Yemen'de İran'ın desteklediği Husilerin düzenlediği saldırılar, bu ay Riyad semalarını neredeyse tamamen boşalttı. Pazartesi günü açıklanan havacılık verilerine göre, Suudi başkentinde planlanan uçuşların her 10 uçuşundan neredeyse dokuzu iptal edildi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre, Husilerin artan füze ve insansız hava aracı saldırıları, Suudi Arabistan'ın en büyük havalimanlarından biri olan Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nda tarifeli seferlerin büyük ölçüde durmasına yol açtı. Bu durum, bölgesel çatışmanın sivil havacılık üzerindeki doğrudan etkisini gözler önüne seriyor.
Husi saldırılarının arka planı ve havacılık üzerindeki etkisi
Yemen'de 2014'ten bu yana devam eden iç savaşta Husiler, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine karşı uzun süredir füze ve İHA saldırıları düzenliyor. Son dönemde bu saldırıların yoğunluğu arttı ve Suudi topraklarının derinliklerine ulaşmaya başladı. Riyad'a yönelik saldırılar, özellikle Ekim ayında belirgin şekilde arttı. Havacılık verileri, Ekim ayının başından bu yana Riyad'dan planlanan uçuşların yaklaşık yüzde 90'ının iptal edildiğini veya ertelendiğini gösteriyor. Bu oran, normal dönemlerde yüzde 10'un altında seyreden iptal oranlarına kıyasla çarpıcı bir artışa işaret ediyor.
Saldırılar sadece Riyad'ı değil, Cidde ve Dammam gibi diğer önemli şehirleri de etkiledi. Ancak en büyük darbe, Suudi Arabistan'ın siyasi ve ekonomik merkezi olan Riyad'a indi. Havayolu şirketleri, yolcu güvenliğini gerekçe göstererek uçuşlarını askıya alırken, birçok uluslararası havayolu da Suudi hava sahasını kullanmaktan kaçınıyor. Bu durum, bölgesel hava trafiğinde ciddi aksamalara ve alternatif güzergahlar üzerinde yoğunluğa neden oldu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Husi saldırılarının havacılık üzerindeki etkisi, sadece Suudi Arabistan ile sınırlı değil. Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki ticari gemi trafiği de yoğun şekilde etkileniyor. Husilerin deniz saldırıları, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açarken, hava kargo taşımacılığı da Suudi hava sahasındaki kısıtlamalardan olumsuz etkileniyor. Uzmanlar, bu durumun enerji fiyatlarını ve küresel ticareti olumsuz yönde baskılayabileceği uyarısında bulunuyor.
Uluslararası toplum, Husilerin saldırılarını kınarken, Birleşmiş Milletler ve ABD, Yemen'deki çatışmanın sona erdirilmesi için çaba harcıyor. Ancak Husilerin İran ile bağlantılı yapısı ve bölgesel vekalet savaşları, çözümü zorlaştırıyor. Suudi Arabistan, saldırılara karşı hava savunma sistemlerini güçlendirse de, Husilerin elindeki gelişmiş İHA ve füzeler, Riyad yönetimi için ciddi bir güvenlik sorunu oluşturuyor.
Havacılık sektörü açısından bakıldığında, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu kapsamında havacılık ve turizm sektörüne yaptığı yatırımlar, bu tür saldırılarla sekteye uğrayabilir. Ülke, 2030 yılına kadar 100 milyon turist çekmeyi hedefliyor ancak güvenlik endişeleri bu hedefi riske atıyor. Uluslararası havayolları, Suudi Arabistan'a uçuşlarda temkinli davranmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Husi saldırılarının Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı olsa da, bölgesel istikrarsızlık Türk dış politikası ve ekonomisi için önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Suudi Arabistan ile son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Havacılık sektörü, Türk şirketleri için önemli bir pazar; Suudi hava sahasındaki aksamalar, Türk Hava Yolları'nın bölgesel uçuşlarını ve transit geçişlerini etkileyebilir. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki olası dalgalanmalar, Türkiye'nin enerji ithalatını olumsuz etkileyebilir. Bölgesel gerilimin tırmanması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırırken, Yemen'deki krizin çözümü için daha fazla diplomatik çaba sarf etmesini gerektirebilir.