Uluslararası Para Fonu (IMF) Başekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, görevinden ayrılırken küresel ticareti tehdit eden ‘kısasa kısas’ savaşlarına karşı sert bir uyarıda bulundu. Gourinchas, ülkelerin karşılıklı misillemelerle ticaret avantajı elde etme çabalarının ‘kendi kendini baltalayan’ bir strateji olduğunu vurguladı. IMF’in son Dünya Ekonomik Görünüm raporuna da yansıyan bu uyarılar, küresel büyümenin yavaşladığı ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde geliyor. Gourinchas, birbirine bağımlı ekonomilerin korumacı politikalardan kaçınması gerektiğini belirterek, “Ticaret savaşlarının galibi yoktur. Her ülke kaybeder” dedi.
Gelişmenin arka planı
Pierre-Olivier Gourinchas, kariyerinin önemli bir bölümünü IMF’de geçirdikten sonra, yerine geçecek isme devir teslim yaparken son uyarılarını sıraladı. IMF’in başekonomisti, özellikle ABD-Çin arasında yoğunlaşan ticaret savaşlarına dikkat çekti. Son yıllarda iki dev ekonomi arasında karşılıklı gümrük tarifeleri, teknoloji yaptırımları ve yatırım kısıtlamaları hız kesmeden devam ediyor. Gourinchas, benzer şekilde AB ile ABD arasında yaşanan uçak sübvansiyonları ve dijital hizmet vergileri anlaşmazlıklarını da örnek gösterdi.
Gourinchas’ın ayrılık açıklamaları, dünya ticaretinin son dört yılda milli gelirden daha yavaş büyüdüğü bir döneme denk geliyor. Küresel ticaret hacmi, 2023’te yüzde 0.6 gibi zayıf bir artış kaydederken, IMF 2024 için yüzde 3.3’lük bir büyüme öngörüsünde bulunuyor. Ancak bu iyimser tablo, ticaret savaşlarının tırmanması halinde karamsarlığa dönüşebilir. Gourinchas’ın veda mesajı, IMF’in son dönemde yayımladığı raporlarda da sık sık tekrarladığı bir temayı yineliyor: Korumacılık, ticaretin büyüme motoru olma işlevini zayıflatıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Ticaret savaşlarının en belirgin etkisi, küresel tedarik zincirlerinde parçalanma ve belirsizlik yaratması. Özellikle çip üretimi, otomotiv ve yenilenebilir enerji gibi stratejik sektörlerde yaşanan anlaşmazlıklar, dünya ticaretinin akışını değiştiriyor. Gourinchas, bu durumun ülkeleri ‘arkadaşını kayırma’ (friendshoring) ve ‘yakın kaynaktan tedarik’ (nearshoring) gibi stratejilere yönelttiğini belirtti. Ancak bu eğilim, uluslararası ticaretin verimliliğini düşürebilir ve nihai tüketiciye maliyet yansıyabilir.
IMF Başekonomisti, “Kısa vadede bir ülke misilleme yaparak kendi endüstrisini koruyabilir, ancak diğer ülkelerin misillemesi kaçınılmaz olur. Sonuçta herkes kaybeder” dedi. Bu söylem, ABD eski Başkanı Donald Trump döneminde başlayan ve Joe Biden yönetiminde de devam eden ticaret savaşlarına yönelik en sert IMF uyarılarından biri olarak kayıtlara geçti. Gourinchas ayrıca, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) reformunun ertelenmesinin, ticaret anlaşmazlıklarını çözmekte yetersiz kaldığını sözlerine ekledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ihracat odaklı büyüme stratejisiyle küresel ticaretteki gelişmelere doğrudan duyarlıdır. IMF Başekonomistinin uyarıları, Türkiye’nin ticaret ortaklarının (özellikle AB, ABD ve Rusya) uygulayabileceği korumacı önlemlerin ihracatı olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Ayrıca, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, ticaret savaşlarıyla tetiklenen enflasyonist baskıları artırabilir. Türkiye’nin dış ticaret politikasında çok yönlü ticaret anlaşmalarına yönelmesi ve DTÖ kurallarını savunması, riskleri azaltmada kritik rol oynayabilir.