Bir zamanların süper gücü Britanya İmparatorluğu, bugün Orta Doğu'da kaos yaratan üç haydut rejimin doğuşuna zemin hazırladı. Middle East Eye'ın analizine göre, İngiltere'nin sömürge mirası, bölgede istikrarsızlığın başlıca kaynakları haline gelen bu rejimlerin oluşumunda belirleyici rol oynadı. Bu yasadışı ittifakın bir an önce sona erdirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
İmparatorluğun Karanlık Mirası
Britanya İmparatorluğu'nun 20. yüzyılın başlarında Orta Doğu'da çizdiği sınırlar ve kurduğu yapılar, bağımsızlık sonrası dönemde otoriter rejimlerin yeşermesine zemin hazırladı. Uzmanlar, İngiltere'nin bölgedeki stratejik çıkarları doğrultusunda bazı aşiretleri ve grupları destekleyerek, bugünkü çatışmaların temelini attığını belirtiyor. Özellikle 1916 Sykes-Picot Anlaşması ve 1917 Balfour Deklarasyonu, bölgenin bugünkü haritasını şekillendiren ve derin yaralar açan kararlar olarak öne çıkıyor.
İngiltere'nin bıraktığı bu miras, bugün İsrail, Suudi Arabistan ve İran'da iktidarda olan rejimlerin ideolojik ve yapısal temellerini oluşturdu. Bu ülkeler, ithal ettikleri Batılı siyasi modelleri kendi toplumlarına uyarlayarak, baskıcı ve çıkar odaklı yönetimler inşa ettiler. Bu rejimlerin ortak özelliği, halklarının iradesini yok sayarak, dış güçlerin desteğiyle ayakta kalmalarıdır.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu haydut rejimlerin varlığı, yalnızca Orta Doğu'yu değil, tüm dünyayı etkileyen bir güvenlik tehdidi oluşturuyor. İsrail'in Filistin topraklarındaki işgali, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki savaşı ve İran'ın bölgesel nüfuz arayışı, küresel istikrarı tehdit eden başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Bu politikalar, milyonlarca insanın yerinden edilmesine, insani krizlere ve terör örgütlerinin güçlenmesine yol açıyor.
Uluslararası toplum, bu rejimlerin baskıcı politikalarına karşı zaman zaman tepki gösterse de, çoğu zaman ekonomik ve jeopolitik çıkarlar insani değerlerin önüne geçiyor. Özellikle Batılı ülkeler, bu rejimlerle kurdukları ittifakları sürdürerek, bölgedeki istikrarsızlığın devamına katkıda bulunuyor. Bu durum, 'yasadışı ittifak' olarak nitelendirilen bir düzenin oluşmasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler, Türkiye'nin Orta Doğu'daki konumunu doğrudan etkilemektedir. Türkiye, tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle bölgede etkin bir aktör olma iddiasındadır. Bu haydut rejimlerin varlığı, Türkiye'nin güney sınırlarında güvenlik tehditleri oluşturmakta ve Suriye, Irak gibi komşu ülkelerdeki istikrarsızlığı derinleştirmektedir. Türkiye, bu rejimlerin desteklediği terör örgütleriyle mücadele ederken, aynı zamanda bölgesel bir denge kurmaya çalışmaktadır. Bu nedenle, uluslararası toplumun bu yasadışı ittifakı sona erdirme yönündeki çağrıları, Türkiye'nin de çıkarlarına hizmet edecektir.