Yemen'in güneybatısında Husiler, Çarşamba günü yavaş ancak kararlı bir ilerleme kaydederek stratejik Taiz kentine yaklaştı. Husi güçleri, Aden Havalimanı'na füze ve patlayıcı maddelerle saldırı düzenledi. Saldırı, Mısır'ın başkenti Kahire'den gelen bir uçağın havalimanına iniş yapmasından kısa süre önce gerçekleşti. Olayda can kaybı veya maddi hasara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Gelişmenin Arka Planı: Yemen İç Savaşı'nda Yeni Evre
Yemen'de yıllardır süren iç savaş, Husi hareketinin 2014 yılında başkent Sana'a'yı ele geçirmesiyle yeni bir boyut kazanmıştı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor. Ancak son aylarda Husi güçleri, kuzeydeki kalelerinden güneye doğru genişleme çabası içinde. Taiz, ülkenin üçüncü büyük şehri ve stratejik bir geçiş noktası. Husi ilerleyişi, hem Yemen hükümeti hem de koalisyon güçleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Aden Havalimanı'na yapılan saldırı, Husilerin balistik füze ve insansız hava araçları (İHA) kapasitesini hâlâ koruduğunu gösteriyor. Havalimanı, Yemen hükümetinin ve uluslararası yardım kuruluşlarının kritik ikmal hattı. Saldırının zamanlaması, Kahire'den gelen uçuşun iniş anına denk getirilmesi, Husilerin istihbarat ve hedefleme kabiliyetine işaret ediyor. Mısır, Yemen krizinde Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun bir parçası ve Aden'e düzenli uçuşlar gerçekleştiriyor. Saldırı, bölgesel aktörlere yönelik bir mesaj niteliğinde.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Vekalet Savaşları ve Deniz Güvenliği
Yemen'deki çatışma, İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının en görünür cephelerinden biri. Husiler, İran tarafından destekleniyor ve son yıllarda Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarıyla küresel deniz ticaretini tehdit ediyor. Aden'e yapılan saldırı, Kızıldeniz ve Bab-el Mendeb Boğazı'ndaki güvenlik endişelerini artırabilir. ABD ve Birleşik Krallık, Husilerin deniz saldırılarına karşı koalisyon güçlerine destek veriyor. Öte yandan, Yemen'deki insani kriz her geçen gün derinleşiyor; milyonlarca insan yardıma muhtaç durumda. Aden Havalimanı'na yapılan saldırı, insani yardım uçuşlarını da sekteye uğratabilir.
Uluslararası toplum, Yemen'de kalıcı bir ateşkes için çaba sarf ediyor ancak taraflar arasındaki güven bunalımı ve dış müdahaleler süreci zorlaştırıyor. Husi ilerleyişi, Birleşmiş Milletler'in Yemen özel temsilcisinin çözüm arayışlarını da akamete uğratabilir. Bölgede tansiyonun düşmesi için öncelikle Husilerin askeri faaliyetlerinin durdurulması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde tarafsız bir tutum izlemeye çalışsa da, bölgesel istikrarsızlık doğrudan Türk dış politikasını ve ekonomisini etkiliyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, Türkiye'nin Afrika ve Asya ile ticaret yollarını tehdit ediyor. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, Suudi Arabistan ve BAE gibi bölgesel rakiplerle ilişkileri de etkiliyor. Türkiye, insani yardım koridorlarının açık tutulması ve siyasi çözüm için diplomatik çaba harcamalı. Husilerin Aden'e saldırısı, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir.