Londra’da 2018’den bu yana yaşayan 33 yaşındaki İtalyan mühendis, İçişleri Bakanlığı görevlilerinin kendisine yerleşik statüsünün hatalı verildiğini ve bu nedenle artık Brezilyalı eşine sponsor olamayacağını bildirmesiyle büyük bir hukuki mücadele içine girdi. Çift, bürokratik bir hatanın hayatlarını nasıl altüst ettiğini ve İngiltere’de kalma haklarını nasıl tehdit ettiğini anlattı.
Hatalı yerleşik statüsü ve sonuçları
İtalyan mühendis, Brexit sonrası yerleşik statü (settled status) başvurusunda bulunmuş ve başvurusu 2020 yılında onaylanmıştı. Ancak İçişleri Bakanlığı, kısa bir süre önce yaptığı incelemede bu statünün hatalı verildiğini tespit etti. Bakanlık yetkilileri, başvuru sırasında gereken beş yıllık ikamet süresinin tamamlanmadığını öne sürerek, verilen yerleşik statünün geçersiz olduğunu belirtti. Bu durum, İtalyan mühendisin eşi olan Brezilyalı kadının İngiltere’de kalma hakkını doğrudan etkiledi. Çünkü eşinin yerleşik statüsü, Brezilyalı kadının aile birleşimi yoluyla oturma izni almasının temelini oluşturuyordu.
İtalyan mühendis, yaşadığı hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirdi: “Beş yıldır bu ülkede çalışıyor, vergi ödüyor ve topluma katkı sağlıyorum. Bakanlığın hatası nedeniyle eşimin sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalması kabul edilemez.” Çift, avukatları aracılığıyla İçişleri Bakanlığı’na itirazda bulunurken, sürecin belirsizliği psikolojik olarak da yıpratıcı oluyor. Kadının mevcut oturma izninin süresi ise gelecek ay doluyor; bu süre içinde başvuru yapılmazsa ülkeyi terk etmek zorunda kalabilir.
Bu vaka, İçişleri Bakanlığı’nın yerleşik statü başvurularında yaptığı hataların ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Daha önce de benzer hatalar nedeniyle birçok AB vatandaşının statüsünün iptal edildiği ve insanların mağdur edildiği biliniyor. Göçmen hakları savunucuları, sistemdeki bu tür hataların giderilmesi ve mağdurların haklarının korunması için çağrıda bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, Brexit sonrası Avrupa Birliği vatandaşlarının İngiltere’deki statüsü konusundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme getirdi. Brexit sürecinde AB vatandaşlarına verilen yerleşik statü, milyonlarca insanın İngiltere’de kalma hakkını garanti altına almıştı. Ancak bakanlığın hatalı değerlendirmeleri, bu güvencenin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Komisyonu, konuyla ilgili olarak İngiltere’nin AB vatandaşlarının haklarını koruma yükümlülüğünü hatırlattı ve sürecin titizlikle yürütülmesini istedi.
Küresel ölçekte bakıldığında, bu durum göçmenlerin bürokratik hatalara karşı ne kadar savunmasız olduğunu gösteriyor. Özellikle uluslararası evliliklerde, eşlerden birinin statüsünün iptali, diğerinin de ülkeden ayrılmak zorunda kalmasına neden olabiliyor. İnsan hakları örgütleri, bu tür durumlarda ülkelerin göçmenlere karşı daha esnek ve insani politikalar izlemesi gerektiğini vurguluyor. İngiltere’de yaşanan bu vaka, göçmen hakları mücadelesinin uluslararası boyutunu da gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından bu gelişme, Birleşik Krallık’ın göçmen politikalarındaki katılığın ve bürokratik hataların bireylerin hayatını nasıl etkileyebileceğini gösteren bir örnek teşkil ediyor. Türk vatandaşları da Brexit sonrası İngiltere’deki statülerine ilişkin benzer sorunlarla karşılaşabilir; bu nedenle Türk yetkililerin, vatandaşlarının haklarını korumak için İngiliz makamlarıyla düzenli iletişim halinde olması ve olası mağduriyetlere karşı hukuki destek sağlaması önem taşıyor. Ayrıca, bu durum göçmenlerin hukuki güvenliğinin ülkeler arası ilişkilerde hassas bir denge unsuru olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.