Hürmüz Boğazı'nda artan saldırı riski ve Meksika Körfezi'ndeki kasırga tehdidi, küresel petrol piyasalarında arz güvenliğini yeniden gündeme taşıdı. Ticaret verisi firması Kpler'ın politika ve jeopolitik risk direktörü Michelle Brouhard, Ortadoğu'dan petrol sevkiyatındaki risklerin navlun ücretlerini geçen yılın aynı dönemine göre 100 kat artırdığını belirterek, ham petrol fiyatlarının yüksek seyretmeye devam edeceğini söyledi. Brouhard, ayrıca Hürmüz kaynaklı kesintilerin piyasa üzerindeki etkisini değerlendirdi.
Hürmüz'de Tırmanan Gerilim ve Navlun Maliyetleri
Dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, son aylarda artan saldırılar ve askeri gerilimle sarsılıyor. İran ile Batı arasındaki gerginlik, bölgedeki tanker trafiğini doğrudan etkiliyor. Kpler'dan Michelle Brouhard, "Hürmüz'den petrol çıkarma riski arttığı için navlun oranları geçen yılın bu zamanına kıyasla 100 kat yükseldi" dedi. Bu durum, ham petrol fiyatlarının yüksek seyrini korumasına neden oluyor. Brouhard, özellikle sigorta primlerindeki fahiş artışlara ve gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kalmasına dikkat çekti.
Navlun ücretlerindeki bu olağanüstü artış, küresel enerji ticaretinin maliyet yapısını bozmuş durumda. Petrol ithalatçısı ülkeler için taşıma maliyetleri doğrudan pompa fiyatlarına yansırken, rafineri marjları da baskı altına giriyor. Uzmanlar, Hürmüz'deki riskin uzun sürmesi halinde alternatif güzergahların (örneğin Basra Körfezi'nden çıkışta Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattı) daha fazla kullanılacağını, ancak bunun da kapasite sınırları olduğunu belirtiyor.
Kasırga Sezonu ve ABD Üretimi Üzerindeki Baskı
Öte yandan Atlantik kasırga sezonunun yoğunlaşması, ABD'nin Meksika Körfezi'ndeki petrol ve doğalgaz üretim tesislerini tehdit ediyor. NOAA, bu yılki sezonun ortalamanın üzerinde aktif geçeceğini öngörüyor. Kasırgalar nedeniyle platformların tahliye edilmesi ve sondaj durdurulması, arzda ani kesintilere yol açabilir. Brouhard, Hürmüz kaynaklı arz riski ile kasırga kaynaklı üretim kayıplarının aynı anda yaşanmasının fiyatları daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulundu.
Petrol piyasası analistleri, OPEC+ ülkelerinin üretim politikalarının da belirsizliğini koruduğunu hatırlatıyor. Suudi Arabistan ve Rusya'nın gönüllü kesintileri sürerken, İran'ın yaptırımlar altında üretimini artırma çabaları Batı ile yeni gerilimlere yol açabilir. Kpler verilerine göre, küresel petrol stokları son beş yılın ortalamasının altında seyrediyor ve bu da fiyatları kırılgan hale getiriyor.
Piyasa Etkileri ve Gelecek Öngörüleri
Brent ham petrolü, Hürmüz'deki son saldırıların ardından varil başına 90 doların üzerine çıkarak yıl içi zirvesini test etti. Batı Teksas Intermediate (WTI) ise 85 dolar bandında işlem görüyor. Brouhard, "Yüksek ham petrol fiyatlarının devam edeceğini düşünüyoruz çünkü arz tarafındaki riskler azalmış değil" ifadelerini kullandı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da aylık raporunda, arz kesintisi risklerine dikkat çekerek ülkeleri stratejik rezervlerini gözden geçirmeye çağırdı. Önümüzdeki dönemde Hürmüz'deki gelişmeler ve kasırga aktivitesi, petrol fiyatlarının ana belirleyicisi olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz kaynaklı fiyat dalgalanmalarına karşı son derece kırılgan. Ham petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, cari açığı yaklaşık 4-5 milyar dolar artırıyor ve enflasyon üzerinden hane halkını doğrudan etkiliyor. Navlun maliyetlerindeki 100 katlık artış, Türkiye'nin ithalat faturasını daha da şişirecek. Ayrıca İran ile ticari ilişkileri olan Türkiye, Hürmüz'deki gerilimin tırmanması halinde sınır güvenliği ve enerji arzında ciddi sorunlarla karşılaşabilir. Bu nedenle Ankara'nın enerji diplomasisini güçlendirmesi ve alternatif kaynak arayışlarını hızlandırması kritik önem taşıyor.