ABD'de bir hafta içinde yaşanan iki ölümlü Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) müdahalesi, kurumun tutuklama politikalarına yönelik eleştirileri yeniden alevlendirdi. Demokrat milletvekilleri, İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin yönetimindeki ICE'nin artan tutuklama kotalarının, göçmenlere yönelik şiddet eylemlerine dönüştüğünü savunuyor. Olaylar, özellikle Latin kökenli topluluklarda tedirginlik yaratırken, aktivistler kurumun sistematik olarak Latinleri hedef aldığını iddia ediyor. ICE yetkilileri ise müdahalelerin yasal çerçevede ve gerekli durumlarda gerçekleştiğini, suçlamaların asılsız olduğunu belirtiyor.
Bir haftada iki ölüm: Olayların perde arkası
İlk olay, 14 Mart'ta Teksas'ın San Antonio kentinde meydana geldi. ICE ajanları, düzensiz göçmen olduğu iddia edilen 32 yaşındaki Juan Carlos Hernandez'i durdurmak istedi. Hernandez'in kaçmaya çalıştığı sırada ajanların açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiği bildirildi. Görgü tanıkları, ajanların orantısız güç kullandığını öne sürerken, ICE yaptığı açıklamada Hernandez'in silahlı olduğunu ve ajanların kendini savunma amacıyla ateş ettiğini duyurdu. Ancak olay yerinde herhangi bir silah bulunamadı.
İkinci olay ise 18 Mart'ta Arizona, Phoenix'te yaşandı. Bu kez hedef, 45 yaşındaki Meksika vatandaşı Maria Guadalupe Ortiz'ti. ICE ajanları, Ortiz'in evine düzenledikleri baskında, kadının kendilerine bıçakla saldırdığını ve bunun üzerine ateş açtıklarını belirtti. Komşuları, Ortiz'in daha önce herhangi bir suç kaydı olmadığını ve ailesiyle birlikte yıllardır ABD'de yaşadığını ifade etti. Her iki olay da, ICE'nin tutuklama kotalarını artırmasının ardından gelen gerginliklerin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Kota sistemi ve siyasi boyut
İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, göreve geldiği 2023 yılından bu yana ICE'nin tutuklama sayılarını artırmak için katı kotalar belirledi. Bakanlık verilerine göre, 2024'ün ilk iki ayında tutuklama sayısı bir önceki yıla göre %40 arttı. Ancak bu artış, beraberinde şiddet olaylarını da getirdi. Demokrat Partili Kongre üyeleri, Mullin'i sert bir şekilde eleştirerek, kotaların ajanlar üzerinde baskı yarattığını ve orantısız güç kullanımına yol açtığını iddia ediyor. Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, düzenlediği basın toplantısında, "ICE artık bir kolluk kuvveti değil, Latin toplumunu terörize eden bir silah haline geldi" ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçiler ise Mullin'i savunarak, kotaların yasa dışı göçle mücadele için gerekli olduğunu söylüyor. Beyaz Saray Sözcüsü, Başkan'ın ICE'nin çalışmalarını desteklediğini ancak olaylarla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Bu tartışmalar, ABD'de göçmenlik politikasının ne kadar kutuplaştırıcı bir konu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ICE tartışmaları, Türkiye'nin düzensiz göçle mücadele politikaları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda göçmen ve mülteci yönetiminde insani yaklaşım ile güvenlik önlemleri arasında bir denge kurmaya çalışıyor. ABD'deki bu tür şiddet olayları, göçmenlik politikalarında insan haklarına saygının önemini hatırlatırken, aşırı sert önlemlerin toplumsal huzursuzluğa yol açabileceğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye-ABD ilişkilerinde göç konusu iki ülke arasında iş birliği alanlarından biri; bu nedenle ABD'deki göçmen politikalarındaki gelişmeler, Türkiye'nin uluslararası göç yönetimindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilecek bir bağlam sunuyor.