Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 12 Haziran Cuma günü Cenevre'de yaptığı yıllık konferansta, dijital platformlar üzerinden hizmet veren taşeron (gig) çalışanları için ilk kez bağlayıcı asgari çalışma standartlarını kabul etti. Karar, araç çağırma, yemek dağıtımı ve e-ticaret gibi uygulama tabanlı hizmetlerde çalışan milyonlarca kişinin sosyal güvenlik, ücret ve çalışma koşullarını iyileştirmeyi hedefliyor. ILO'nun 187 üye ülkesinin temsilcilerinin oylamasıyla alınan bu tarihi karar, küresel iş gücü piyasasında dijitalleşmenin yarattığı yeni istihdam biçimlerine yönelik ilk uluslararası hukuki çerçeve olma özelliği taşıyor.
Kararın arka planı ve içeriği
ILO'nun 108. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda alınan karar, platform ekonomisinde çalışanların asgari ücret, çalışma saatleri, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik hakları gibi temel alanlarda korunmasını öngörüyor. Örgütün belirlediği standartlar, bağlayıcı nitelikte olup üye ülkelerin ulusal mevzuatlarını bu çerçeveye uyumlu hale getirmelerini zorunlu kılıyor. Karar, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaygınlaşan ve çoğu zaman kayıt dışı çalışma koşullarıyla gündeme gelen gig ekonomisi sektöründe bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
ILO'nun tahminlerine göre, dünya genelinde yaklaşık 70 milyon kişi gig ekonomisi aracılığıyla çalışıyor. Ancak bu rakamın pandemi sonrası dijitalleşmenin hız kazanmasıyla katlanarak arttığı belirtiliyor. Yeni standartlar, işçilerin çalışma koşullarını iyileştirmenin yanı sıra platformlar arası adil rekabeti de teşvik etmeyi amaçlıyor. Karar, işçi sendikaları ve sivil toplum kuruluşları tarafından memnuniyetle karşılanırken, bazı büyük teknoloji şirketleri ise standardizasyonun esneklik kaybına yol açabileceği endişesini dile getiriyor.
ILO Genel Direktörü Guy Ryder, kararın "dijital çağda işin geleceği için bir dönüm noktası" olduğunu belirterek, "Milyonlarca insan artık korumasız bir şekilde çalışmaya devam edemez. Bu standartlar, onlara hak ettikleri güvenceyi sağlayacak" ifadelerini kullandı. Ryder ayrıca, standartların uygulanmasının ülkelerin kendi sosyal diyalog mekanizmalarına bırakıldığını ancak temel ilkelerden taviz verilmeyeceğini vurguladı.
Küresel ve bölgesel boyut
ILO'nun bu kararı, özellikle Asya-Pasifik bölgesi başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde büyük yankı uyandırdı. Hindistan, Endonezya ve Vietnam gibi ülkelerde gig ekonomisi hızla büyürken, işçi hakları konusunda ciddi boşluklar bulunuyor. Standartların, bu ülkelerdeki çalışanlara asgari bir koruma sağlaması bekleniyor. Avrupa Birliği ise daha önce kendi Platform Çalışma Direktifi üzerinde çalışıyordu; ILO kararı, AB'nin de bu alandaki düzenlemelerine hukuki bir dayanak oluşturuyor.
Öte yandan, Amerika Birleşik Devletleri'nde eyalet düzeyinde farklı uygulamalar söz konusu; Kaliforniya'da kabul edilen yasa, gig çalışanlarına bağımlı çalışan statüsü tanımıştı ancak diğer eyaletlerde bu tür düzenlemeler sınırlı kalmıştı. ILO standartları, uluslararası alanda bir referans noktası haline gelerek ülkeler arasındaki uyumsuzlukları gidermeye yardımcı olabilir. Uzmanlar, standartların özellikle gelişmiş ülkelerdeki platform şirketlerinin faaliyet gösterdiği gelişmekte olan pazarlarda işçi haklarının yukarı çekilmesinde etkili olacağını düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gig ekonomisi çalışanlarının sayısının hızla arttığı ülkelerden biri. Özellikle moto-kurye, paket dağıtımı ve ulaşım sektöründe faaliyet gösteren platformlarda çalışanların sosyal güvencesizlik ve düşük ücret sorunları sıkça gündeme geliyor. ILO'nun bu bağlayıcı standartları, Türkiye'nin ulusal mevzuatını gözden geçirmesini zorunlu kılacak. Türkiye'nin ILO sözleşmelerine taraf olması, bu standartların iç hukuka aktarılmasını gerektiriyor. Bu durum, hem işçi haklarının iyileştirilmesi hem de sektördeki kayıt dışılığın azalması açısından önemli bir fırsat sunuyor. Aksi takdirde, uluslararası rekabette dezavantajlı duruma düşme riski bulunuyor. Karar, aynı zamanda Türkiye'nin sosyal politika alanındaki uluslararası taahhütlerine uyumunu göstermesi açısından da kritik.