İngiltere, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açmak amacıyla önümüzdeki aylarda düzenlenmesi planlanan zirve için hazırlıklara başladı. Başbakan Keir Starmer yönetimi, Brexit sonrası soğuyan bağları yeniden canlandırmak ve ticaretten güvenliğe kadar birçok alanda işbirliğini derinleştirmek istiyor. Zirvenin, İngiltere’nin AB’ye yakınlaşma stratejisinin en somut adımı olması bekleniyor. Yetkililer, bu girişimin iki taraf için de 'kritik önemde' olduğunu vurguluyor. Zirvenin gündeminde, ticaret engellerinin azaltılması, savunma işbirliği ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi başlıklar yer alacak.
Gelişmenin arka planı
İngiltere’nin AB ile yakınlaşma çabaları, 2023’te imzalanan Windsor Çerçevesi’nin ardından hız kazandı. Bu anlaşma, Kuzey İrlanda protokolü konusunda yaşanan anlaşmazlıkları çözmüş ve ilişkilerde yumuşama dönemini başlatmıştı. Ancak tam anlamıyla bir reset, 2024 genel seçimlerinde iktidara gelen İşçi Partisi’nin öncelikleri arasında yer alıyordu. Başbakan Starmer, seçim kampanyasında AB ile daha yakın ilişkiler sözü vermişti. Şimdi bu vaadini yerine getirmek için somut adımlar atıyor. Zirvenin yanı sıra, İngiltere’nin AB’nin bazı programlarına yeniden katılması ve ortak dış politika inisiyatiflerinde daha aktif rol alması da gündemde.
İngiltere, Brexit sonrası bağımsız ticaret anlaşmaları yapma konusunda başarılı olsa da, AB pazarına erişimdeki zorluklar ekonomiyi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle hizmet sektörü ve finansal hizmetler Brexit’in etkilerini en çok hisseden alanlar arasında. İşçi Partisi hükümeti, bu alanlardaki engelleri kaldırmak için AB ile müzakere masasına oturmak istiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere-AB yakınlaşması, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Avrupa’nın küresel aktör olarak konumunu da etkileyecek. Rusya-Ukrayna savaşı ve artan jeopolitik gerilimler, Avrupa’nın birleşik bir duruş sergilemesini daha önemli hale getiriyor. İngiltere’nin AB savunma işbirliğine daha fazla dahil olması, NATO’nun Avrupa ayağını güçlendirebilir. Bunun yanında, ABD’deki seçim belirsizlikleri ve Çin’in yükselişi, Avrupa’nın kendi içinde daha sıkı koordinasyon arayışını tetikliyor. İngiltere’nin bu süreçte oynayacağı rol, Avrupa’nın küresel arenadaki etkinliği açısından belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’nin AB ile yakınlaşması, Türkiye için de dolaylı etkiler doğurabilir. İngiltere, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde önemli bir partner konumunda. İngiltere-AB ticaretinin artması, Türkiye’nin bu pazarlara erişimini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca İngiltere, savunma sanayii alanında Türkiye ile işbirliğini derinleştirme potansiyeline sahip. AB ile yakınlaşma, İngiltere’nin NATO içindeki rolünü güçlendirirse, bu durum Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla da örtüşebilir. Ancak AB’nin genişleme politikasındaki belirsizlikler ve Türkiye’nin üyelik sürecinin durma noktasına gelmesi, bu gelişmelerin doğrudan bir etki yaratmasını sınırlıyor.