Yemen'deki Husiler, ABD'nin Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon saldırılarını desteklemesi durumunda ABD çıkarlarını hedef alacaklarını duyurdu. Husilere bağlı askeri danışman Abdulvahap el-Mahbashi, yaptığı açıklamada, "ABD, Suudi saldırılarına destek verirse, biz de ABD'nin bölgedeki çıkarlarını vururuz" dedi. Husiler ayrıca İran'dan doğrudan emir almadıklarını, ancak "tek bir ittifak ve tek bir beden" olduklarını belirtti.
Olayın Arka Planı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, başkent Sanaa dahil ülkenin büyük bölümünü kontrol ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, 2015'ten itibaren Husilere karşı operasyonlar düzenliyor. ABD, koalisyona lojistik destek, istihbarat paylaşımı ve silah satışı yoluyla yardım ediyor. Ancak ABD, doğrudan savaşan taraf olmadığını savunuyor.
Husilerin bu açıklaması, ABD'nin Yemen politikasında olası bir değişiklik sinyali olarak yorumlanıyor. Son dönemde ABD yönetimi, Suudi Arabistan'a yönelik silah satışlarını gözden geçireceğini açıklamıştı. Husiler, bu tür bir desteğin devamı halinde misilleme yapacakları tehdidinde bulunuyor.
Uzmanlar, Husilerin İran ile bağlantısını sorguluyor. Husiler, İran'dan silah ve finansal destek aldıklarını kabul etmekle birlikte, kararlarını bağımsız aldıklarını iddia ediyor. El-Mahbashi, "İran bize emir vermiyor. Biz kendi kararlarımızı kendimiz alıyoruz. Ancak İran ile aynı saftayız" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen iç savaşı, bölgesel bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Husilere karşı koalisyonu desteklerken, İran Husileri destekliyor. ABD ise Suudi Arabistan'ın en büyük silah tedarikçisi konumunda. Bu durum, ABD'nin Yemen'deki savaşa dolaylı müdahalesi olarak görülüyor.
Husilerin ABD hedeflerini vurma tehdidi, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki güvenlik risklerini artırabilir. Daha önce Husiler, Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine ve uluslararası gemilere saldırılar düzenlemişti. ABD'nin bölgedeki askeri üsleri ve gemileri potansiyel hedef haline gelebilir.
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krize dikkat çekiyor. BM'ye göre, savaşta on binlerce sivil hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi açlık tehlikesiyle karşı karşıya. ABD'nin rolü, bu krizin derinleşmesinde eleştiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde tarafsız bir tutum izlemeye çalışsa da, bölgesel istikrarsızlık Türkiye'nin güvenliğini ve ekonomisini etkiliyor. Kızıldeniz ve Bab-el-Mendeb Boğazı, Türkiye'nin Asya ile ticaretinde kritik bir güzergah. Husilerin ABD hedeflerine saldırıları, bu rotada güvenlik riskini artırabilir ve deniz ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım çabalarını zorlaştırıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve İran arasındaki dengeyi koruyarak, Yemen'de siyasi çözüm için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Ancak ABD ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu da etkileyebilir.