ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'nın Tayland'ın başkenti Bangkok'ta düzenlenecek yıllık toplantılarına katılmayacak. Hazine Bakanlığı yetkilileri, Bessent'in yokluğunun 'iç meseleler' kaynaklı olduğunu belirtti. Karar, küresel ekonomi yönetiminin kritik bir dönemecinde Washington'ın sesini duyuracak en üst düzey isminin devre dışı kalması anlamına geliyor.
Gelişmenin Arka Planı
IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantıları, her yıl sonbaharda üye ülkelerin maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarını bir araya getiriyor. Bu yıl Bangkok'ta yapılacak toplantılar, küresel enflasyonla mücadele, borç krizi riski taşıyan ülkeler için olası yeniden yapılandırma paketleri ve iklim finansmanı gibi başlıklarda önemli kararlara sahne olabilir. ABD Hazine Bakanı'nın bu platformda yer almaması, özellikle gelişmekte olan ülkelerin Washington'dan beklediği mesajların gecikmesine yol açabilir.
Bessent'in göreve gelişinden bu yana ilk kez büyük bir uluslararası zirveyi kaçırması, ABD'nin ekonomik diplomasisinde bir boşluk yaratabilir. Hazine Bakanlığı, kararın ardında herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığını, tamamen 'yurt içi angajmanlar' olduğunu vurguladı. Ancak zamanlama, ABD'nin borç tavanı tartışmaları ve iç siyasi takvimiyle çakışıyor. Uzmanlar, bu tür toplantılarda ABD'nin temsil edilmemesinin, Çin ve diğer büyük ekonomilerin etkisini artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
IMF toplantıları, sadece ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik bir mücadele alanı. ABD'nin yokluğunda, özellikle Asya-Pasifik ülkeleriyle yapılacak ikili görüşmelerde ve borç erteleme müzakerelerinde dengeler değişebilir. Son dönemde Çin, kuşak-yol projeleri ve alternatif finans kurumlarıyla bölgedeki ağırlığını artırıyor. Bessent'in katılmaması, Pekin'in bu toplantıda daha görünür olmasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca, Uluslararası Para Fonu'nun borçlu ülkelere yönelik koşullu kredi programlarında ABD'nin pozisyonu, diğer üyeler tarafından daha rahat sorgulanabilir.
Diğer yandan, Avrupa Birliği ve Japonya gibi aktörler, küresel asgari kurumlar vergisi ve dijital hizmet vergisi gibi konularda ABD'nin desteğini arıyordu. Bessent'in yokluğu, bu müzakerelerde ilerleme kaydedilmesini zorlaştırabilir. Toplantılar sırasında açıklanması beklenen Dünya Ekonomik Görünümü raporu ve küresel finansal istikrar değerlendirmesi, yatırımcılar için kritik önem taşıyor. ABD'nin üst düzey temsilci göndermemesi, piyasalarda 'Washington ne düşünüyor?' sorusunu gündeme getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, IMF ile stand-by anlaşması olmayan ancak Dünya Bankası ve diğer uluslararası finans kuruluşlarıyla yakın ilişkiler yürüten bir ülke. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Bangkok'ta ABD mevkidaşıyla görüşmesi bekleniyordu. Bessent'in katılmaması, Türkiye'nin ABD ile ekonomik diyalog kanallarını bir süre daha bekletmesi anlamına geliyor. Özellikle doğrudan yatırım, savunma sanayi iş birliği ve İklim Finansmanı gibi başlıklarda ABD'nin tutumu belirsiz kalabilir. Ayrıca, küresel borç yeniden yapılandırma tartışmalarında Türkiye'nin pozisyonu, ABD'nin sessizliğinden olumsuz etkilenebilir. Orta Vadeli Program hedefleri açısından dış finansman imkânları kritikken, bu tür zirvelerde ABD'nin yer almaması, Türkiye'nin manevra alanını daraltabilir.