Londra Emniyet Müdürlüğü, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, popülist Reform UK partisi hakkında yürütülen ceza soruşturmasının, bir belgeselde ortaya atılan ve yetkililerin yabancı bağışlarla ilgili seçim yasasını ihlal etmeyi planladığı iddialarını da kapsayacak şekilde genişletildiğini duyurdu. Eski Brexit kampanyacısı Nigel Farage liderliğindeki parti, herhangi bir yasa dışı faaliyette bulunmadığını savunarak suçlamaları reddetti.
Soruşturmanın Kapsamı ve Arka Planı
İngiliz polisinin soruşturmayı genişletme kararı, geçtiğimiz hafta yayınlanan ve Reform UK'nin üst düzey yetkililerinin yabancı fon toplama yasaklarını aşmak için planlar yaptığını öne süren bir belgeselin ardından geldi. Belgeselde, partinin seçim yasalarını ihlal ederek yurt dışından bağış kabul etmeyi planladığı iddia edildi. İngiltere'de yürürlükte olan seçim mevzuatı, yalnızca ülke içinde kayıtlı bağışçılardan fon kabul edilmesine izin veriyor; yabancı kaynaklardan doğrudan veya dolaylı bağış almak yasak.
Reform UK, belgeselde yer alan iddiaları "asılsız" ve "siyasi bir cadı avı" olarak nitelendirdi. Parti sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "Reform UK, tüm bağışları yasalara uygun şekilde almakta ve Seçim Komisyonu'na eksiksiz bildirimde bulunmaktadır. Bu soruşturma, ana akım medyanın ve yerleşik siyasi partilerin partimize yönelik sistematik karalama kampanyasının bir parçasıdır" ifadelerini kullandı. Nigel Farage ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, soruşturmanın "demokrasiye ve ifade özgürlüğüne doğrudan bir saldırı" olduğunu öne sürdü.
Londra Emniyet Müdürlüğü Özel Suçlar ve Operasyonlar birimi tarafından yürütülen soruşturma, ilk olarak geçtiğimiz ay, partinin yabancı bir iş insanından bağış aldığı yönündeki ihbar üzerine başlatılmıştı. Polis yetkilileri, soruşturmanın "kapsamlı ve titiz" bir şekilde sürdürüldüğünü, ancak şu aşamada herhangi bir gözaltı veya suçlamanın söz konusu olmadığını belirtti. Soruşturma kapsamında parti merkezinde ve bazı üst düzey yöneticilerin evlerinde arama yapıldığı, dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.
Reform UK'nin Yükselişi ve Seçim Yasası Tartışmaları
Reform UK, 2018'de Nigel Farage tarafından kurulan ve özellikle göç karşıtı, Avrupa Birliği şüphecisi ve popülist söylemleriyle tanınan bir siyasi parti. Son anketlerde oy oranını yüzde 15-20 bandına çıkarmayı başaran parti, özellikle Muhafazakâr Parti'nin oy tabanından ciddi destek çekiyor. Partinin yükselişi, İngiltere'de 2024 genel seçimlerine giden süreçte siyasi dengeleri sarsmış durumda.
İngiltere'de siyasi partilerin finansmanı, 2000 yılında yürürlüğe giren Siyasi Partiler, Seçimler ve Referandumlar Yasası ile sıkı kurallara bağlanmış durumda. Bu yasa, yalnızca seçmen kütüğüne kayıtlı kişilerin ve İngiltere'de faaliyet gösteren şirketlerin bağış yapmasına izin veriyor. Yabancı bağışlar kesinlikle yasak. Seçim Komisyonu, bağışların kaynağını denetlemekle yükümlü ve ihlal tespit edilmesi halinde ağır para cezaları ve hapis cezaları uygulanabiliyor.
Belgeselde ortaya atılan iddialara göre, Reform UK yetkilileri, yabancı bir bağışçının parasını "danışmanlık ücreti" veya "reklam geliri" gibi göstererek yasal boşluklardan yararlanmayı planladı. Bu iddialar, partinin seçim yasalarına uyum konusundaki sicilini sorgulatıyor. Parti yönetimi ise belgeselin "kurgusal ve yanıltıcı" olduğunu, yayınlanan görüntülerin bağlamından koparıldığını savunuyor.
Siyasi Yansımalar ve Uluslararası Boyut
Reform UK hakkındaki soruşturma, İngiltere'de yabancı müdahale ve seçim güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Muhalefetteki İşçi Partisi ve Liberal Demokratlar, hükümeti yabancı finansman konusunda daha sıkı önlemler almaya çağırdı. İşçi Partisi lideri Keir Starmer, "Hiçbir parti yabancı paranın etkisi altında kalmamalıdır. Seçim yasalarımızın güçlendirilmesi gerekiyor" dedi.
Bu soruşturma, yalnızca Birleşik Krallık iç siyasetiyle sınırlı değil. Son yıllarda Avrupa genelinde popülist ve aşırı sağ partilerin yabancı fonlarla desteklendiği yönünde artan endişeler var. Avrupa Birliği, 2023'te yabancı aktörlerin siyasi partilere finansman sağlamasını engelleyecek yeni düzenlemeler üzerinde çalışmaya başladı. Reform UK'nin Rusya veya Çin gibi ülkelerle bağlantılı fonlar aldığı iddiaları henüz kanıtlanmış değil, ancak soruşturmanın genişlemesi bu yöndeki spekülasyonları artırabilir.
Nigel Farage, uzun yıllar boyunca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e hayranlığını dile getirmiş, AB yaptırımlarını eleştirmiş ve Batı'nın Ukrayna'ya desteğini sorgulamış bir isim. Bu geçmişi, partisinin yabancı fonlarla ilişkilendirilmesini daha da hassas hale getiriyor. İngiliz istihbarat kaynakları, Rusya'nın Brexit sürecinde yasadışı finansman yoluyla etkide bulunmaya çalıştığına dair raporlar hazırlamıştı; bu raporlarda Farage'ın adı doğrudan geçmemiş olsa da, çevresiyle ilgili soru işaretleri dile getirilmişti.
Soruşturmanın genişlemesi, Reform UK'nin seçim kampanyasını da olumsuz etkileyebilir. Parti, önümüzdeki aylarda yerel seçimlere ve genel seçimlere hazırlanırken, artan hukuki baskı ve medya ilgisi, kaynak toplama ve kampanya yürütme kapasitesini zorlayabilir. Ancak Farage, destekçilerine yaptığı çağrıda, "Bu saldırılar bizi yıldıramaz, daha da güçlendirir" mesajı vererek tabanını konsolide etmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Reform UK hakkındaki yabancı fon soruşturması, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, Avrupa'daki siyasi finansman düzenlemeleri ve popülist hareketlerin dış destekle ilişkisi açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, Avrupa Birliği ile yürüttüğü diyalogda ve ikili ilişkilerde, yabancı müdahale ve seçim güvenliği konularında hassasiyet gösteriyor. İngiltere'deki bu soruşturma, Batı demokrasilerinde yabancı finansmanın ne denli ciddi bir güvenlik sorunu olarak algılandığını gösteriyor. Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği ve ilgili kurumları, Birleşik Krallık'taki Türk toplumu ve siyasi gelişmeleri yakından takip etmeli; olası yabancı fon iddialarının Türkiye aleyhine kullanılmasını önlemek için şeffaf ve ilkeli bir duruş sergilemeli. Ayrıca, Avrupa'da yükselen popülist partilerin Türkiye karşıtı söylemleri, bu tür finansman skandallarıyla birleştiğinde Türkiye'nin imajına zarar verebilir.