Yemen'deki Husi milisleri, Suudi Arabistan'ın güney şehirlerine yönelik saldırılarını ikinci güne taşıdı. Birleşmiş Milletler, ülke genelinde yeniden alevlenen çatışmalar nedeniyle 100 bin Yemenlinin yerinden edildiğini ve insani krizin derinleştiğini bildirdi. Katar, stratejik öneme sahip Bab el-Mendeb Boğazı'ndaki gerginlik için alarm verdi.
Çatışmaların arka planı ve bölgesel etkileri
Husiler, Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Cizan ve Necran bölgelerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sürdürüyor. Suudi yetkililer, hava savunma sistemlerinin saldırıları önlediğini iddia ederken, Husiler Suudi petrol altyapısını ve askeri üsleri hedef aldıklarını açıkladı. Bu saldırılar, Yemen'de yıllardır süren iç savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), son bir hafta içinde Marib, Cevf ve Hudeyde vilayetlerinde şiddetlenen çatışmalar yüzünden yaklaşık 100 bin sivilin evlerini terk etmek zorunda kaldığını duyurdu. OCHA sözcüsü, "Yemen halkı dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya. Sağlık sistemi çökmüş durumda, gıda ve temiz suya erişim her geçen gün azalıyor" dedi. BM, Yemen'de 2021 yılı için talep edilen 3,85 milyar dolarlık insani yardım fonunun sadece yüzde 30'unun karşılandığını hatırlattı.
Katar Dışişleri Bakanlığı, Bab el-Mendeb Boğazı'ndaki askeri hareketliliğin küresel deniz ticareti için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Boğaz, Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan ve Avrupa-Asya arasındaki en önemli deniz yollarından biri. Katar, tüm taraflara itidal çağrısı yaparak, çatışmanın bölge istikrarını bozabileceği uyarısında bulundu.
İnsani kriz ve uluslararası tepkiler
Yemen'de 2014'ten bu yana süren çatışmalarda 233 binden fazla kişi hayatını kaybetti. BM'ye göre, ülke nüfusunun yüzde 80'i insani yardıma muhtaç durumda. Son çatışmalar, zaten kırılgan olan sağlık ve altyapı sistemini daha da kötüleştirdi. Hudeyde limanı, ülkeye giren yardımların yüzde 70'ini karşılıyor; ancak çatışmalar nedeniyle liman zaman zaman kapanıyor.
ABD ve Avrupa ülkeleri, Suudi Arabistan'a yönelik silah satışlarını gözden geçirme çağrılarını artırdı. İngiltere, Suudi Arabistan'a silah satışını sınırlayan yeni düzenlemeleri tartışıyor. İran ise Husilere verdiği desteği sürdürüyor, ancak doğrudan müdahil olduğu iddialarını reddediyor. Rusya, BM Güvenlik Konseyi'nde acil toplantı talep etti.
Uzmanlar, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının, Yemen iç savaşını bölgesel bir vekalet savaşına dönüştürdüğünü belirtiyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten beri Husilere karşı operasyon düzenliyor. Ancak koalisyonun hava saldırıları da sivil kayıpları artırıyor ve insani krizi derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmaların tırmanması, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Bab el-Mendeb Boğazı, Türk deniz ticareti için kritik bir geçiş noktası; istikrarsızlık, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticarette aksamalara yol açabilir. Ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve İran ile dengeli ilişkiler yürütürken, Yemen'deki vekalet savaşının Kızıldeniz'e yayılması Ankara'nın bölgesel diplomasisini zorlaştırabilir. İnsani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin insani yardım rolünü öne çıkarırken, enerji fiyatlarındaki olası dalgalanmalar ekonomik baskı yaratabilir.