Yemen'deki İran destekli Husi milisleri, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı balistik füze ile vurduklarını iddia etti. Saldırıda bir uçağın ağır hasar gördüğü öne sürülürken, bazı havayolu şirketleri Riyad'a uçuşlarını geçici olarak askıya aldı. Suudi yetkililer saldırı iddiasına henüz resmi bir yanıt vermedi; ancak bu hafta başında havalimanına düzenlenen saldırılarda üç kişinin öldüğünü doğruladı.
Olayın Arka Planı ve Tarafların Açıklamaları
Husi askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı yazılı açıklamada, saldırının "Zolfiqar" tipi balistik füzeyle gerçekleştirildiğini ve hedefin Riyad Havalimanı olduğunu belirtti. Saree, füzenin isabet etmesi sonucu bir yolcu uçağının ciddi şekilde hasar gördüğünü iddia etti. Ancak Suudi Arabistan kaynakları, havalimanında büyük bir patlama yaşandığına dair herhangi bir bilgi paylaşmadı. Bağımsız kaynaklar da saldırının doğruluğunu teyit edemedi.
Suudi Arabistan, bu hafta başında havalimanına yönelik saldırılarda üç kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Yetkililer, saldırıların arkasında Husilerin olduğunu belirtmiş, ancak son iddiaya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı. Ülkenin önde gelen havayolu şirketlerinden Saudia ve flynas, Riyad'a yapılacak uçuşlarda gecikmeler yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Uluslararası havayolları da uçuşlarını geçici olarak durdurma kararı aldı.
Husiler, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise 2015'ten beri Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor. Çatışmalar, bölgede ciddi bir insani krize yol açtı. Husiler, son yıllarda Suudi Arabistan topraklarına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırmış durumda.
Saldırının Bölgesel ve Küresel Yansımaları
Riyad Havalimanı, Suudi Arabistan'ın en yoğun havalimanlarından biri ve bölgesel bir havacılık merkezi konumunda. Saldırı iddiası, Körfez'deki güvenlik endişelerini yeniden alevlendirdi. Son dönemde Husiler ile Suudi Arabistan arasında ateşkes görüşmeleri yapıldığına dair haberler gündemdeydi. Bu saldırı, barış çabalarını sekteye uğratabilir.
ABD yönetimi, saldırıyı kınayarak İran'ı Husilere destek vermekle suçladı. Tahran ise suçlamaları reddediyor. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulundu.
Uzmanlar, Husilerin balistik füze kapasitesini artırdığına dikkat çekiyor. Suudi hava savunma sistemlerinin bu tür saldırıları engellemede zaman zaman yetersiz kaldığı belirtiliyor. Saldırılar, bölgedeki petrol arz güvenliği ve deniz ticareti için de risk oluşturuyor. Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki gerilim, küresel enerji fiyatlarını etkileyebilir.
Diğer yandan, Yemen'deki iç savaşta son aylarda nispi bir sükunet hakimdi. Ancak bu saldırı, çatışmaların yeniden tırmanabileceğini gösteriyor. Suudi Arabistan'ın nasıl bir karşılık vereceği merak konusu. Riyad, geçmişte Husi hedeflerine yönelik hava operasyonları düzenlemişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suudi Arabistan ve Yemen arasındaki çatışmada denge politikası izliyor. Riyad ile ilişkiler son yıllarda normalleşme sürecinde; ancak Husilerle doğrudan bir temas yok. Saldırı, Körfez'de istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Enerji fiyatlarında olası bir artış, Türkiye'nin cari açığını derinleştirebilir. Ayrıca, Türk havayollarının Riyad uçuşlarındaki aksamalar, ticari ve beşeri ilişkileri sekteye uğratabilir. Türkiye'nin, taraflar arasında diyalog çağrısı yapması ve insani yardımlara öncülük etmesi beklenebilir.