Husi kontrolündeki televizyon kanalı, Yemen'in Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Mocha Uluslararası Havaalanı'nın insansız hava aracıyla çekilmiş görüntülerini yayınladı. Görüntülerde havaalanının tamamen boş ve terk edilmiş olduğu, pistlerin ve terminal binalarının harabeye döndüğü görülüyor. Mocha Havaalanı, Yemen'deki iç savaşın başlangıcından bu yana faaliyet göstermiyor ve bölgesel güç mücadelesinin sembolü haline gelmiş durumda.
Mocha Havaalanı'nın stratejik önemi ve mevcut durumu
Mocha Uluslararası Havaalanı, Yemen'in batı kıyısında, Kızıldeniz'e yakın bir konumda yer alıyor. Bir zamanlar ülkenin önemli ticaret ve ulaşım merkezlerinden biri olan havaalanı, 2015 yılında Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun Husi isyancılarına karşı başlattığı askeri müdahale sırasında büyük ölçüde hasar gördü. O tarihten bu yana havaalanı kapalı ve bakımsız kaldı. Husi yanlısı televizyonun yayınladığı görüntüler, tesisin ne kadar kötü durumda olduğunu gözler önüne seriyor: Pistte çatlaklar ve çukurlar oluşmuş, terminal binasının çatısı çökmüş, çevre duvarları yıkılmış ve uçak park alanları kumla kaplanmış durumda.
Havaalanı, Yemen'in stratejik açıdan kritik olan Batı kıyısındaki Mocha limanına yakınlığı nedeniyle ayrıca önem taşıyor. Mocha limanı, hem insani yardım hem de askeri sevkiyat için bir geçiş noktası olarak kullanılıyor. Ancak havaalanının atıl durumda olması, bölgeye yapılan yardımların ve ticari faaliyetlerin deniz yoluyla sınırlı kalmasına neden oluyor. Husi yetkilileri, görüntülerle havaalanının mevcut durumunu belgeleyerek, koalisyon güçlerinin sivil altyapıyı hedef aldığını savunuyor. Suudi Arabistan ve müttefikleri ise havaalanının Husi militanları tarafından askeri amaçlarla kullanılabileceği endişesiyle hava sahasını kapalı tutuyor.
Yemen'de iç savaş 2014'ten bu yana devam ediyor. İran destekli Husi hareketi, başkent Sanaa'yı ve ülkenin kuzeyinin büyük bölümünü kontrol ederken, uluslararası kabul görmüş hükümet Aden'de bulunuyor. Mocha Havaalanı, 2017 yılında Suudi Arabistan Birleşik Arap Emirlikleri destekli güçlerin eline geçmişti, ancak Husiler 2018'de bölgeyi geri aldı. O günden bu yana havaalanı fiilen kullanılamaz durumda. Birleşmiş Milletler, havaalanının yeniden açılmasının insani yardım koridorlarının genişletilmesi için kritik olduğunu belirtiyor, ancak taraflar arasındaki güvensizlik nedeniyle bu yönde bir adım atılamadı.
Bölgesel ve küresel boyut: Kızıldeniz'deki güç dengeleri
Mocha Havaalanı'nın görüntüleri, Yemen'deki savaşın sembolik bir yansıması olarak öne çıkıyor. Husi medyasının bu tür görüntüleri yayınlaması, genellikle iki amaca hizmet ediyor: Bir yandan koalisyon güçlerinin yıkımını belgeleyerek uluslararası kamuoyunu etkilemeye çalışıyor, diğer yandan kendi kontrolündeki bölgelerde meşruiyetini pekiştirmeyi hedefliyor. Kızıldeniz, son yıllarda jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı bir bölge haline geldi. Husi saldırıları, Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik tehditler ve ABD ile İngiltere'nin Husi hedeflerine düzenlediği operasyonlar, bölgedeki istikrarsızlığı artırıyor.
Mocha Havaalanı'nın bulunduğu bölge, aynı zamanda Suudi Arabistan'ın güney sınırına yakın. Suudi Arabistan, Hudeyde limanı ve çevresindeki Husi varlığını kendi güvenliği için tehdit olarak görüyor. Havaalanının yeniden faaliyete geçmesi, Suudi Arabistan için askeri bir risk oluşturabilir. Bu nedenle Riyad yönetimi, havaalanının açılmasına sıcak bakmıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, Yemen'deki insani krizin hafifletilmesi için Mocha gibi havaalanlarının kritik olduğunu vurguluyor. Ancak siyasi ve askeri gerilimler, bu tür altyapıların yeniden inşasını engelliyor.
Havaalanının terk edilmiş görüntüleri, Yemen'deki savaşın sadece insani değil, aynı zamanda kalkınma açısından da ne kadar yıkıcı olduğunu gözler önüne seriyor. Ülkenin ekonomik olarak toparlanması için ulaşım ağlarının yeniden tesisi şart, ancak mevcut koşullarda bu kısa vadede mümkün görünmüyor. Mocha Havaalanı'nın yeniden açılması, ancak kapsamlı bir ateşkes ve siyasi çözüm süreciyle mümkün olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mocha Havaalanı'nın durumu, Türkiye'nin Yemen politikası ve bölgesel çıkarları açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, Kızıldeniz'deki istikrarsızlık Türkiye'nin deniz ticaret yollarının güvenliğini ilgilendiriyor. Türkiye, Yemen'deki krize insani boyutta yaklaşarak siyasi çözüm çağrısı yapıyor. Havaalanının kapalı kalması, bölgedeki insani yardımların ulaştırılmasını zorlaştırıyor ve Türkiye'nin insani yardım faaliyetlerini sınırlayabiliyor. Ayrıca, Kızıldeniz'deki Husi saldırıları, Türk gemilerinin güvenliğini tehdit ederek ticari maliyetleri artırabilir. Türkiye'nin Suudi Arabistan ve BAE ile artan iş birliği, Yemen'deki dengeleri etkileyebilir, ancak Ankara'nın önceliği bölgesel istikrar ve deniz yollarının açık kalmasıdır.