Yemen'deki Husi hareketi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki 'hassas hedefleri' ve Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu kentinde bulunan Suudi petrol devi Aramco'ya ait tesisleri hedef aldığını duyurdu. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı açıklamada saldırıların Suudi rejiminin 'saldırganlığına' yanıt olarak gerçekleştirildiğini ve hedeflerin başarıyla vurulduğunu iddia etti. Suudi yetkililerden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak görgü tanıkları Riyad'da patlama sesleri duyulduğunu ve gökyüzünde dumanların yükseldiğini bildirdi. Yanbu'daki Aramco tesislerinde de yangın çıktığı iddia edildi. Bu saldırılar, Yemen iç savaşında Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ile Husiler arasındaki çatışmaların son dönemde yeniden alevlenmesiyle aynı döneme denk geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Husiler, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Suudi Arabistan ise 2015'ten itibaren Yemen hükümetini desteklemek amacıyla Husilere karşı askeri müdahalede bulunuyor. Son aylarda Husiler, Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve Kızıldeniz'deki stratejik noktalara yönelik insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarını yoğunlaştırmıştı. Özellikle 2019'da Aramco'nun Abqaiq ve Khurais tesislerine yapılan saldırılar, küresel petrol arzının yüzde 5'ini etkilemiş ve petrol fiyatlarında ani yükselişe neden olmuştu. Bu son saldırı, Husilerin Suudi Arabistan'ın iç bölgelerine kadar uzanan saldırı kapasitesini koruduğunu gösteriyor. Ayrıca Husiler, son dönemde Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ın Yemen'deki müttefiklerine yönelik operasyonlarını artırmış durumda. Suudi Arabistan ise saldırıları engellemek için hava savunma sistemlerini güçlendirmeye çalışıyor; ancak Husilerin düşük maliyetli İHA ve balistik füzeleri karşısında tam bir koruma sağlayamıyor.
Uzmanlar, Husilerin bu saldırıları Suudi Arabistan'ı Yemen'deki savaşta müzakere masasına çekmek ve İran'ın bölgedeki etkisini artırmak için bir araç olarak kullandığını belirtiyor. İran, Husileri siyasi ve askeri olarak desteklemekle suçlanıyor; ancak Tahran bu iddiaları reddediyor. Son saldırılar, Birleşmiş Milletler'in Yemen'de ateşkes sağlama çabalarını da zora sokabilir. Nitekim geçtiğimiz yıl ilan edilen ateşkes büyük ölçüde uygulanamamıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri ve Aramco da küresel enerji piyasalarının en önemli aktörü. Yanbu'daki tesisler, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki en büyük petrol rafineri ve ihracat merkezlerinden biri. Bu tesislere yapılan herhangi bir saldırı, küresel petrol arzında kesintiye yol açabilir ve fiyatları yükseltebilir. Nitekim saldırı haberinin ardından Brent petrol fiyatlarında yüzde 2'lik bir artış gözlendi. Uzun vadede, bu tür saldırılar Suudi Arabistan'ın petrol altyapısının güvenliği konusunda uluslararası yatırımcıların endişelerini artırabilir.
Öte yandan, Husilerin saldırıları sadece Suudi Arabistan'ı değil, bölgedeki diğer ülkeleri de tehdit ediyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn gibi Körfez ülkeleri, kendi topraklarına yönelik olası saldırılara karşı savunma önlemlerini artırıyor. ABD ise Suudi Arabistan'a askeri destek veriyor; ancak son yıllarda Yemen savaşına doğrudan müdahil olma konusunda isteksiz. Washington, Husilerin saldırılarını engellemek için Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlıyor. Ancak Husilerin İHA ve füze yeteneklerini geliştirmesi, bölgesel güvenlik mimarisini tehdit ediyor. Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krizi de göz önünde bulundurarak siyasi çözüm çağrılarını yineliyor. BM, tarafları diyaloga davet ediyor; fakat sahada gerginlik azalmıyor.
Bu saldırılar, Orta Doğu'da vekalet savaşlarının yeniden tırmanabileceğinin işareti olarak yorumlanıyor. İran ile Suudi Arabistan arasındaki rekabet, Yemen, Suriye, Irak ve Lübnan gibi ülkelerde kendini gösteriyor. Husilerin Suudi Arabistan'ın kalbine yönelik saldırıları, İran'ın bölgesel mesajı olarak da okunabilir. Suudi Arabistan ise saldırılara karşılık verme konusunda kararlı görünüyor; ancak tam ölçekli bir savaşın bölgeyi istikrarsızlaştıracağı endişesiyle hareket ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Husilerin Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına yönelik saldırıları, Türkiye'nin Ortadoğu'daki istikrar arayışını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Enerji arz güvenliği, Türkiye'nin ekonomik çıkarları açısından kritik; Yanbu'daki Aramco tesislerine yapılan saldırılar, küresel petrol fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırabilir. Ayrıca Türkiye, Yemen'deki krize siyasi çözüm bulunması çağrısı yapıyor ve Husilerle doğrudan temas kanallarını açık tutuyor. Bölgede artan gerilim, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Türk dış politikası, Suudi Arabistan ve İran arasındaki dengeyi korumaya çalışırken, enerji güvenliğini ve bölgesel istikrarı önceliklendirmeli.