Pakistan'ın kuzeybatısında, eski Başbakan İmran Han'ın destekçileri Pazar günü başkent İslamabad'a doğru "uzun yürüyüş" olarak adlandırılan protesto yürüyüşünü başlattı. Yürüyüş, hükümetle gösteriyi önlemeye yönelik görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından düzenlendi. Yetkililer, göstericilerin İslamabad'a ulaşma olasılığına karşı haftalardır hazırlık yapıyor.
Protestonun Arka Planı
İmran Han, Nisan 2022'de parlamento tarafından güvensizlik oyuyla görevden alınmasından bu yana çok sayıda dava ile karşı karşıya kaldı. Ağustos 2023'te yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine konuldu. Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI), tutuklamanın siyasi motivasyonlu olduğunu savunuyor. Destekçiler, Han'ın serbest bırakılması ve erken seçim yapılması çağrısında bulunuyor.
Yürüyüş, Pencap eyaletinin kuzeybatısındaki Mianwali kentinden başladı. Göstericiler, çeşitli kentlerden geçerek İslamabad'a ulaşmayı hedefliyor. PTI yetkilileri, yürüyüşün barışçıl olacağını ve demokratik hakların kullanılması olduğunu belirtiyor. Ancak hükümet, kamu düzenini gerekçe göstererek yürüyüşe izin vermeyeceğini açıkladı. İçişleri Bakanı Rana Sanaullah, "Yürüyüşe izin verilmeyecek, çünkü ülkeyi kaosa sürükler" dedi.
İslamabad yönetimi, kente giden yolları kapatmak için konteynerler yerleştirdi ve güvenlik güçlerini konuşlandırdı. Pencap eyaletinde de benzer önlemler alındı. Polis, göstericilere müdahale edebileceğini duyurdu. Öte yandan, Pakistan Telekomünikasyon Kurumu (PTA), yürüyüş bölgelerinde internet ve mobil iletişimi kısıtlayabileceğini açıkladı. Bu tür kısıtlamalar, geçmişteki protestolarda da uygulanmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan, nükleer silaha sahip bir ülke olarak Güney Asya'da stratejik bir konuma sahip. Ülkedeki siyasi istikrarsızlık, bölgesel güvenliği ve ekonomiyi olumsuz etkiliyor. İmran Han'ın tutuklanması, ülke genelinde geniş çaplı protestolara yol açmış, bu protestolar sırasında yüzlerce kişi gözaltına alınmıştı. Uluslararası toplum, Pakistan'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD ve Avrupa Birliği, ifade özgürlüğü ve siyasi katılım konusunda endişelerini dile getirdi. Çin ise, Pakistan'la olan stratejik ortaklığını sürdürüyor ve iç meselelere karışmama politikası izliyor.
Pakistan ekonomisi, yüksek enflasyon, döviz rezervlerinin azalması ve borç yüküyle mücadele ediyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen kurtarma paketi görüşmeleri devam ediyor. Siyasi belirsizlik, ekonomik reformları zorlaştırıyor. Yürüyüşün uzaması veya şiddet olaylarına dönüşmesi, ülkenin ekonomik görünümünü daha da kötüleştirebilir. Ayrıca, Pakistan'ın komşusu Afganistan'daki istikrarsızlık ve Hindistan'la olan gerilim, ülkenin dış politikasını etkiliyor.
İmran Han, görevde olduğu dönemde (2018-2022) Batı yanlısı politikalar izlemekle eleştirilmiş, ancak Çin ve Rusya ile de ilişkileri dengelemişti. Tutuklanması, ülke içinde ve dışında geniş yankı uyandırdı. Han'ın popülaritesi, özellikle gençler ve kentli orta sınıf arasında yüksek. Ancak ordunun ve muhalefetin kontrolündeki hükümet, Han'ı siyasi rakip olarak görüyor ve etkisiz hale getirmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin Güney Asya'daki stratejik ortaklığı açısından önem taşıyor. Türkiye ve Pakistan, savunma sanayii, ticaret ve enerji alanlarında yakın işbirliği yürütüyor. İmran Han, görevde olduğu dönemde Türkiye ile ilişkileri güçlendirmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakın bir dostluk kurmuştu. Han'ın tutuklanması ve ardından yaşanan protestolar, Türkiye'deki kamuoyunda da yankı buldu. Türk hükümeti, Pakistan'daki iç gelişmelere doğrudan müdahil olmaktan kaçınsa da, istikrarın korunmasını ve demokratik sürecin işlemesini arzuluyor. Uzun süreli bir siyasi kriz, Türkiye-Pakistan ekonomik ve savunma projelerini sekteye uğratabilir. Ayrıca, bölgesel güvenlik dengeleri açısından da dikkatle izlenmeli.