Mısırlı gazeteciler, altı meslektaşlarının gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla bu hafta sonu Kahire'de yeni bir eylem düzenlemeyi planlıyor. Mısır'ın önde gelen bağımsız haber sitelerinden Matsadaash'ın çalışanları, gözaltına alınan altı gazetecinin işkence gördüğünü ve zorla itirafa zorlandıklarını iddia ediyor. Tutuklanan gazeteciler, Müslüman Kardeşler örgütü adına çalışmak suçlamasıyla gözaltına alındı. Olay, Mısır'da basın özgürlüğü konusundaki endişeleri yeniden alevlendirdi.
Gözaltıların Arka Planı ve İddialar
Matsadaash ekibinden yapılan açıklamaya göre, gözaltına alınan altı gazeteci, güvenlik güçleri tarafından sorgulandıkları sırada fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kaldı. Gazetecilerin avukatları, müvekkillerinin zorla itiraf ettirilmeye çalışıldığını ve dosyalarında usulsüzlükler bulunduğunu belirtiyor. Mısırlı yetkililer ise gözaltıların yasal çerçevede gerçekleştiğini savunuyor ve Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğu iddia edilen kişilere yönelik soruşturmanın sürdüğünü ifade ediyor.
Gözaltına alınan gazetecilerin isimleri henüz kamuoyuyla paylaşılmadı, ancak Matsadaash, tamamının deneyimli muhabirler ve editörler olduğunu belirtti. Örgüt, tutuklamaların ardından yaptığı açıklamada, "Bu gözaltılar, Mısır'da bağımsız gazeteciliğin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor" ifadelerine yer verdi.
Mısır'da son yıllarda basın özgürlüğü alanında ciddi gerilemeler yaşandığı uluslararası kuruluşlar tarafından sıkça dile getiriliyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Mısır, 180 ülke arasında 166. sırada yer aldı. Özellikle Müslüman Kardeşler'e yönelik suçlamalar, 2013'teki askeri darbenin ardından muhalif gazetecileri hedef almak için sıkça kullanılan bir gerekçe haline geldi.
Protesto Planları ve Hükümetin Tutumu
Matsadaash çalışanları ve destekçileri, cumartesi günü Kahire'nin merkezinde bir araya gelerek gözaltındaki meslektaşlarının serbest bırakılması için eylem yapmayı planlıyor. Eylemin, Mısır Gazeteciler Sendikası önünde başlaması ve ardından basın özgürlüğüne dikkat çekmek için sembolik bir yürüyüşle devam etmesi bekleniyor. Ancak Mısır'da 2013'ten bu yana olağanüstü hal yasaları ve protesto yasakları nedeniyle sokak eylemleri büyük ölçüde engelleniyor. Daha önce benzer gösteriler polis müdahalesiyle dağıtılmış, çok sayıda gazeteci gözaltına alınmıştı.
Mısırlı yetkililer henüz protesto çağrısına ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Ancak güvenlik kaynakları, olası bir eyleme izin verilmeyeceğini ve katılımcılara karşı yasal işlem başlatılabileceğini belirtiyor. Gazeteciler Sendikası ise hükümete çağrıda bulunarak gözaltıların derhal sonlandırılmasını ve basın mensuplarının yargı önüne çıkarılmasını talep ediyor.
Uluslararası basın kuruluşları da gelişmeyi yakından takip ediyor. Amnesty International ve Human Rights Watch, Mısır hükümetine gözaltındaki gazetecilerin durumunun şeffaf bir şekilde incelenmesi çağrısı yaptı. Avrupa Birliği Delegasyonu ise yaptığı yazılı açıklamada, "Mısır'da ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün korunması, AB ile ilişkilerin temel taşlarından biridir" ifadelerini kullandı.
Mısır'da Basın Özgürlüğünün Genel Durumu
Mısır, 2013'teki darbe sonrasında basın üzerindeki baskısını artırarak bağımsız medya kuruluşlarının çoğunu kapatmış veya kontrol altına almıştı. Müslüman Kardeşler'in terör örgütü ilan edilmesiyle birlikte, örgütle bağlantılı olduğu düşünülen gazeteciler sistematik olarak tutuklanmaya başlandı. Bu süreçte yüzlerce gazeteci hapse atıldı, bir kısmı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Son yıllarda bazı tutuklu gazeteciler serbest bırakılsa da, yeni gözaltılar basın özgürlüğü konusundaki endişelerin sürdüğünü gösteriyor. Mısır hükümeti, gazetecilik faaliyetlerinin yasal sınırlar içinde olduğu sürece serbest olduğunu savunsa da, uygulamada muhalif görüşleri dile getirenlerin hedef alındığına dair sayısız örnek bulunuyor. Matsadaash gibi bağımsız haber siteleri, darbe sonrası dönemde ayakta kalmayı başaran ender platformlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Mısır'daki bu son tutuklamalar, ülkenin uluslararası itibarını da olumsuz etkiliyor. Özellikle Batılı ülkelerle yürütülen insan hakları diyaloglarında Mısır'a yönelik eleştiriler artıyor. Ancak jeopolitik konumu ve bölgesel istikrar açısından taşıdığı önem nedeniyle, birçok ülke Mısır'a yönelik yaptırım uygulamaktan kaçınıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır'daki basın özgürlüğü ihlalleri, Türkiye'nin bölgesel insan hakları politikası açısından yakından takip ettiği bir konu. Ankara, geçmişte Müslüman Kardeşler'e verdiği destek nedeniyle Kahire ile ilişkilerinde inişli çıkışlı bir dönem yaşadı. Ancak son yıllarda Türkiye-Mısır ilişkilerinde normalleşme süreci kapsamında karşılıklı ziyaretler ve ekonomik işbirliği adımları atılıyor. Bu tür basın özgürlüğü ihlalleri, Türkiye'nin Mısır'a yönelik eleştirel tutumunu sürdürmesine neden olabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik denkleminde Mısır'ın önemli bir aktör olması, Türkiye'nin bu ülkedeki iç gelişmeleri dikkatle izlemesini gerektiriyor. Türk gazeteciler ve medya kuruluşları da benzer baskılarla karşılaşabildiği için, bu olay uluslararası basın özgürlüğü dayanışması açısından da önem taşıyor.