İran destekli Husiler, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen ve Suudi hava savunmasını aşarak terminal binalarını vuran ölümcül füze saldırısının ardından, yolculara Suudi Arabistan havalimanlarını kullanmama çağrısı yaptı. Cumartesi günü gerçekleşen saldırı, bu hafta Suudi başkentinin ana havalimanına yönelik üçüncü saldırı oldu. ABD Başkanı Donald Trump ise, ABD’nin Suudi Arabistan’ın Husi hedeflerine yönelik saldırılarına katılıp katılmayacağını değerlendirdiğini söyledi.
Gelişmenin Arka Planı
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı açıklamada, saldırının Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik operasyonlarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Saree, “Riyad havalimanı artık güvenli değildir. Tüm yolculara Suudi havalimanlarını kullanmamalarını tavsiye ediyoruz” dedi. Suudi yetkililer ise saldırıda can kaybı olduğunu doğruladı ancak ayrıntı vermedi. Görgü tanıkları, havalimanında panik yaşandığını ve bazı uçuşların iptal edildiğini aktardı.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015’ten bu yana Yemen’deki Husilere karşı operasyon düzenliyor. Husi saldırıları son dönemde Suudi topraklarında artış gösterdi. Bu hafta içinde Riyad havalimanına yapılan üç saldırı, husilerin hava savunma sistemlerini aşma kapasitesini göstermesi açısından dikkat çekici. Uzmanlar, saldırıların Suudi Arabistan’ın güvenlik algısını sarstığını ve bölgesel gerilimi tırmandırdığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD Başkanı Donald Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar kabul edilemez. ABD olarak Suudilere destek verip vermeyeceğimizi değerlendiriyoruz. İran’ın bu saldırılardaki rolünü de yakından takip ediyoruz” dedi. Trump’ın bu açıklaması, Washington’ın Yemen savaşına daha fazla müdahil olabileceği yorumlarına yol açtı.
BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, saldırıları kınayarak taraflara itidal çağrısında bulundu. Griffiths, “Sivil altyapıya yönelik saldırılar uluslararası hukuka aykırıdır. Yemen halkı zaten dünyanın en büyük insani kriziyle karşı karşıya” ifadelerini kullandı. Uluslararası Kızılhaç Komitesi de havalimanına yapılan saldırının sivil kayıplara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, saldırıyı “İran’ın bölgesel yıkıcı faaliyetlerinin bir kanıtı” olarak nitelendirdi ve uluslararası toplumu Husilere karşı ortak mücadeleye çağırdı. İran Dışişleri Bakanlığı ise suçlamaları reddederek, “İran Yemen’deki taraflara askeri destek vermemektedir” açıklamasını yaptı.
Petrol fiyatları, saldırının ardından hafif yükseliş gösterdi. Brent petrol varil başına 75 doların üzerine çıktı. Analistler, Suudi Arabistan’ın petrol altyapısına yönelik olası saldırıların küresel enerji piyasalarında dalgalanma yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, havayolu şirketleri Suudi Arabistan’a uçuşlarda güvenlik endişesiyle rotalarını değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Riyad havalimanına yönelik saldırılar, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından yakından takip ettiği bir gelişme. Suudi Arabistan, Türkiye’nin Körfez’deki önemli ticari ortaklarından biri; karşılıklı ticaret hacmi ve Türk müteahhitlik firmalarının bölgedeki yatırımları dikkate alındığında, Suudi Arabistan’daki güvenlik zafiyeti Türk ekonomik çıkarlarını da etkileyebilir. Ayrıca, Yemen’deki çatışmanın tırmanması, Türkiye’nin desteklediği BM öncülüğündeki barış çabalarını zora sokabilir. Türkiye, İran ve Suudi Arabistan arasında denge politikası izlerken, Husilerin sivil hedeflere saldırılarına karşı net bir duruş sergilemeli. Bölgesel gerilimin artması, Türkiye’nin enerji ithalatında çeşitlendirme ihtiyacını daha da ön plana çıkarıyor.