Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonominin bu yıl yüzde 3'ün üzerinde reel GSYH büyümesi yakalayacağını, güçlü yapay zeka yatırımlarının Orta Doğu'daki savaşın neden olduğu enerji şokunu dengelemesiyle mümkün olacağını, ancak aşağı yönlü risklerin arttığını ve giderek daha fazla ülkenin geride kaldığını bildirdi. IMF'nin açıklaması, küresel ekonominin dirençli olduğunu ancak kırılganlıkların sürdüğünü gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
IMF'nin değerlendirmesine göre, yapay zeka alanındaki yoğun yatırımlar, özellikle gelişmiş ekonomilerde verimlilik artışı ve yatırım harcamalarını tetikleyerek küresel büyümeye katkı sağlıyor. Ancak Orta Doğu'daki çatışmalar enerji fiyatlarında oynaklığa yol açarak arz güvenliğini tehdit ediyor. Ayrıca birçok ülkede kamu borçlarının yüksek seviyelerde seyretmesi, mali alanı daraltıyor ve olası bir şokta hükümetlerin tepki verme kapasitesini sınırlıyor.
IMF, küresel büyümenin yüzde 3'ün üzerinde gerçekleşmesini beklemesine rağmen, bu oranın tarihsel ortalamanın altında kaldığını ve ülkeler arasındaki ayrışmanın derinleştiğini vurguluyor. Gelişmekte olan ülkelerin birçoğu, yüksek borç yükü, sınırlı döviz rezervleri ve yetersiz yatırım nedeniyle bu büyümeden yeterince pay alamıyor. Raporda, jeopolitik gerilimlerin ticaret akışlarını ve tedarik zincirlerini olumsuz etkilediği, bunun da küresel ekonomik görünümü aşağı yönlü baskıladığı belirtiliyor.
Yapay zeka yatırımlarının büyümeye katkısı, özellikle ABD ve bazı Asya ekonomilerinde belirgin. Ancak bu yatırımların verimlilik artışına dönüşmesi zaman alabilir ve getirileri belirsiz. IMF, politika yapıcıların borç sürdürülebilirliğini sağlamak, enerji güvenliğini artırmak ve yapay zeka gibi yeni teknolojilere yönelik yatırımları desteklemek için dengeli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Orta Doğu'daki savaş, küresel enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili olmaya devam ediyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanmalar, ithalatçı ülkelerin enflasyon ve cari açık sorunlarını derinleştirebilir. Özellikle Avrupa ve Asya'daki enerji yoğun ekonomiler, arz kesintilerine karşı hassas. IMF, enerji şokunun büyümeyi sınırlayabileceğini ancak yapay zeka yatırımlarının bu etkiyi kısmen telafi ettiğini belirtiyor.
Küresel borç seviyeleri ise pandemi sonrası artan kamu harcamaları ve yüksek faiz ortamında rekor seviyelere ulaştı. Gelişmekte olan ülkelerde borç servisi maliyetleri yükselirken, birçok ülke borç yeniden yapılandırması veya ek finansman arayışında. IMF, borç kırılganlıklarının finansal istikrarı tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca jeopolitik parçalanma, ticaret kısıtlamaları ve teknoloji rekabeti, küresel ekonomik işbirliğini zayıflatıyor.
Öte yandan, yapay zeka devrimi, verimlilik artışı ve yeni iş modelleri yaratarak uzun vadeli büyüme potansiyelini yükseltebilir. Ancak bu dönüşümün getirdiği fırsatlardan yararlanmak için ülkelerin altyapı, eğitim ve dijitalleşme yatırımlarını artırması gerekiyor. IMF, politika koordinasyonunun ve çok taraflı işbirliğinin önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yüksek enerji ithalatı ve dış borç yükü nedeniyle Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı enerji şoklarına karşı hassas. Yapay zeka yatırımları ise Türkiye'nin dijital dönüşüm ve verimlilik artışı potansiyelini destekleyebilir; ancak bu alanda yatırım ve nitelikli işgücü açığı bulunuyor. IMF'nin uyarıları, Türkiye'nin mali disiplini koruması ve dış şoklara karşı rezervlerini güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin ticaret ve yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir. Küresel borç sorunu, gelişmekte olan ülkelerle birlikte Türkiye için de finansman maliyetlerini artırabilir.