Kolombiya'nın Cali kentinde çöken konut kulelerine devlet yetkilileri dakikalar içinde akın ederken, Venezuela'nın kuzeyindeki Los Cocos adlı düzleşmiş apartman blokunda siviller, enkazdan sağ ve ölü çıkarmak için yetersiz destekle boğuştu. 15 Ağustos'ta meydana gelen 7.1 büyüklüğündeki depremin ardından iki komşu ülkede sergilenen kurtarma çalışmaları, afet yönetimindeki uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin arka planı
Kolombiya'nın üçüncü büyük kenti Cali'de deprem, beş katlı iki konut kulesini kağıt gibi katladı. İlk sarsıntıdan sadece 15 dakika sonra Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi (UNGRD) ekipleri olay yerindeydi. Arama kurtarma köpekleri, termal kameralar ve akustik dinleme cihazlarıyla donatılmış 300'den fazla itfaiyeci, asker ve Kızılhaç gönüllüsü, vardiyalı sistemle 72 saat boyunca durmaksızın çalıştı. Enkaz altından 38 kişi canlı çıkarıldı.
Venezuela'nın kuzeyindeki Carabobo eyaletine bağlı Valencia kentindeki Los Cocos apartmanı ise tam bir trajediye dönüştü. Dört katlı bina, depremin hemen ardından çöktü. Ancak olay yerine gelen resmi kurtarma ekibi yoktu. Devlete ait petrol şirketi PDVSA'nın çalışanları ve mahalle sakinleri, elleriyle ve basit aletlerle enkazı kazmaya başladı. İlk 24 saat içinde yalnızca 15 kişi kurtarılabildi; en az 40 kişi hayatını kaybetti.
Uluslararası Afet Veritabanı'na göre, Venezuela'da son 20 yılda meydana gelen depremlerde ortalama müdahale süresi 48 saati bulurken, Kolombiya'da bu süre 6 saatin altında. Venezuela'nın kamu yönetimi, ülkedeki ekonomik kriz ve siyasi kaos nedeniyle afet müdahale kapasitesini ciddi şekilde kaybetti.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu iki örnek, Latin Amerika'da artan doğal afet riskine karşı ülkelerin hazırlık düzeyindeki eşitsizliği gösteriyor. And Dağları ve Karayipler fay hattı üzerinde yer alan bölge, sismik olarak son derece aktif. Ancak afet yönetimindeki farklılıklar, aynı büyüklükteki depremin yıkım gücünü belirleyebiliyor.
Kolombiya, 2015'teki Mocoa çamur selinin ardından ulusal afet koordinasyon merkezini yeniden yapılandırmış ve erken uyarı sistemlerine yatırım yapmıştı. Venezuela'da ise devletin afet fonu, muhalefetin 'çalındı' dediği iddialarla küçülürken, yerel yönetimler merkezi hükümetten bağımsız hareket edemiyor. Uzmanlar, iklim değişikliğiyle artan doğal afet sıklığının, kırılgan devletleri daha da savunmasız hale getireceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından afet yönetimindeki eksikliklerini gidermeye çalışırken, bu iki örnekten çıkarımlar yapabilir. Deprem sonrası kurtarma hızı, kurumsal kapasite ve erken müdahalenin can kurtarmadaki kritik rolü, iki Ülkenin karşılaştırmasıyla daha net görülüyor. Türkiye'nin AFAD bünyesinde geliştirdiği koordinasyon modelleri, bölgedeki diğer ülkelere örnek olabilir. Ayrıca, bu durum, uluslararası insani yardım mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ve komşu ülkelerle afet protokollerinin önemini hatırlatıyor.