Sürgünde bulunan ve hakkında idam kararı çıkarılan Bangladeş'in eski Başbakanı Şeyh Hasina Vecid, Aralık 2025'te ülkesine döneceğini açıkladı. Bu hamle, Dakka'daki mevcut hükümetle doğrudan bir hukuki hesaplaşma anlamına geliyor. Hasina, 2023'teki şiddet olayları sırasında insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle ölüm cezasına çarptırılmıştı. Eski lider, uluslararası kamuoyunda tartışmalı bir figür olmaya devam ederken, dönüş vaadi Bangladeş siyasetinde yeni bir kriz dalgası yaratabilir.
Gelişmenin Arka Planı: Hasina'nın Yargılanması ve Sürgünü
Şeyh Hasina, 2009-2025 yılları arasında kesintisiz başbakanlık yapmış, ancak 2024 genel seçimlerinin ardından patlak veren kitlesel protestolarda 300'den fazla kişinin ölümüne yol açtığı iddiasıyla yargılanmıştı. 2025 başında Bangladeş Yüksek Mahkemesi tarafından idama mahkûm edilen Hasina, karardan kısa süre sonra Hindistan'a kaçmıştı. O zamandan beri yurtdışından siyasi faaliyetlerini sürdüren eski başbakan, destekçilerine seslenerek "Adaletin tecelli etmesi için ülkeme döneceğim" dedi. Hükümet ise Hasina'nın dönüşü halinde derhal tutuklanacağını ve cezanın infaz edileceğini duyurdu. Bu durum, Bangladeş'te siyasi kutuplaşmayı daha da derinleştiriyor.
Hasina'nın partisi Awami Birliği, yargılamanın siyasi olduğunu savunuyor ve liderlerinin ülkeye dönüşü için uluslararası baskı oluşturuyor. Ancak mevcut Başbakan Muhammed Yunus liderliğindeki geçiş hükümeti, Hasina'nın dönüşünü "hukuka meydan okuma" olarak nitelendiriyor. İnsan hakları örgütleri ise yargı sürecinin bağımsızlığına dair endişelerini dile getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hindistan-Bangladeş İlişkileri ve Uluslararası Tepkiler
Hasina'nın sığındığı Hindistan, bu krizde kilit bir rol oynuyor. Hindistan, geleneksel olarak Awami Birliği'ni desteklemiş olsa da, Hasina'nın iadesi konusunda Bangladeş ile iş birliği yapmaya isteksiz görünüyor. Yeni Delhi, mülteci statüsü verdiği Hasina'yı iade etmenin iç siyasette tepki çekeceğini ve bölgesel istikrarı etkileyeceğini düşünüyor. Öte yandan, Batılı ülkeler bu davanın siyasi boyutuna dikkat çekerek, Hasina'nın adil yargılanma hakkının korunmasını talep ediyor. Birleşmiş Milletler, durumu yakından takip ettiğini bildirdi. Hasina'nın Aralık'ta dönme vaadi, yalnızca Bangladeş'te değil, Güney Asya'da da yeni bir diplomatik gerilim dalgası yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bangladeş'teki bu gelişme, Türkiye'nin Güney Asya politikası açısından dolaylı etkiler doğurabilir. Türkiye, Bangladeş ile tarihsel bağlara sahip olup, özellikle ticaret ve kalkınma iş birliği alanlarında ilişkilerini sürdürmektedir. Hasina'nın dönüşü ve olası bir siyasi kriz, bölgedeki istikrarı tehdit edebilir; bu durum Türkiye'nin Güney Asya'daki ekonomik çıkarlarını ve insani yardım faaliyetlerini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, adil yargılama ve hukukun üstünlüğü ilkelerine vurgu yaparak, bu süreçte dengeli bir diplomatik duruş sergilemeye çalışacaktır. Genel olarak, Hasina'nın dönüş vaadi Türk dış politikasında doğrudan bir krize yol açmasa da, bölgesel gelişmelerin yakından izlenmesini gerektirmektedir.