ABD liderliğindeki Barış Konseyi, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) Gazze Şeridi'nde hiçbir rolü olmayacağını duyurdu. Karar, savaşın yıkıma uğrattığı bölgede insani yardımın koordinasyonu açısından belirsizlik yaratırken, Filistinli mültecilerin temel hizmetlere erişimini daha da zorlaştırma riski taşıyor.
Kararın arka planı ve UNRWA'nın durumu
UNRWA, 1949'da kurulduğundan bu yana Filistinli mültecilere eğitim, sağlık, gıda ve barınma gibi hayati hizmetler sunuyor. Ajans, Gazze'de 2 milyondan fazla insanın yaşadığı bölgede uzun yıllardır en büyük insani yardım sağlayıcısı konumunda. Ancak İsrail, UNRWA çalışanlarının bir kısmının 7 Ekim 2023 saldırılarına karıştığını iddia ederek ajansa yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Bu suçlamaların ardından birçok Batılı ülke UNRWA'ya sağladığı fonu askıya aldı. BM tarafından yürütülen soruşturmalar, bazı çalışanların saldırılara karışmış olabileceğini gösteren kanıtlar bulmakla birlikte, ajansın genel olarak tarafsızlığını koruduğunu ortaya koydu. Buna rağmen İsrail ve müttefikleri UNRWA'nın tamamen kapatılması gerektiğini savunuyor.
ABD liderliğindeki Barış Konseyi'nin kararı, bu tartışmaların son halkası olarak yorumlanıyor. Konsey, Gazze'nin yeniden inşası ve yönetimi için oluşturulan geçici bir uluslararası mekanizma. Kararın gerekçesi olarak UNRWA'nın "artık güvenilir bir aktör olmadığı" öne sürülüyor. Ancak bu adım, insani yardım kuruluşları ve BM yetkilileri tarafından endişeyle karşılandı. UNRWA'nın devre dışı bırakılması durumunda, özellikle mülteci kamplarında yaşayan yüz binlerce Filistinlinin temel gıda, ilaç ve eğitim hizmetlerinden mahrum kalacağı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Karar, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan istikrarı daha da sarsabilir. UNRWA, sadece Gazze'de değil, Batı Şeria, Lübnan, Ürdün ve Suriye'deki Filistinli mülteciler için de kritik bir rol oynuyor. Ajansın Gazze'den çekilmesi, bölgedeki insani krizin derinleşmesine ve radikal grupların güç kazanmasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca, ABD'nin bu tutumu, uluslararası toplumda Washington'a yönelik güvenilirlik sorgulamalarını artırabilir. Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri, UNRWA'ya verdikleri desteği sürdüreceklerini açıklasa da, ABD'nin pozisyonu diğer aktörler üzerinde baskı oluşturuyor.
Öte yandan, İsrail yönetimi kararı memnuniyetle karşıladı. İsrail Başbakanı, UNRWA'nın "terörizme hizmet ettiğini" yineleyerek, alternatif yardım mekanizmalarının kurulması gerektiğini söyledi. Ancak hangi kuruluşların UNRWA'nın yerini alacağı belirsiz. Barış Konseyi'nin önerdiği yeni yapının henüz somut bir planı yok. Bu belirsizlik, Gazze'deki insani operasyonların aksamasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, UNRWA'nın en büyük bağışçılarından biri ve Filistinli mültecilere yönelik desteğini kararlılıkla sürdürüyor. Ankara, kararı derin endişeyle karşıladı; Dışişleri Bakanlığı, UNRWA'nın devre dışı bırakılmasının insani felaketi büyüteceğini ve Filistin halkının haklarını ihlal edeceğini vurguladı. Türkiye, BM Genel Kurulu'nda UNRWA'ya destek veren kararlara öncülük ediyor ve ajansa ek fon sağlamayı değerlendiriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi rolünü daha da önemli kılıyor. Ayrıca, ABD ile yaşanan görüş ayrılığı, ikili ilişkilerde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Türkiye, Gazze'de kalıcı ateşkes ve iki devletli çözüm için uluslararası baskıyı artırma arayışında.