İngiltere hükümeti, 16 ve 17 yaşındaki gençler için sosyal medya kullanımına yönelik yeni kısıtlayıcı düzenlemeler hazırlıyor. Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, 16 yaş altına uygulanan sosyal medya yasağının ardından bu yaş grubunu da kapsayacak şekilde genişletilmiş bir kurallar seti üzerinde çalışılıyor. Düzenlemenin, çevrimiçi güvenlik endişeleri ve gençlerin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri gerekçesiyle hayata geçirilmesi planlanıyor. Yetkililer, özellikle TikTok, Instagram ve Snapchat gibi platformlarda genç kullanıcıların maruz kaldığı zararlı içerik ve bağımlılık riskine dikkat çekiyor.
Yeni düzenlemenin kapsamı ve hedefleri
Planlanan kurallar, 16 ve 17 yaşındaki gençlerin sosyal medya kullanımını tamamen yasaklamamakla birlikte, belirli kısıtlamalar getirmeyi amaçlıyor. Hükümet kaynakları, bu yaş grubunun özellikle gece geç saatlerde platformlara erişiminin sınırlandırılması, içerik filtreleme sistemlerinin güçlendirilmesi ve ebeveyn onay mekanizmalarının zorunlu hale getirilmesi gibi önlemleri değerlendirdiğini belirtiyor. Ayrıca, bu yaştaki kullanıcılar için algoritmik içerik önerilerinin daha sıkı denetlenmesi ve reklam hedeflemesinin kısıtlanması da gündemde.
İngiltere Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki Dijital Düzenleme Birimi, teknoloji şirketlerine yeni yükümlülükler getirecek olan taslağın içeriğini sonlandırmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Düzenlemenin, 2025 yılı içinde yasalaşması bekleniyor. Öte yandan, sivil toplum kuruluşları ve ebeveyn dernekleri, hükümetin bu adımını desteklerken, teknoloji şirketleri düzenlemenin aşırı kısıtlayıcı olabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa'da artan sosyal medya düzenlemeleri
İngiltere'nin bu hamlesi, Avrupa genelinde gençlerin dijital platformlardan korunmasına yönelik artan bir eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor. Fransa, Almanya ve Avrupa Birliği düzeyinde benzer düzenlemeler hayata geçirilirken, bazı ülkelerde 15 yaş altı için sosyal medya yasağı tartışılıyor. Avrupa Komisyonu'nun Dijital Hizmetler Yasası kapsamında getirdiği yükümlülükler de bu alandaki küresel düzenlemeler için önemli bir referans oluşturuyor.
Uzmanlar, sosyal medyanın gençler üzerindeki etkilerine ilişkin artan bilimsel kanıtların hükümetleri harekete geçirdiğini vurguluyor. Özellikle anksiyete, depresyon ve uyku bozukluklarıyla bağlantılı çalışmaların sayısındaki artış, yasal düzenlemelerin temelini oluşturuyor. Öte yandan, teknoloji şirketlerinin bu tür kısıtlamaları bypass etmek için kullanabileceği yöntemler ve kişisel verilerin toplanmasına ilişkin endişeler de tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin sosyal medya düzenlemeleri, Türkiye'de de benzer tartışmaları beraberinde getirebilir. Türkiye'de özellikle 13 yaş altı için mevcut olan sosyal medya yasaklarına rağmen denetim sorunları yaşanırken, İngiltere'nin adımı ulusal mevzuatın yeniden değerlendirilmesine zemin hazırlayabilir. Ayrıca, sosyal medya platformlarının Türkiye'de geniş kullanıcı kitlesine sahip olması ve dijital bağımlılıkla mücadele politikaları açısından bu tür düzenlemeler ilham verici olabilir. Ancak İngiltere ve AB düzenlemelerinin doğrudan uyarlanması, Türkiye'nin kendi sosyokültürel dinamikleri ve mevcut yasal altyapısı göz önüne alındığında farklılık gösterebilir.