İngiltere Parlamentosu Hazine Seçme Komitesi Başkanı, bankaların Şansölye Rachel Healey'den sermaye kurallarında indirim talep edeceğini açıkladı. Milletvekili, küresel finansal düzenlemelerde sermaye gereksinimlerinin düşürülmesi yönünde bir eğilim olduğunu ve Healey'nin bu değişimi görmezden gelemeyeceğini vurguladı. Açıklama, İngiltere'nin Brexit sonrası finansal hizmetler stratejisinin şekillendiği bir dönemde geldi.
Sermaye Kuralları ve Küresel Arka Plan
2008 küresel finans krizinin ardından Basel III düzenlemeleri ile bankaların sermaye yeterlilik oranları sıkılaştırılmıştı. Ancak son yıllarda ABD ve Avrupa Birliği'nde bazı düzenlemelerin gevşetilmesi yönünde adımlar atıldı. Özellikle ABD'de 2018'de kabul edilen yasa ile orta ölçekli bankalar için stres testleri hafifletildi. Avrupa Birliği de Basel III'ün uygulanmasında esneklik sağladı. İngiltere, Brexit sonrası kendi düzenleyici çerçevesini oluştururken, rekabetçilik endişesiyle hareket ediyor. Hazine Seçme Komitesi Başkanı'nın ifadeleri, bu süreçte bankacılık sektörünün baskılarının arttığını gösteriyor.
İngiltere Merkez Bankası (BoE) Finansal Politika Komitesi, sermaye tamponlarını pandemi sırasında geçici olarak gevşetmişti. Şimdi ise ekonomik toparlanma ve enflasyon baskıları altında para politikası sıkılaşırken, bankaların karlılığını korumak için sermaye kurallarında indirim talepleri öne çıkıyor. Şansölye Healey, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada finansal istikrarı korumanın öncelikli olduğunu belirtmişti. Ancak milletvekilinin sözleri, siyasi baskının arttığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin finansal düzenlemelerde atacağı adımlar, küresel piyasalar için de sinyal niteliği taşıyor. Londra'nın önde gelen finans merkezi olma konumu, diğer ülkelerin düzenleyici tercihlerinden etkileniyor. ABD'nin gevşemeci tutumu ve AB'nin esnek yaklaşımı, İngiltere'yi de benzer bir yola itebilir. Öte yandan, sermaye kurallarının çok fazla gevşetilmesi, gelecekteki finansal krizlere karşı kırılganlığı artırabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Finansal İstikrar Kurulu (FSB), küresel standartlardan sapılmaması konusunda uyarılarda bulunuyor.
İngiltere'de bankacılık sektörü, Brexit sonrası AB pazarına erişimde yaşanan zorluklar ve artan rekabet nedeniyle sermaye maliyetlerinin düşürülmesini istiyor. Hükümet ise ekonomik büyümeyi teşvik etmek için finansal hizmetlerde rekabetçiliği artırmayı hedefliyor. Bu denge, önümüzdeki dönemde yapılacak düzenlemelerle netleşecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin sermaye kurallarında indirim tartışması, küresel finansal düzenlemelerde gevşeme eğilimini güçlendirebilir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler, uluslararası bankacılık standartlarına uyum sağlarken, bu tür gevşemeleri yakından izlemeli. Eğer İngiltere ve diğer büyük ekonomiler sermaye gereksinimlerini düşürürse, Türk bankaları için de rekabet baskısı artabilir ve düzenleyici otoriteler (BDDK) benzer adımlar atmak zorunda kalabilir. Ayrıca, Londra'daki finansal koşulların gevşemesi, Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini dolaylı olarak etkileyebilir. Küresel finansal istikrar açısından ise aşırı gevşeme, ileride yeni kriz risklerini beraberinde getirebilir.