Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi, İran'ın nükleer programına ilişkin denetimlerin hızla yeniden başlayabileceğini belirtti. Grossi, İran'ın elinde önemli miktarda %60 zenginleştirilmiş uranyum bulunduğunu, ancak askeri saldırılarda hasar gören nükleer tesislerin durumunu doğrulamak için gereken erişimi denetçilerin kaybettiğini açıkladı. Grossi, David Gura ile yaptığı söyleşide, İran'la işbirliğinin yeniden tesis edilmesinin mümkün olduğunu vurguladı.
Nükleer Denetimde Kesinti ve Belirsizlik
IAEA'nın İran'daki denetim faaliyetleri, son aylarda yaşanan askeri gerilimler ve tesislere yönelik saldırılar nedeniyle ciddi şekilde kesintiye uğradı. Özellikle İran'ın önemli nükleer tesislerinden biri olan ve askeri saldırılarda hasar gördüğü bildirilen bölgelerde, denetçilerin erişimi kısıtlandı. Grossi, bu tesislerdeki nükleer materyalin durumunun belirsiz olduğunu ve uluslararası toplumun bu konuda endişe duymasının doğal olduğunu ifade etti. İran'ın elinde tuttuğu %60 zenginleştirilmiş uranyum, nükleer silah üretimi için kritik bir eşik olarak kabul ediliyor; zira bu oran, silah kalitesine yakın bir seviyeye işaret ediyor.
Grossi, denetimlerin yeniden başlaması için İran'ın gerekli işbirliğini göstermesi gerektiğini, ancak teknik düzeyde hızlı bir şekilde ilerleme kaydedilebileceğini söyledi. IAEA'nın elinde, İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin geçmişe dönük veriler bulunuyor; ancak son dönemdeki kesintiler, bu verilerin güncelliğini yitirmesine yol açtı. Grossi, İran'ın nükleer programının barışçıl olduğu yönündeki açıklamalarına rağmen, uluslararası toplumun şeffaflık beklentisinin sürdüğünü belirtti.
Uluslararası Yansımalar ve Jeopolitik Denge
İran'ın nükleer programı, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) sonrasında büyük ölçüde sınırlandırılmıştı. Ancak ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesi ve ardından İran'ın yükümlülüklerini kademeli olarak askıya alması, denetim rejimini zayıflattı. Son dönemdeki askeri saldırılar ise hem fiziksel altyapıya zarar verdi hem de IAEA'nın erişimini fiilen imkânsız hale getirdi. Grossi'nin açıklamaları, diplomatik bir çözüm için kapının hâlâ açık olduğunu gösteriyor; zira Ajans, İran'la teknik düzeyde temaslarını sürdürüyor.
Bölgesel güç dengeleri açısından, İran'ın nükleer kapasitesi İsrail, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri için güvenlik tehdidi olarak algılanıyor. İsrail, İran'ın nükleer silah edinmesini kırmızı çizgi olarak tanımlarken, ABD yönetimi de denetimlerin yeniden başlaması için çağrı yapıyor. Avrupa Birliği ise diplomatik kanalların açık tutulmasından yana. Grossi'nin mesajı, tansiyonun düşürülmesi ve nükleer materyalin akıbetinin netleştirilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın nükleer programındaki belirsizlik, Türkiye'nin güvenlik ve enerji politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, komşusu İran ile uzun bir sınırı paylaşıyor ve bölgesel istikrarın korunmasında kilit rol oynuyor. Nükleer denetimlerin yeniden başlaması, Orta Doğu'da bir silahlanma yarışını önleyebilir ve Türkiye'nin enerji arz güvenliğine katkı sağlayabilir. Ayrıca Türkiye, İran'a uygulanan yaptırımların kendi ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için diplomatik çözümlerden yana. IAEA ile işbirliğinin güçlenmesi, Türkiye'nin nükleer enerji programı için de dolaylı bir güvence oluşturabilir. Bu gelişme, Ankara'nın bölgesel denklemde denge politikasını sürdürmesini kolaylaştırabilir.