Birleşik Krallık hükümeti, küçükleri sosyal medyanın zararlarından korumak amacıyla 'Avustralya Artı' adı verilen kapsamlı bir yasak getirmeye hazırlanıyor. Başbakan Keir Starmer'ın önümüzdeki günlerde resmen duyurması beklenen düzenleme, 16 yaş altındaki tüm çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasını yasaklayacak. Hükümetin bu hamlesi, teknoloji şirketlerine karşı ebeveynlerin elini güçlendirmeyi hedefliyor olsa da, sürecin aceleye getirildiği yönünde eleştiriler de bulunuyor.
Düzenlemenin kapsamı ve işleyişi
'Avustralya Artı' modeli, adını Avustralya'nın 2024 yılında uygulamaya koyduğu 16 yaş altı sosyal medya yasağından alıyor. Ancak İngiltere versiyonu, Avustralya'nınkinden daha sıkı kurallar içeriyor. Yeni düzenlemeye göre, TikTok, Instagram, Snapchat, YouTube gibi platformlar, 16 yaş altı kullanıcıların hesap açmasını engellemekle yükümlü olacak. Platformlar, yaş doğrulama teknolojileri kullanarak kullanıcıların yaşını tespit etmek zorunda kalacak. Bu teknolojiler arasında yapay zeka destekli yüz tanıma, kimlik kartı doğrulama ve ebeveyn onayı mekanizmaları yer alıyor.
Hükümet, yasağa uymayan teknoloji şirketlerine küresel cirolarının yüzde 10'una kadar varan ağır para cezaları kesme yetkisine sahip olacak. Ayrıca, platformların çocuklara yönelik hedefli reklam ve algoritmik içerik önerileri sunması da yasaklanıyor. Düzenleme, yalnızca büyük sosyal medya platformlarını değil, aynı zamanda mesajlaşma uygulamaları ve çevrimiçi oyun platformlarını da kapsıyor.
Toplumsal ve siyasi tartışmalar
Düzenleme, özellikle çocuk hakları savunucuları ve ebeveyn dernekleri tarafından memnuniyetle karşılanırken, bazı sivil toplum kuruluşları yasağın ifade özgürlüğünü kısıtlayabileceği ve çocukların dijital okuryazarlık gelişimini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Muhafazakar Parti'nin bazı milletvekilleri, hükümetin bu konuda kamuoyu yoklamalarına dayanarak hızlı karar aldığını ve yeterli istişare süreci yürütülmediğini savunuyor. Teknoloji şirketleri ise düzenlemenin 'orantısız' olduğunu ve uygulamada büyük zorluklar yaratacağını dile getiriyor.
Uzmanlar, yaş doğrulama sistemlerinin mahremiyet sorunlarına yol açabileceğini ve çocukların VPN gibi yöntemlerle yasağı aşabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, düzenlemenin sadece İngiltere'de ikamet edenler için geçerli olması, yurtdışından erişim konusunda boşluklar doğurabiliyor.
Küresel yansımalar ve benzer girişimler
İngiltere'nin bu hamlesi, dünya genelinde çocukları çevrimiçi ortamda korumaya yönelik artan düzenleme eğiliminin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Avustralya'nın yanı sıra Fransa, Almanya ve Güney Kore gibi ülkelerde de benzer yasaklar tartışılıyor veya kısmen uygulanıyor. ABD'de ise federal düzeyde kapsamlı düzenleme bulunmuyor ancak bazı eyaletler yaş sınırlaması getiren yasalar çıkardı.
Uzmanlar, İngiltere'nin 'Avustralya Artı' modelinin diğer ülkeler için örnek teşkil edebileceğini, ancak teknoloji devlerinin bu tür düzenlemelere karşı lobi faaliyetlerini yoğunlaştırdığını belirtiyor. Özellikle Meta ve ByteDance gibi şirketler, yasağın 'aşırı' olduğunu ve daha hafif önlemlerle (örneğin ebeveyn denetim araçları) benzer sonuçlara ulaşılabileceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir tartışma yürütülüyor. İngiltere'nin bu adımı, Türk kamuoyunda çocukların sosyal medya kullanımına yönelik kısıtlamaların yeniden gündeme gelmesine neden olabilir. Ancak Türkiye'deki düzenlemeler, ifade özgürlüğü ve dijital haklar bağlamında daha hassas bir denge gerektiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin teknoloji şirketleriyle ilişkileri ve yerli platformların rekabet gücü bu tür bir yasağın uygulanabilirliğini etkileyebilir. Küresel ölçekte ise Batılı ülkelerin çocuk koruma odaklı düzenlemeleri, Türkiye'nin dijital dönüşüm politikalarına yön gösterebilir ancak ülkeye özgü dinamikler göz ardı edilmemelidir.