İngiliz Müzesi'nin, koleksiyonundaki bazı eserlerin sömürge döneminde yasa dışı yollarla ele geçirildiğine dair yeni belgeleri kamuoyuyla paylaşmasının ardından, uluslararası kampanyacılar ve akademisyenler kurumdan kapsamlı bir açıklama ve hesap verebilirlik talep ediyor. Müze yönetimi, özellikle Benin Bronzları ve Parthenon Mermerleri gibi tartışmalı eserlerin geçmişine ışık tutan belgeleri yayımlamış olsa da, eleştirmenler bu adımı yetersiz buluyor. Arap dünyası ve Afrika kökenli sivil toplum örgütleri, müzenin sadece belge yayımlamakla kalmayıp, eserlerin aidiyetini sorgulaması ve gerektiğinde iade sürecini başlatması gerektiğini vurguluyor.
Gelişmenin Arka Planı
Londra merkezli British Museum, dünyanın en büyük ve en tartışmalı arkeolojik koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapıyor. 1753 yılında kurulan müze, özellikle 19. ve 20. yüzyıl başlarında Britanya İmparatorluğu'nun sömürge politikaları aracılığıyla ele geçirilen binlerce eseri barındırıyor. Bunlar arasında Yunanistan'ın talep ettiği Parthenon Mermerleri, Nijerya'nın Benin Bronzları ve Mısır'dan alınan Rosetta Taşı gibi sembolik değeri yüksek parçalar bulunuyor. Son günlerde müze, bu eserlerin edinilme sürecine dair daha önce gizli tutulan arşiv belgelerini erişime açtı. Ancak belgelerin, eserlerin çoğunun "gönüllü bağış" veya "satın alma" yoluyla geldiğini iddia eden resmi anlatıyı sorgulattığı belirtiliyor.
Middle East Eye'ın haberine göre, özellikle Filistin kökenli aktivistler ve Ortadoğu tarihi uzmanı akademisyenler, müzenin 1917 Balfour Deklarasyonu sonrası Filistin'den alınan eserler konusunda da şeffaflık göstermesini istiyor. Kudüs ve çevresinden getirilen arkeolojik buluntuların, o dönemki Osmanlı topraklarında yürütülen kazılarla ilgili izin belgelerinin eksik olduğu iddia ediliyor. Kampanyacılar, müzenin sadece Batı Afrika ve Yunanistan odaklı değil, tüm sömürge bölgelerinden alınan eserler için benzer bir inceleme başlatması gerektiğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu tartışma, küresel çapta sömürge dönemi eserlerinin iadesi yönünde artan baskıların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Fransa, Almanya ve Belçika gibi ülkeler, Afrika ve Asya'daki eski sömürgelerine ait eserleri iade etme yönünde adımlar atarken, İngiltere'nin bu konuda geri kaldığı eleştirileri yapılıyor. British Museum'un tutumu, Brexit sonrası Birleşik Krallık'ın kültürel diplomasi alanında kendini yeniden konumlandırma çabalarıyla da yakından ilişkili. Uzmanlar, müzenin bu konuda proaktif davranmaması halinde uluslararası itibarının zedelenebileceği uyarısında bulunuyor.
Arap dünyası özelinde, Mısır, Irak ve Filistin gibi ülkeler, British Museum'daki eserlerinin iadesi için uzun süredir kampanya yürütüyor. Özellikle Mısır, Rosetta Taşı'nın iadesini resmi düzeyde talep ederken, Irak ise Babil ve Ninova'dan götürüldüğünü iddia ettiği eserlerin akıbetini sorguluyor. Son belgelerin yayımlanması, bu ülkelerdeki kamuoyunun taleplerini daha da güçlendirmiş durumda. Bölgesel medya, müzenin bu belgeleri "bir jest" olarak sunduğunu ancak asıl meselenin eserlerin ait oldukları topraklara dönmesi olduğunu sık sık vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
British Museum'daki sömürge dönemi eserlerine dair tartışma, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, benzer meselelerin Osmanlı İmparatorluğu döneminde Batılı güçler tarafından alınan veya yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan Anadolu kökenli eserler için de gündeme gelme potansiyeli taşıyor. Özellikle Bergama Sunağı, Halikarnas Mozolesi gibi dünyaca ünlü eserlerin Almanya ve İngiltere'de bulunması, Türk kamuoyunda zaman zaman iade tartışmalarının alevlenmesine neden oluyor. Bu gelişme, Türkiye'nin kültür diplomasisi alanında daha aktif bir rol üstlenmesi ve uluslararası hukuk çerçevesinde eser iadesi taleplerini güçlendirmesi açısından bir emsal teşkil edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin yakın coğrafyasındaki Arap ülkeleriyle ilişkilerinde kültürel mirasın korunması ortak bir zemin oluşturabilir.