İsveç'te 10 yaşından bu yana yaşayan 34 yaşındaki İngiliz vatandaşı John Sellers, Brexit düzenlemeleri kapsamında oturum izni alamayınca sınır dışı edildi. Geçtiğimiz hafta İsveçli eşiyle evlenen Sellers, ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. Karar, Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılmasının ardından İsveç'te yaşayan binlerce İngiliz vatandaşını etkileyen süreçte yeni bir tartışma başlattı.
John Sellers'ın Hikayesi
John Sellers, 1990'ların başında ailesiyle birlikte İngiltere'den İsveç'e taşındı. İsveç'te büyüyen Sellers, eğitimini burada tamamladı, İsveççe'yi ana dili gibi konuşuyor ve hayatını İsveç'te kurdu. Bir süredir İsveç vatandaşlığına başvurmayı düşünse de, Brexit sonrası geçiş dönemi kuralları nedeniyle başvurusu reddedildi.
İsveç Göç Ajansı, Sellers'a 2021 yılında oturum izni verilmediğini ve ülkeyi terk etmesi gerektiğini bildirdi. Sellers, karara itiraz etti ancak mahkeme, Brexit sonrası düzenlemeleri gerekçe göstererek başvuruyu reddetti. Geçtiğimiz ay İsveçli kız arkadaşıyla evlenen Sellers, eşinin vatandaşlığı üzerinden yeni bir başvuru yapmayı planlasa da, bu süreçte sınır dışı edildi.
İsveç'te yaşayan İngilizlerin haklarını savunan dernekler, Sellers'ın durumunun 'Brexit'in insan hayatı üzerindeki trajik etkilerinin bir örneği' olduğunu belirtti. Dernek yetkilileri, İsveç'te yaklaşık 20 bin İngiliz vatandaşının yaşadığını ve birçoğunun oturum izni başvurularında bürokratik engellerle karşılaştığını ifade ediyor.
Brexit Sonrası Avrupa'da İngiliz Vatandaşlarının Durumu
Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasının ardından, 2020 yılı sonunda geçiş dönemi sona erdi ve İngiliz vatandaşları diğer AB ülkelerinde üçüncü ülke vatandaşı statüsüne geçti. AB ülkeleri, İngiliz vatandaşlarına oturum izni verilmesi için belirli süreler tanıdı ancak İsveç dahil bazı ülkelerde uygulama katı yorumlandı.
John Sellers'ın avukatı, müvekkilinin çocukluğundan beri İsveç'te yaşadığını ve ülkeyle güçlü bağları olduğunu vurgulayarak, kararın insan haklarına aykırı olduğunu savunuyor. Avukat, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşımayı planladıklarını söyledi.
İsveç Göç Bakanı Anders Ygeman, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ülkenin göç kurallarını uygulamakla yükümlü olduğunu belirtti ve "Yasal düzenlemeler çerçevesinde hareket ediyoruz" dedi. Ancak muhalefet partileri, hükümeti İngiliz vatandaşlarına karşı fazla katı olmakla eleştirdi.
Benzer vakalar, Almanya ve Hollanda gibi diğer AB ülkelerinde de yaşandı. Brexit sonrası bazı İngiliz vatandaşları, uzun süredir ikamet ettikleri ülkelerden sınır dışı edilme tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Avrupa Komisyonu, üye ülkelere Brexit anlaşmasındaki vatandaş hakları maddelerinin uygulanması konusunda esneklik çağrısı yapmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, müzakereler ve anlaşmaların insan hayatı üzerindeki somut etkilerini gösteren bir örnek olarak dikkat çekiyor. Türkiye, Brexit sürecinde İngiliz vatandaşlarının karşılaştığı zorlukları yakından takip ediyor; zira Türkiye-AB ilişkilerinde vatandaş hakları ve serbest dolaşım konuları benzer hassasiyetler taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa'da yaşayan vatandaşlarının haklarını koruma konusundaki deneyimi, bu tür vakalarda uygulanacak politikalar için emsal teşkil edebilir. Kural koyucuların insani boyutu göz ardı etmemesi gerektiğinin altı çiziliyor.