İngiltere'nin Avrupa Birliği'ne (AB) yeniden katılım sürecinin, Londra ile Brüksel arasındaki mevzuat uyumu sayesinde hızlandırılabileceği öne sürüldü. AB yanlısı baskı grubu Best for Britain tarafından yapılan açıklamada, İngiltere'nin tek pazar ve gümrük birliği kurallarına uyum sağlamasının, olası bir yeniden katılım müzakerelerini kolaylaştıracağı belirtildi. Bu değerlendirme, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın Brexit sonrası dönemde İngiltere'nin AB ile ilişkilerini yeniden şekillendirmek üzere 'seçenekler' hazırladığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
Best for Britain, İngiltere'nin AB'den ayrılmasının ardından ekonomik ve ticari ilişkilerde yaşanan aksaklıkları sık sık gündeme getiren bir kuruluş. Grubun son açıklamasına göre, İngiltere'nin halihazırda AB düzenlemelerine yakın olduğu alanlarda (örneğin çevre, iş güvenliği ve finansal hizmetler) uyumun korunması, yeniden katılım halinde geçiş sürecini kısaltabilir. Bu, İngiltere'nin AB'ye tam üye olarak dönmesi durumunda, mevzuat uyumlaştırması için gereken sürenin azalacağı anlamına geliyor.
Andy Burnham'ın 'seçenekler' hazırlığı ise İngiltere iç siyasetinde Brexit sonrası döneme dair farklı bir yaklaşımın sinyali olarak yorumlanıyor. Burnham, uzun süredir AB ile daha yakın ilişkileri savunan bir isim olarak biliniyor. Ancak henüz somut bir plan açıklamış değil. Yine de bu hazırlık, İşçi Partisi içinde ve ötesinde AB ile ilişkilerin yeniden tanımlanması yönünde bir tartışmanın kapısını aralayabilir.
Türkiye açısından bakıldığında, İngiltere'nin AB ile ilişkilerinin derinleşmesi, Türkiye'nin AB üyelik süreci ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi tartışmalarına dolaylı etkilerde bulunabilir. İngiltere, Brexit sonrası Türkiye ile serbest ticaret anlaşması imzalamış ve ilişkilerini güçlendirmişti. İngiltere'nin AB'ye yeniden yakınlaşması, Türkiye'nin hem AB hem de İngiltere ile ticari ve siyasi dengelerini yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin AB'ye olası dönüşü, Avrupa kıtasındaki jeopolitik dengeler açısından da önemli. Brexit sonrası dönemde AB, savunma ve güvenlik alanlarında daha bağımsız hareket etme arayışında. İngiltere'nin yeniden katılımı, AB'nin askeri ve ekonomik kapasitesini artırabilir. Ancak bu senaryo şu an için spekülatif; zira İngiltere'de ana akım siyasi partiler (Muhafazakarlar ve İşçi Partisi) resmi olarak yeniden katılımı gündemlerine almadı. Kamuoyu yoklamaları ise halkın önemli bir kesiminin Brexit'i yanlış bulduğunu gösteriyor. Yine de yeniden katılım süreci, referandum dahil uzun ve karmaşık bir yol haritası gerektiriyor.
Küresel ticaret açısından, İngiltere'nin AB ile uyumu, transatlantik ilişkiler ve DTÖ çerçevesindeki pozisyonunu da etkileyebilir. ABD ile İngiltere arasındaki ticaret müzakereleri halihazırda devam ediyor; İngiltere'nin AB'ye yakınlaşması bu müzakerelerde dengeleri değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin AB'ye hızlı dönüş ihtimali, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomisi için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. İngiltere, Brexit sonrası Türkiye'nin AB dışındaki en büyük ticaret ortaklarından biri haline geldi. Londra'nın Brüksel'e yakınlaşması, Türkiye'nin Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi taleplerinde yeni bir denge unsuru yaratabilir. Ayrıca İngiltere'nin AB savunma yapılarına entegrasyonu, NATO içindeki iş bölümünü ve Türkiye'nin güvenlik politikalarını etkileyebilir. Ankara, bu süreci yakından izleyerek ticari ve stratejik çıkarlarını korumaya çalışacaktır.