdi. İngiltere’nin NATO ve G7 içindeki rolü göz önüne alındığında, yeni hükümetin savunma ve dış politika alanında nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Starmer’ın istifası, özellikle Ukrayna’ya yönelik desteğin sürüp sürmeyeceği konusunda soru işaretleri oluşturdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’deki bu siyasi gelişme, Türkiye’yi doğrudan etkilemese de küresel ekonomik dalgalanmaların bir parçası olarak sınırlı bir önem taşıyor. Starmer döneminde İngiltere-Türkiye ticaret hacmi 25 milyar dolar seviyesinde seyrediyordu. Yeni hükümetin Brexit sonrası ticaret anlaşmalarına yaklaşımı, Türkiye’nin İngiltere’ye yönelik ihracatını etkileyebilir. Ayrıca, küresel piyasalardaki belirsizlik, gelişmekte olan piyasalar arasında yer alan Türkiye’nin dış finansman maliyetlerini bir miktar artırabilir. Ancak İngiltere Merkez Bankası’nın faiz politikasındaki istikrar, bu etkinin sınırlı kalmasını sağlayacaktır. Türk yatırımcıları, sterlin varlıklarında temkinli olmayı sürdürüyor.